"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Ebeveyn olmak için belli kriterler aranmalı mı?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Dünya
Mesajlar: 86
| Yer : Şehir merkezinde bir algeçit Zaman :Bu sabah Kahramanlar ; Kt: kabaktatlı, A : Anne olduğunu düşünen bir hanım Kbkç: Küçük bir kız çocuğu. Altçeçitten merdivenleri kullanarak iniyorum,hemen önümde bir hanım süslenmiş püslenmiş,belliki ev gezmesine gidiliyor,ortalama 25,26 yaşlarında,küçük bir kızı var yanında onun elinden tutmuş,acele acele hareket ediyor.Elbette küçük kızı(3-4 yaşlarında)annesinin hızına yetişemiyor ve düşüyor,basıyor çığlığı.Annesinin ilk tepkisi kızına tokat atmak olur ve olaylar gelişir. Kt Küçük kıza bir hamle yapar) Birşey oldu mu acaba? der ve kızın yırtılan çorabına bakar kanayan bir yeri var mı diye.A:Bıktım senden,sana dikkat et demedim mi,şimdi rezil olacağım,nerden bulacağız yeni bir çorap,Allah kahretsin vs.vs.vs. Kbkç:Ama annecim der ve ağlamaya devam eder. Kt:Hanımefendi ayıp değil mi?Kızınızın belliki canı yandı,sonra öyle tokat atmak yakışıyormu?Kızınızın bu tokata değil şevkata ihtiyacı var,yazık değil mi?Hem kızınızın sizin hızına yetişmeside mümkün değil zaten,biraz mantıklı olun lütfen. A:Sen mi doğurdun bana akıl veriyorsun?Sen kendini ne zannediyorsun,senden mi öğreneceğim ben çocuk terbiyesini?(Öfkeden çıldırmak üzeredir ve hırsını yine çocuktan çıkartır bir tokat daha atarak) Kt:Bakın şimdi beni de deli ettiniz,hemen bir polis çağırır sizi şikayet ederim,lütfen kendinize gelin der ve şaşkın şaşkın ne yapacağını düşünür,olay yerini terketse olmaz,etrafına bakar,herkes gayet umursamaz tavırlarla sadece izlemektedir olayı,sinirden yüzü kızarmış,hızlı düşünmekten yorulmuş,çocuğa bakmaktadır şimdi. A:Aaaaaa çattık be,der ve kızını kucaklayıp olay yerini hızlı bir şekilde terkeder. Sanırım bende kanıksama olgusu mevcut değil,sabah yaşadığım bu olayın etkisinden hala kurtulamadım,hep aklıma o küçük kızın ağlayan surat ifadesi düşüyor.İnsanları ebeveyn olmadan önce bir kursa tabi tutmak gibi bir fikrim gittikçe belirginleşiyor,siz ne dersiniz?Ebeveyn olmanın kriterlerini insanlar neden unutuyorlar,ya da ebeveyn olmak bu kadar basit mi? Sevgiler. Hamiş:Olayın etkisinden kurtulamadığım için kapsamlı fikrimi yazamadım,dilerim anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,240
| Ebeveyn olmak, çocuk büyütmek ve yetiştirmek kolay değil. Bunu yapmak için sabır, özen, dikkat ve kuvvet gerek. Belli başlı psikolojik veya psikiyatrik sıkıntıları olan insanların çocuk sahibi olmalarını tasvip etmiyorlar doktorlar. Bunun dışında bu sorumluluğu kaldıramayacak kişilerin de bu işe yeltenmemeleri gerekir diye düşünüyorum. Çocuğunun dünyasına inemeyen, onun dilinden konuşamayan, onu anlayamayan bir ebeveyni çocuğu da dinlemez, anlamaz. Oluşan kopukluklar artarsa çocuğun gelişiminde de büyük yaralar meydana gelir. Psiko-analitikçiler gibi "çocukluğa" inilir ilerde sorunlar çıktıkça. Yara oradadır çünkü. Yeterli sevgiyi görmemiş, dinlenmemiş, güvenilmemiş, adam yerine konmamış çocuklar bazen sevgi, bazen ilgi, bazen güven ihtiyacı içerisinde farklı yollara yönelirler. Yeterli birikim ve eğitim olmayınca; temel eksikliklerle dolu olunca çıkılan katlarda da estetik ve doğruluk azalmaya başlar. Bazılarına hiç konmaz belki de. Bu anlattığınız olay gibi birçok olay görebiliriz çevremizde. Çocuk gelişimi ve psikolojisiyle ilgilenmemiş, bunlardan bihaber olan bir sürü ebeveyn var. Çocuğunun belirli ihtiyaçlarını yaş dönemlerine göre analiz etmek, biraz olsun belli başlı dönemler hakkında bilgi sahibi olmak çok önemli. Sadece çocuğa iyi bir anne-baba olmak için değil. Aynı zamanda çocukta meydana gelebilecek herhangi bir türde gelişim ve davranış bozukluğunu fark edebilmek ve zamanında müdahale edebilmek için de bilinçli ebeveynler olmak gerekiyor. Erken teşhis başarılı tedaviy getirir. Artık "doğurayım, nasıl olsa büyür" gibi söylemler cehaleti aksettiriyor. Bilgi ve bilinç bu konuda belki de herşeyden fazla önem arz ediyor. Kolay değil, bir "yaşam"ın temeli atılıyor çocukla... Saygılarımla __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 175
