"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Bu nedir?



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski23-09-06, 03:02  #1
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584
Kısasa kısas



sistemi,işleyişi bu ilkeye dayanan hukuklar daha caydırıcımıdır??
(Göz çıkaranın gözü çıkar)
İnsan haklarının ihlalimidir
Uygulanan ülkelerde suç oranı bizimkine nispetle daha azdır ama bazı anlarda insan haklarını ihlal eden bir kuram'a hukuk denilebilirmi?
yorum sizin___
erdi is offline  
Eski23-09-06, 23:54  #2
kalamiti
 
kalamiti'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 175

bazen kısas gereklidir. örneğin küçük bir kıza tecavüz eden bir sapık bence yeterli cezayı almıyor, bir de tecavüz edip öldürenler şimdi buna ülkemizdeki cezalar, yeterli mi. tecavüze uğreyen çocuğun ailesinin yerine koyun bir an kendinizi , insan boşluktan ve acıdan kurtulamazsa çok rahat cinayet işleyebilir, ama bazı konularda var ki işin dibini arkasını araştırmak gerekiyor, bazen suçun altında çok acı sebepler yatıyor olabilir. bu konu okadar ince ki... ayrıca bazı suçlar için ölüm cezasının olabileceğini düşünüyorum, ve insan hakları diye suçluların mazur görülen tarafları yüzünden mağdurların insan haklarını çiğnediklerini düşünüyorum.. çok kapsamlı bir konu oyüzden biraz dağınık oldu yazdıklarım..
saygılar
__________________
ILIK VE SAKİN OLMALI TIPKI MEVLANA GİBİ...
kalamiti is offline  
Eski25-09-06, 12:04  #3
Ekabir
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 74

Kısasa kısas ilkesi, Dini terimle cavap verildiğinde Hayat vardır şeklinde ifade ediliyor. Gerçekçi olmak gerekirse mağdur olan herkesin talep edeceği bir sistem olduğuna inanıyorum. Siz hukuk sistemini "suçluları tekrar rehabilite ederek topluma kazandırma" teorisine göre uygun olarak düzenlemek gibi bir tercih yaptığınızda, suçı azaltmak, yok edebilmenin tersine suçu teşvik edip mağdur kesimden potansiyel suçlu ordusu yaratmış olursunuz. İnsan yaratılış olarak kendi arzu ve isteklerini "ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmek ister. Bu yolda her şeyi dener. Onu engelleyebilecek tek şey kendisine de kısas uygulanacağı beklentisi olur. Dolayısıyla kısasta gerçekten hayat vardır diyorum.
Ekabir is offline  
Eski18-10-06, 14:49  #4
yam_yam
Bilim
 
yam_yam'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 934

196. Eğer bir adam başka bir adamın gözünü çıkarırsa onun gözü de çıkarılır.

197. Eğer bir kişi başkasının kemiğini kırarsa onun kemiği de kırılır.

200. Bir adam kendisi ile eşit olan birinin dişini kırarsa onun da dişi kırılır.

209. Bir adam henüz doğmamış çocuğunu kaybedecek şekilde doğuştan özgür bir kadına saldırırsa onun kaybı için on şikel öder.
210. Bu kadın ölürse öldüren kişinin kızı öldürülür.

229. Bir inşaatçı her hangi bir kişi için bir bina inşa eder ve bu binayı uygun bir şekilde yapmazsa ve onun inşa ettiği bina yıkılıp sahibini öldürürse inşaatı yapan öldürülür.
230. Eğer bina ev sahibinin oğlunu öldürürse inşaatı yapanın da oğlu öldürülür.

Yukarıda gördüğünüz maddeler Hammurabi Kanunları'na aittir ve günümüzden yaklaşık 4 bin yıl önce yazılmıştır. İşin ilginç tarafı, bugün Louvre Müzesi'nde bulunan bu kanunların yazılı olduğu tablette, Kral Hammurabi'ye ilgili kanunları kendisine Güneş Tanrı'nın yazdırdığının belirtilmesi. Yani hayat olduğu iddia edilen kısasın ilahiliği meselesi Babil inançlarına kadar dayanıyor.

Kısasın bu kadar arzu edilmesinde kutsallığı bir yana, insanın vandalist bir yapısının olmasından kaynaklanıyor. Başkalarının düştüğü korkunç durumları görme isteği... Geçmişte insanlar Colosseum'a gidip gladyatörlerin birbirlerini boğazlamalarını izlerdi, şimdilerde ise vahşet görüntülerinin sergilendiği internet sitelerinin kapılarını aşındırıyorlar.

