| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Gençler İçin Tehlike Çanları Çalıyor mu? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,347
| Gençler İçin Tehlike Çanları Çalıyor mu? Gençler Hayatı Nasıl Algılıyor? Kısa adı UPSAM olan ,Uluslararası Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi, 17 il, 1850 lisede 1.,2.,3. sınıf öğrencilerine açık uçlu soruları yüzyüze yöntemiyle sorarak bir araştırma gerçekleştirmiş ve basın yayın organlarında yayınlamıştır. Araştırma sonuçlarından bazı derlemeler şöyledir: Gençlerin % 72'si sigara, % 66'sı alkol, % 26'sı uyuşturucu kullandığını söylemiş. % 65 en az bir kere uyuşturucuyu denediğini ifade etmiş. Gençlerin % 74'ü şiddet gördüğünü söylemiş. 'En son ne zaman kitap okudunuz?' sorusuna karşılık ,% 46 oran da ki gencimiz 'en son ne zaman kitap okuduğunu hatırlamadığını' belirtmiş. En beğendikleri idol 'Kurtlar Vadisi'nin 'Polat Alemdar'ı çıkmış. En beğendikleri şarkıcı 1. sırada Sezen Aksu, 2. sırada İsmail YK imiş. Bu oranlarrı da göz önüne alarak bu günkü gençliğimizin durumunu tartışmaya açıyoruz.Öneri,görüş ve eleştirilerinizi forumumuzda paylaşmak üzere bekliyoruz Kaynaklar:TRT 3 Hürriyet,Yeni Şafak Saygılarımla.doğançay |
|
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Özellikle 1980 sonrası yaşamın her alanında dayatılan tüketim toplumu ve buna gene her alanda hiç bir zaman hazır olmayan bir ülkenin yaşadıklarından başka bir şey yaşamamaktadır gençler.12 Eylül'ün temellerini attığı ve daha sonra Özal tarafından taçlandırılan bu dayatmalardan elbette o günlerde daha dünyada olmayan şimdiki gençliğin payına düşen herkesten fazla olmuştur.Yaratılmak istenen yaratılmıştır.Gençlik bu süreçlerde evrensel olan bazı özelliklerini unutmuş durumdadır.İşyerinden eve,evden okula,okuldan sokağa kadar yaşamın her alanında bu geçerlidir.Gençliği suçlamak en kolay yanıdır bu işin. Gençliğin bugününü eleştirirken hep geçmişteki duruşuna göre ele alıyoruz meseleyi.Ama gençliğin kendi geçmişi ve tarihi ile olan tüm bağlarının koparıldığı gerçeğinide unutmamalıyız.Bu bağı kim kuracak veya kurmalıydı.Belkide sorunun gerçek cevabı burada gizlidir.Ülkemizde varolan sistemin radikal eleştirisini devrimciler yapmıştır.Devrimciler için gençlik motor güç haline gelmiştir geçmişte.Gençlikde toplumun motor gücü olmuştur.Aslında hepimiz o gençliği istemekteyiz ama...Şimdi herkes gençlikten şikayet etmektedir.Devrimcilerinde tekrar hayatlarına girmelerini istememektedir.Yaşatılan her şeyde devrimcilerin kitle ile olan bağlarının az veya hiç olmamasının payı oldukça yüksektir. Gençliğin ve toplumun kendisi ile ilgili alınan tüm kararlara katılmada taraf olması belkide hayatı algılamasını daha anlamlı kılacaktır.Peki hayatı anlamlı kılan nedir? __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #3 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 12
| sayın anadolu gençlerin bu yozlaşmış ve bireyci tavırlarının temel nedemlerinden biri olarak 12 eylül 80 faşist derbesi olarak göstermektedir... bu sözlerini bütün yüreğimle destekliyorum.... fakat gençlerin devrimcilerilerle olan bağları az da olsa vardır, hatta bu gün devrimciler çoğunlukla gençlerden oluşmaktadır... asıl sıkıntı 80 derbesinden sonra kendine ve inancına güveni kalmayan, yenilgiyi bir türlü hazmedemeyen kuşak oluşturmaktadır. eğer onlar her şeye rağmen bizimle yani gençlerle birlikte olsaydı devrimci hareket bu durumda olmazdı... |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 244
| Tehlike çanları Türkiye küçük Amerika olmaya çalıştığı günden beri çalıyor gençler yabancı bir hayat tarzına özendiriliyordu ancak çanların sesi ancak şimdi duyulur,görülür,bilinir oldu. |
|
| #5 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Sn.yeter!! demiş ki: sayın anadolu gençlerin bu yozlaşmış ve bireyci tavırlarının temel nedemlerinden biri olarak 12 eylül 80 faşist derbesi olarak göstermektedir... bu sözlerini bütün yüreğimle destekliyorum.... fakat gençlerin devrimcilerilerle olan bağları az da olsa vardır, hatta bu gün devrimciler çoğunlukla gençlerden oluşmaktadır... asıl sıkıntı 80 derbesinden sonra kendine ve inancına güveni kalmayan, yenilgiyi bir türlü hazmedemeyen kuşak oluşturmaktadır. eğer onlar her şeye rağmen bizimle yani gençlerle birlikte olsaydı devrimci hareket bu durumda olmazdı... Elbette gençlerle devrimcilerin bağı vardır.Ama bu bağın niteliği önemlidir.1980 öncesi kuşağı suçlamak aşırı kolaylık gibi geldi.1980 kuşağının tek hatası vardır,darbe öncesi herşey açık ve netken aynı açık ve netlikte bir karşı koyuş gerçekleştirememişlerdir.Tek suç budur.Yoksa darbe geldikten sonra zaten herşey bitmişti.Problem darbe mantığını daha henüz kavrayamamış olmamızda.Bunu kavradığımızda dünü,bugünü ve yarını anlamamız daha kolay olacaktır.Yaşanan travma sadece devrimcilere ait değildir.Tüm toplum yaşamıştır. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,347
| Gençlerimize Destek Lütfen. Merhabalar. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Dünya
Mesajlar: 86
| Doğançay ve Anadolu; Nereden çıkarttınız bu sonucu,inanın ilgisiz değiliz bu konuda.Ben kendi adıma daha evvel benzer bir başlıkta fkirlerimi beyan etmiştim fakat aldığım tepkiler beni çok şaşırtmıştı o yüzden burayı biraz uzaktan takip edeyim dedim ama dayanamadım yazdıklarınızın üzerine ve görüldüğü gibi hemen karalamaya başladım. Gençler dünyayı bir yarış olarak algılıyorlar,düşündüğünüz kadar apolitik değiller,aralarında duyarlı olanlarda var.26 yaşındayım,evet çoğunluğun aksine ben popüler kültüre tu kak. tu öcü demiyorum,seçici davranarak elimden geldiğince keyifle takip ediyorum ve bundan da zevk alıyorum,ayrıca kendimi ve gençlerin büyük bir kısmını yozlaşmış olarak nitelendirmiyorum. Birde gerçekten inanın şunu anlamıyorum,yahu ne kadar ümitsizsiniz gençlikten,ben ümitliyim.Taraf olayım demek bana göre sağda solda devrimci nutuklar atmak değil inanın.Bana göre taraf olmak demek,bir sorunla karşılaşıldığında soruna düşüncelerimiz ekseninde bir çözüm üretmek ve eyleme geçmek demek.O kadar hızlı bir hayatın içindeyizki inanın zamanımızı boşa harcamaya hiç vaktimiz yok. Bize dayatılanlar konusunda da düşüncelerimi yazayım.Biz ve benim gibi düşünen gençlik önümüze her konanı sorgusuz sualsiz yemiyoruz,yani o kadar aptal değiliz,medyada da seçici davranıyoruz,popüler kültür bize seçim yapma şansını tanıyor ve biz ELEYEBİLİYORUZ. Hamiş:Çok hızlı yazdım,anlam dağınıklığı varsa lütfen affedin.Kendimi gençliğin savunucusu gibi hissettim ki bence bu iyi birşey. Sevgiler. |
|
| #8 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 17
| Haytın gerçeklerinde boğulan kimseyi kurtaramaz Herkes bir düşünce savunuyor içinde kaybolduğu düşünceyi insanların tek sorunu düşüncelerinde yaşaması.Gençlerin aklı var .Onlara sunulacak en iyi çıkış yolu akıllarını doğru yönde kullanmayı öğretmek.Bu arada bende gencim herşeyin farkındayım SAYGILAR |
|
| #9 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 17
| gençliğin bu duruma gelmesinin temellerini 80 sonrası yaşanan sürece bağlıyorum bende.türk toplumu olarak tüketime girişimiz hatalı bir tavırla gerçekleşmiştir..türkiye japonya modeli tüketimi benimsemiş olsaydı kalkınmışlık seviyesi ve onunla bağlantılı olarakta gençlerin eğitim ve kültür seviyeside bugünkünden farklı olabilirdi.toplum olarak üretmeden tüketen bir model benimseyip modernleşme ve batılılaşma arasındaki ince çizgiyi kaçırdığımızdan dolayı gençlik kendine bu yolu seçmiş olabilir.tabiki bu konuda sadece gençliği suçlamakta doğru bir tavır değil fakat gençlikte hazırcı kolaycı bir tavırla hızla yaşayıp birçok değeri öldürmeyi seçer bir hal almış durumda.hataları hem bireyde hemde devlette aramak gerek |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: İZMİR
Mesajlar: 103
| genç olarak berlirtmek isterim. bu hızlı yaşayış bu özentiik çocuğun herşeyini öğrendiği büyüdğü yetiştiği aileside başlar bence.iilgisiz anne babalar çocuklarını özenitye iter.dikkat çekebilmek için hızlı yaşanır bazı şeyler.ama tüm bu yükü ailelere yüklemekte yanlış içinde bulunduğu durumu idrak edemeyen gençler de yok değil.ilgisizliği marifet sayıyorlar çünkü ve olan tüm ilgilerini magazinsel şeylere ayırıyorlar kimileri varki sorsanız hangi manken kimle bilir ama dün haberlerin birinde akp hükümeti başa geçtiğinden beri türkiyenin dış borcunun katlanarak arttığı bildirildi.kişi başına düşen borç miktarı doğacak çocuğun bile borçlu olduğu falan filan bunu bilen gençler de var muhakkak ama bilmeyenler kadar çok değil tabiki bu da hemen özenti düşncesiz gençlik profilini çiziyor ama belirtmek isterim biz bu değiliz isitisnaları saymakta istemiyorum!!!!! |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Msn açılmıyor | ::anka:: | Bilişim | 34 | 03-10-07 13:45 |
| Sağlıklı ve uzun yaşam için yapılması gerekenler. | ışık | Arşiv | 12 | 16-07-07 22:06 |
| Windows XP ipuçları | petricli | Bilişim | 11 | 13-03-07 00:28 |
| DivX için Video Terimleri.. | ozkankirim | Bilişim | 0 | 03-08-05 18:54 |
| Ağ güvenliği için on adım | petricli | Bilişim | 1 | 14-06-05 11:31 |