| çocuk yetiştirmek dünyanın en kıymetli madenini işlemekten daha zordur, ama nekadar özen gösterilirse gösterilsin bir yerler hep eksik kalıyor, annemin yetiştirme tarzını hep beğenmişimdir ama bazen geriye bakıp anneme kızdığım zamanlar olmuyor değil. SAbırlı geniş düşünen ve örnek olduğunu düşünerek hayatını herzaman doğru yaşamak düşüncesi ile hareket eden insanlar olmalı ebeveynler. __________________
ILIK VE SAKİN OLMALI TIPKI MEVLANA GİBİ... |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 663
| Anne babalar çocuklarını hep kendi malları gibi görüyorlar. Kimsenin karışmasını istemiyorlar. Oysa o çocukları topluma yetiştiriyorlar. Sokak ortasında dövülen bir çocuğun annesine ya da babasına tepki gösterilmesi gerekir. Ve kimsenin de buna "sana ne kardeşim!" diyememesi gerekir. Çünkü o çocuk doğuranın ya da dölleyenin malı değildir. O çocuk bir birey olacaktır. Ve o birey bu toplumu oluşturacaktır. -Sanane kardeşim sen mi doğurdun? Ne demek bu ya? Doğurmadım ama senden daha çok acıyorum ona. Senin utanman gerekiyor bir anne olarak bir yabancıdan daha az kıymet verdiğin için yavruna. Benim değil. Aynı mantık karısını döven adamda da ortaya çıkıyor. -Sanane kardeşim benim karım ister döverim ister severim! Hadi ya! Çarşıdan aldığı oyuncak bebekten bahsediyor sanki. İster kırarım ister oynarım. Yok öyle şey! Yanındaki bir can taşıyor. O da senin gibi bir insan (gerçi senin ne kadar insan olduğun şüpheli ya!) Hep bir "mal" mantığı. Karım malımdır, çocuğum malımdır. İstediğim gibi davranırım. Yok öyle şey! __________________
"Cümleler doğrudur sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz sen eğri isen" |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Dünya
Mesajlar: 86
| Arkadaşlar; Teşekkür ederim katkılarınız için.Peki yok mu bu işin bir çözümü acaba?İşi yine devlet otoritesine veya hukuka dayandırmadan bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok mu dersiniz?Bireysel olarak yapabileceğimiz ne var?Bu konuda fikri olan veya diyecek bir sözüm var diyenler,yorumlarınıza ihtiyacım var,çünkü bu konunun etkisinden bir türlü kurtulamadım henüz.Yani dünden beri düşünüyorum,mantıklı bir çözüm bulamadım şimdilik.Sizin fikirleriniz neler? Sevgiler. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Dünya
Mesajlar: 86
| İl_bilge; Bilgi ve bilinç konusunda tamamıyla hemfikiriz,peki bu düzeyde olmayan insanlar için ne yapılabilir dersin?Her gördüğümüzde ve tanık olduğumuzda benim gibi öfkeden sinirlenmek dışında.İşin içinden çıkamıyorum bir türlü ben,var mı bir öneriniz?Belkide bizler o insanlardan daha fazla çocuk yapmayı seçerek gelecek nesli kurtarabiliriz gibi garip bir düşünce içindeyim,durum bende bu kadar vahim ilerliyor yani. Yazarkedi; Ne kadar doğru ve yerinde bir tespit,mal gibi görmek...Aman tanrım insanlar çıldırıyor mu,yoksa bana mı öyle geliyor,ne dersin? Sevgiler. |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,240
| Alıntı:
"Eğitim şart" klişesi hoş bir motto haline geldi artık ve ben de bundan feyz alarak eğitimin ne olursa olsun gerekli olduğundan dem vurmuştum bundan önceki yazımda. Bilgi tek başına işe yaramaz, salt öğretim yeterli değil. Bunun yanında eğitim çok daha önemli bir yere sahip. Çocuk yetiştirme ve büyütme konusunun ehemmiyetini, zorluklarını, gerekliliklerini iyi bilen bireyler "eğitmek" gerek bence. Eskiden şımarır korkusuyla çocuklarının başını bile okşamayan, onlara gülümsemeyen babalar varmış. Büyüklerimiz hala anlatırlar. Şimdiki babalar daha farklı, çocuklarına sadece sevgilerini değil, güvenlerini de vermeye çalışıyorlar. Gittikçe değişiyor herşey. Elbette istisnalar vardır heryerde. En azından eskisine göre daha sıcak ve yumuşak babalar var. Zamanla insanların daha da bilinçleneceğine inanıyorum. Bu bir temenni de olabilir tabi. Sadece umuyorum. Sevgiler __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: konya
Mesajlar: 1,188
| bir kış akşamı, soğuktan yerler buz tutumuş. yer kayseri. büyük marketin önündeki kaldırımda buz tutmuş. bir bayan ve elinden tuttuğu 4-5 yaşlarında bir erkek çocuğuile yürüyor. ama bayanın ayağında o zamanın moda olan, sert, ince tabanlı, 10 cm topuklu, fermuarlı bot. buzun üstünde yürümeye çalışırken, olma ihtimali yüksek olan şey gerçekleşir, kadın ayağının kayması ile dengesi bozulur, düşmemek ve dengesini sağlayabilmek için tahmin etttiğiniz, refleksi el ve kol sallamalrıda kendini kurtaramaz. ve acı olan cocuğunun üstüne düşer. içim burkuldu. çocuk ne olduysa feryat figan etti. evet düşüncesizce bir moda merakı ve olması ihtimal dahilinde olanlar oldu. o ayakkabılar kışlık olmasına rağmen, ince sert tabanlı olması sebebi ile giyenlerin aklında zorumu var diye aklıma gelmiştir. bir çocuğun ailesi tarafından önemsenip önemsenmediğini anlamak için kaldrımda yürümelerini gözetleyin yeter. çocuk elinden tutulmuş ve insanların karşıdan gelen taraftan yürütülüyorsa, o çocuk her an karşıdan bir şekilde dikkatsizce ve süratle gelebilecek bir yetişkinin çarparak zarar verebileceği bir konumda yürütülüyordur. acaba annesi karşıdan gelebilecek bir çarpışmayla kendisi karşılaşmak istemiyormu. ilginç değilmi. çocuk doğurmaktan ziyade, çocuk sahibi olmak bu kadar kolay olmamalı. daha kötü şartlarda olan çocuklar var. ve o çocuklar malesef insanca yetişemiyor. çocuğuna, daha kötü şartlarda olanlar için, insanca bakamıyorsa elinden alınmalı. bunun için bir sistem olmalı. ama gerçek manada dirayetli bir sistem. |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Alıntı:
__________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 74
| Acaba biz nasıl bir ebeveyn olurduk diye hiç düşündünüzmü? Öyle birkaç saat sevilip ilgi gösterilip ayrılan, kendi hayatına dönen kişi olarak değil. Günün 24 saati kendisinden birşeyler,hizmetler isteyen, bir türlü tatmin olmayan, hem çevredekiler hemde toplum olarak eleştirilen, kızılan haksız görülen bir anne veya baba olduğunuzu düşünün. Ne yapardınız? Emek verirsiniz bir teşekkür bile almazsınız, bizzat çocuğunuz tarafından "geri kafalı, aptal, cimri, zevksiz" tanımlarıyla karşılaştığınızda yine de onu bağrınıza basabilirmiydiniz? İyi ama o zaman yapma kardeşim derseniz, doğru haklısınız. Acaba bu hallerin yaşanacağını bilse yaparmıydı, Bunun eğitimle ilgisi yok. Avrupa bu nedenle doğurganlık eksi duruma geldi, çocuk sevgisini kedi köpek besleyerek tatmin ediliyor. Zamanla bizde de aynı olacak. Hatta bazı ülkelerde çocukların tüm masrafları Devlet tarafından karşılanacağı garantisi olduğu halde. Ne diyelim cesareti olan çocuk yapsın. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Msn açılmıyor | ::anka:: | Bilişim | 34 | 03-10-07 13:45 |
| Sağlıklı ve uzun yaşam için yapılması gerekenler. | ışık | Arşiv | 12 | 16-07-07 22:06 |
| Windows XP ipuçları | petricli | Bilişim | 11 | 13-03-07 00:28 |
| DivX için Video Terimleri.. | ozkankirim | Bilişim | 0 | 03-08-05 18:54 |
| Ağ güvenliği için on adım | petricli | Bilişim | 1 | 14-06-05 11:31 |