Adalet sistemimizin çok iyi işlediğini söylemek fazlaca iyimser bir yaklaşım olur. Ancak bu durumu mazeret beyan edip, vandalist gelenekleri savunmak da pek doğru olmasa gerek. Bugün için en medenice çözüm, hürriyeti bağlayıcı cezalardır. Pek çok insanımız konuya intikam duygusuyla yaklaşarak , "senin yakınının başına gelseydi" argümanı ile savunmaktadır. Ancak suçla mücadelede müeyyidenin caydırıcılığı yalnızca içeriği değildir. Müeyyidenin caydırıcı olabilmesi için potansiyel suçlunun kanundan kaçamayacağını bilmesi ve müeyyidenin de uygulanabilir olması gerekir. Yoksa dişini kıracağınız adamın dişleri yoksa ne yapacaksınız? Ya da gözünü çıkaracağınız adamın zaten bir gözü yoksa referansınız ne olacak?

Adalet sistemimizin yeniden elden geçirilmeye muhtaç olduğu açık. Bu yapılırken de referans yine medeni kıstaslar olacaktır; eski vandalist gelenekler değil...
__________________
GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN
DİLBER-İ AHU MU EFDAL, YOKSA YEVM-İ RAMAZAN?

YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN
ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN, KAZASI YOK DİLBERİN
yam_yam is offline  
Eski18-10-06, 17:13  #5
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,268

Alıntı:
Sayın yam_yam şöyle demiş:

196. Eğer bir adam başka bir adamın gözünü çıkarırsa onun gözü de çıkarılır.

197. Eğer bir kişi başkasının kemiğini kırarsa onun kemiği de kırılır.

200. Bir adam kendisi ile eşit olan birinin dişini kırarsa onun da dişi kırılır.

209. Bir adam henüz doğmamış çocuğunu kaybedecek şekilde doğuştan özgür bir kadına saldırırsa onun kaybı için on şikel öder.
210. Bu kadın ölürse öldüren kişinin kızı öldürülür.

229. Bir inşaatçı her hangi bir kişi için bir bina inşa eder ve bu binayı uygun bir şekilde yapmazsa ve onun inşa ettiği bina yıkılıp sahibini öldürürse inşaatı yapan öldürülür.
230. Eğer bina ev sahibinin oğlunu öldürürse inşaatı yapanın da oğlu öldürülür.

Yukarıda gördüğünüz maddeler Hammurabi Kanunları'na aittir ve günümüzden yaklaşık 4 bin yıl önce yazılmıştır. İşin ilginç tarafı, bugün Louvre Müzesi'nde bulunan bu kanunların yazılı olduğu tablette, Kral Hammurabi'ye ilgili kanunları kendisine Güneş Tanrı'nın yazdırdığının belirtilmesi. Yani hayat olduğu iddia edilen kısasın ilahiliği meselesi Babil inançlarına kadar dayanıyor.

Kısasın bu kadar arzu edilmesinde kutsallığı bir yana, insanın vandalist bir yapısının olmasından kaynaklanıyor. Başkalarının düştüğü korkunç durumları görme isteği... Geçmişte insanlar Colosseum'a gidip gladyatörlerin birbirlerini boğazlamalarını izlerdi, şimdilerde ise vahşet görüntülerinin sergilendiği internet sitelerinin kapılarını aşındırıyorlar.

Adalet sistemimizin çok iyi işlediğini söylemek fazlaca iyimser bir yaklaşım olur. Ancak bu durumu mazeret beyan edip, vandalist gelenekleri savunmak da pek doğru olmasa gerek. Bugün için en medenice çözüm, hürriyeti bağlayıcı cezalardır. Pek çok insanımız konuya intikam duygusuyla yaklaşarak , "senin yakınının başına gelseydi" argümanı ile savunmaktadır. Ancak suçla mücadelede müeyyidenin caydırıcılığı yalnızca içeriği değildir. Müeyyidenin caydırıcı olabilmesi için potansiyel suçlunun kanundan kaçamayacağını bilmesi ve müeyyidenin de uygulanabilir olması gerekir. Yoksa dişini kıracağınız adamın dişleri yoksa ne yapacaksınız? Ya da gözünü çıkaracağınız adamın zaten bir gözü yoksa referansınız ne olacak?

Adalet sistemimizin yeniden elden geçirilmeye muhtaç olduğu açık. Bu yapılırken de referans yine medeni kıstaslar olacaktır; eski vandalist gelenekler değil...
Serpiğl yeşil yurt isimli bir bayan öğretmeni 140 yerinden bıçaklayıp, gözlerini oyup ,en iğrenç hallerde toplu tecavüz edenler bunun yanın da eşantiyondan annesini 39 yerinden bıçaklayıp bir gözünü kaybetmesine yol açanlar akciğerinin bir parçası ile vucüttaki dalak gibi kimi organlarına bunlardanda öte öz evladına ebediyete kadar veda etmesini sağlayanlar çağdaş hukukumuz gereği yeni tecavüzlere hazırlanmak ve kendilerine tanınan bu kıyağın hakkını vermek üzere serbest bırakıldılar... Hepsi hepsi 6,5 yıllık bir kamu oyu gözü boyama ile... 6.5 ay geçmeden bir genci bıçakladıklarından da bir tanesi abisi ile birlikte teklrar tutuklandı.Darısı tekrsar çıkıp tekrar işleyecekleri cinayyetlerinin kurbanlarının başına olsun

250 nin üstünde suçtan arandığı halde birçok dosyadan asli fail kimi dosyalarda azmettiricilikten tutunda çeşitli destekler ile neredeyse suç makinası haline gelen bir çağdaş vatandaşımız geçenlerde yine kapkaç yapmak isterken 250 metre sürüklediği profesör bür bayanın ölümüne yol açtı...

Böyle kişileri elbette asmayalım ve böyle hırsızların ellerini kesmeyelim...

yoksa adımız şeriatçıya çıkar...

;Ama diyorum . BU 250 tane hırsızlık yapan ve artık en küçük bir çocuğun bile anlayabileceği gibi atrık iflah olmaz kabul edilen bu kişinin uzun soluklu içeri tıkılabilmesi için bir kimyageri mi öldürmesi beklendi...

Bunların burunlarını kesin bakalım bir daha böyle şeyler yapabiliyorlar mı?

Kesin katı zecalar bir ölçüye kadar böylesine sıradan olmayyan suçlular için uygulanabilir ve hatta uygulanmalıdır diye düşünyorum...

Bu vesile ile birkaç yüz tane dosyası olan bir hırsızın değil elinin kesilmesi kafasının kesilmesi bile bence insanlık için bir acziyet olmayacaktır...
phidas is offline  
Eski18-10-06, 18:17  #6
PAN
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
PAN'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 935

modern dünyada suça verilen cezanın amacı öc almak değil suçlunun ıslahıdır. Ayrıca yasalar yanılmaz değildir. ABD de idam edilen pek çok kişinin DNA teknolojinin gelişimi sonrası yapılan incelemelerinde bos yere öldürülrdüğü anlaşıldı. Ölüm cezası sakatlama gibi cezalarda telafi mümkün değildir.
PAN is offline  
Eski18-10-06, 19:23  #7
Elenorin
Genel Moderatör
 
Elenorin'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,337

kısasa kısas uygulaması dünya'da bilinen ilk hukuk yasasıdır.hamurabi tarafından yazılmıştır. babil uygarlıgına aittir.
yani günümüz kuşullarınca son derece ilkeldir.
zira aradan 5000 yıla yakın zaman geçmiştir.
5000 yılda hukuk büyük aşama katetmiştir...

saygılarımla....
__________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet

İnsanların Kanatları Yüreklerinde..
Elenorin is offline  
Eski18-10-06, 20:48  #8
antropolog
Kültür-Sanat
Dergi Sorumlusu
 
antropolog'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: istanbuL
Mesajlar: 479

mahatma gandhi'nin bir sözü vardır: "An eye for an eye only ends up making the whole world blind."
yani; "göze göz sadece tüm dünyayı kör etmekle sonuçlanır."

saygılar..
antropolog is offline  
Eski19-11-06, 14:36  #9
Ekabir
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 74

Kısas olayına ben hala olumlu bakıyorum. İster Hammurabi yasası deyin ister taşdevri yasası. Karşısındakini insan olarak kabul etmeyen birini ben insan olarak kabul edip insanca muamele görsün diyemem. Aynı suçu 3- 5 defa işleyerek bizzat "insan olmak istemediğini, hayvanca yaşamak istediğini" isbatlamış birini insan olarak göremem. Yaptığı davranışı aynen yaşamasını sağlayarak aslında onu rehabilite edildiği görüşündeyim. Öyle insanlar ancak o dilden anlarlar. Dinlerin kısas maddesine gelince. denenmiş ve doğruluğu kesinleşmiş kuralları önermişlerdir. Kısasta böyle maddedir. Ancak siz genetik teknolojiyi ilerletir, uygulayacağnız " TEDAVİ" ile bir daha aynı suçu işlemeyeceğini isbatlarsanız o da kabul. Psikolojik telkinlerle, ceza evinde tutmakla bunu sağlarım diyorsanız? ı-ıh.. İnanmam.
Ekabir is offline  
Eski19-11-06, 16:43  #10
Godfather
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Godfather'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 294

Bence çok adil bir hukuk sistemidir.Şu anki modern hukuk sistemindeki bir çok saçmalıktan arındırılmış net ilkelere dayanır.
Godfather is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadri 'den kısa kısa şiirler ve denemeler kadri Şiirleriniz 135 26-01-08 23:50
Olması gereken İslam...! ulubatli Arşiv 262 25-07-07 20:24
İslamin Evrensel Hakları ! ulubatli Dünya Siyaseti 23 29-11-05 09:20
Kısa metraj filmler! Antioksidan Bilişim 9 26-07-05 11:03


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 17:47.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz