"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Dünya Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Küresel Ekonomik Örgütler

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski25-09-06, 20:38  #1
Marcus
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 19
Küresel Ekonomik Örgütler



Yaşadığımız yüzyılın en belirgin özelliği,küresel ekonomik örgütlerin birer
birer dünya siyaset sahnesindede ağırlığını hissettirmesi olmuştur.
Prof.Dr.Erdoğan Soral'ın deyimiyle "Küreselleşmeyle başlatılan 'yaratıcı yıkım' dünyanın yeniden paylaşımından öte bir anlam taşımıyor"
Bugün Türkiyeninde içinde yer almak istediği AB bu küresel örgütlerden
sadece birisi.Ancak AB ile yapılan ön protokollere bakılırsa Türkiye AB
içinde sütü sağılacak bir inek (pazar) olarak ele alınıyor. Zaten siz
değerli forum arkadaşlarıyla paylaşıp tartışmak istediğim konuda;
Türkiyeye çok büyük zararları olduğuna inandığım GB (Gümrük Birliği)
nin hangi akla hizmet ederek AB ye tam üye olmadan kabul edildiği
üzerinedir. Paylaşımlarınız için şimdiden teşekkürler....
Marcus is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-09-06, 01:40  #2
MK DEVRİM
 
MK DEVRİM'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,205

Alıntı:
Sayın Marcus şöyle demiş:

;
Türkiyeye çok büyük zararları olduğuna inandığım GB (Gümrük Birliği)
nin hangi akla hizmet ederek AB ye tam üye olmadan kabul edildiği
üzerinedir. Paylaşımlarınız için şimdiden teşekkürler....
sayın marcus
GB liği gibi, anlamsız vede bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüklerden
biri olabilecek bir antlaşma.Avrupalılar bile böyle bir anlaşmayı hangi mantıkla imzaladığımızı anlayamadıklarını itiraf etmişlerdir.Tek amacı ülkeyi peşkeş
çekmektir.Ülkemiz lehine tek bir maddesi olmıyan bir anlaşmadır.Böyle bir
şeyde anlaşma sayılırmı?sadece teslimiyet belgesi.
saygılarımla
MK DEVRİM is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-09-06, 02:18  #3
Marcus
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 19

Evet sayın mahir2005 malesef bu teslimeyet belgesi yıllardır başımızda ali kıran baş kesen bir handikap olarak hala durmaktadır. Zafer Çağlayan
16/01/1996 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde "Ankarada düş kırıklığı başlığı " adında kalema aldığı yazısında;Uğrunda savaşlar verilen uluslararası pazar edinme gereksinimi Türkiyede çok kolay elde edilmişti.Ortada bir gariplik vardı.Bu gariplikten olacak Avrupa Birliği daha önce hiçbir ülkeye uygulamadığı bir yöntem izledi ve karar AB Parlamentosu'na da onaylatıldı.Parlamentodaki görüşmeler sırasında söz alan bir parlamenter
şunları şöyledi "Türkiye'yi çok uzuca satın alıyoruz.Bu bizim yararımıza olmayacaktır." Çok ucuuza satın almanın doğurabileceği olumsuzluklardan kurtulma amacıyla olacak aynı oyurumda Türkiye'ye,tam
üyelik konusunda güvence verilmesi istenmiş.Ancak çoğunluklar reddedilmişti.Çünkü türkiye çok ucuza satıldığını bilmiyor,aksine bayram yapıyordu...... Saygılarımla
Marcus is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-11-06, 14:30  #4
zerkalo
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 22

GB antlaşmasının olduğu günlerde anlı şanlı ''büyük medya''mızın attığı manşetleri hatırlayınız. Yine yanlış hatırlamıyorsam 2005 Aralık ayında Gül ve Erdoğan ikilisinin 1 gün boyunca Avrupa ülkelerinde turladıklarını ve geceyarısı atılan imzalardan sonra yine aynı medyamızın attığı seviç çığlıklarını hatırlayın. Yine ertesi gün Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı M. Gökçek'in sanki zafer kazanılmış gibi kutlamalar yapmasını hatırlayınız. Şimidi gelinen noktadaysa, AB'nin ve GB'nin Türkiye ekonomisini nasıl felç ettiğini ibretle görmekteyiz. Hele GB'ni imzalayanların arasında Karayalçın ve Baykal'ın bulunması da tarihe bir ibretlik olarak geçecektir.
zerkalo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-11-06, 16:03  #5
onur0226
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 466

gümrük birliği antlaşması bugünkü ortadoğu sorunu ve türkiyenin geçmişiyle yakından alakalıdır ve yakın tarihin bir sonucudur.
birden bire ortaya çıkmış bir durum değildir.

sovyetlerin çökmesinin ardından ortaya çıkan durum her türlü alternatifi ortadan kaldırmış ve her devleti batıya yakınlaşmaya veya en azından batının aleyhine hareket etmemeye zorlamıştır.sovyetlerin yıkılmasının ardından eski sovyet nüfuz bölgeleri doğada boşluğa yer olmadığı ilkesinden hareketle,batılılar tarafından dünyaya entegre edilmesi gereken bölgeler olarak değer kazanmıştır.ortadoğu da bu bakımdan zengin yeraltı kaynaklarından ötürü en başlardaki yerini almıştır.türkiye yakın çevresinde oluşabilecek sorunlardan en az etkilenme mecburiyetinde olduğundan,bunun yolunu ekonomisini batı ile daha fazla entegre edebilmek zorunda kalmıştır.avrupa birliğine üye olmadan bu durumun kabullenilmesi bir geç kalmışlığın sonucudur.

yeni duruma ayak uydurmak zorunda kalan türkiye bölgesinde soğuk savaş döneminin kazanımı olan inisiyatifi kaybetmekten korkmuştur.

bir anlamda gümrük birliği dünya konjoktüründe ve bölgesel anlamda türkiye için yeni bir yer arama çabasıdır.önemsenme ve bu sayede gücünün dağılımını bir nebze olsun koruma güdüsü de diyebiliriz.

ne kadar hatalı görünürse gürünsün bugün ''türkiyeye rağmen'' dahi den,ilebiliyorsa bu gümrük birliği sayesindedir.

gümrük birliğine yönelik eleştiriler genellikle ideolojik çerçeveler taşımaktadır.
oysa bu eleştiriler dış politikayı,geçmişi,ekonomik ve askeri zorunlulukları hiç önemsememektedir.
gümrük birliği elbetteki bazı durumlardan ötürü eleştirilebilir.ancak bunun geçmişteki yanlış politikaların bir sonucu olduğu unutulmamalıdır.geçmişi suçlamaksa bugünü kurtarmaya yetmemektedir.

bu durumlar göze alındığında şöyle söylenebilir:gümrük birliğinin olması,bu şartlar altında dahi olsa olmamasından iyidir.
onur0226 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-12-06, 22:56  #6
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089

Alıntı:
Sayın onur0226 şöyle demiş:

gümrük birliği antlaşması bugünkü ortadoğu sorunu ve türkiyenin geçmişiyle yakından alakalıdır ve yakın tarihin bir sonucudur.
birden bire ortaya çıkmış bir durum değildir.

sovyetlerin çökmesinin ardından ortaya çıkan durum her türlü alternatifi ortadan kaldırmış ve her devleti batıya yakınlaşmaya veya en azından batının aleyhine hareket etmemeye zorlamıştır.sovyetlerin yıkılmasının ardından eski sovyet nüfuz bölgeleri doğada boşluğa yer olmadığı ilkesinden hareketle,batılılar tarafından dünyaya entegre edilmesi gereken bölgeler olarak değer kazanmıştır.ortadoğu da bu bakımdan zengin yeraltı kaynaklarından ötürü en başlardaki yerini almıştır.türkiye yakın çevresinde oluşabilecek sorunlardan en az etkilenme mecburiyetinde olduğundan,bunun yolunu ekonomisini batı ile daha fazla entegre edebilmek zorunda kalmıştır.avrupa birliğine üye olmadan bu durumun kabullenilmesi bir geç kalmışlığın sonucudur.

yeni duruma ayak uydurmak zorunda kalan türkiye bölgesinde soğuk savaş döneminin kazanımı olan inisiyatifi kaybetmekten korkmuştur.

bir anlamda gümrük birliği dünya konjoktüründe ve bölgesel anlamda türkiye için yeni bir yer arama çabasıdır.önemsenme ve bu sayede gücünün dağılımını bir nebze olsun koruma güdüsü de diyebiliriz.

ne kadar hatalı görünürse gürünsün bugün ''türkiyeye rağmen'' dahi den,ilebiliyorsa bu gümrük birliği sayesindedir.

gümrük birliğine yönelik eleştiriler genellikle ideolojik çerçeveler taşımaktadır.
oysa bu eleştiriler dış politikayı,geçmişi,ekonomik ve askeri zorunlulukları hiç önemsememektedir.
gümrük birliği elbetteki bazı durumlardan ötürü eleştirilebilir.ancak bunun geçmişteki yanlış politikaların bir sonucu olduğu unutulmamalıdır.geçmişi suçlamaksa bugünü kurtarmaya yetmemektedir.

bu durumlar göze alındığında şöyle söylenebilir:gümrük birliğinin olması,bu şartlar altında dahi olsa olmamasından iyidir.
sn onur
Gümrük birliği eleştirilirken birşey atlanıyor.Antlaşma imzalandığında Türkiye avantajlı durumdaydı.Sanayi mallarını ihraç ederken Türkiyeye özgürken AB mallarına karşı belli bir süre engel koyabiliyordu.Bu sürede Türkiyenin sanayisini Batı standartlarına uydurabileceği düşünülüyordu.Ha bu antlaşmayı imzalayanlar bunu görmeliydi.Türkiye yi sanayi toplumuna çevirmek bu kadar kolay yapılacak şey değildi.Şu an bu antlaşma aleyhimize işliyor.AB ye karşı değil ÇİN gibi birlikdışı ülkelere karşı.Yapılması gerken basit meseleleri bırakıp AB ile bu konularda pazarlık etmek
İKTİSADİ ÖZGÜRLÜK SİYASİ ÖZGÜRLÜKTÜR.saygılarla
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-12-06, 23:19  #7
onur0226
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 466

Alıntı:
Sayın ulgenerlik şöyle demiş:

sn onur
Gümrük birliği eleştirilirken birşey atlanıyor.Antlaşma imzalandığında Türkiye avantajlı durumdaydı.Sanayi mallarını ihraç ederken Türkiyeye özgürken AB mallarına karşı belli bir süre engel koyabiliyordu.Bu sürede Türkiyenin sanayisini Batı standartlarına uydurabileceği düşünülüyordu.Ha bu antlaşmayı imzalayanlar bunu görmeliydi.Türkiye yi sanayi toplumuna çevirmek bu kadar kolay yapılacak şey değildi.Şu an bu antlaşma aleyhimize işliyor.AB ye karşı değil ÇİN gibi birlikdışı ülkelere karşı.Yapılması gerken basit meseleleri bırakıp AB ile bu konularda pazarlık etmek
İKTİSADİ ÖZGÜRLÜK SİYASİ ÖZGÜRLÜKTÜR.saygılarla
türkiye iktisadi anlamda ab den kopamaz sayın ulgenerlik...ab nin politikası neyse türkiye ana hatlarıyla ona uyacak...türkiye tek başına çinle rekabet edemez...
tüm tedbirlerini birliğin tutumunu gözönüne alarak uygulayabilir ancak...
bu konuda da ne türkiyenin ne de birliğin yapacağı pek birşey yok...
saygılar
onur0226 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski11-12-06, 00:38  #8
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089

Alıntı:
Sayın onur0226 şöyle demiş:

türkiye iktisadi anlamda ab den kopamaz sayın ulgenerlik...ab nin politikası neyse türkiye ana hatlarıyla ona uyacak...türkiye tek başına çinle rekabet edemez...
tüm tedbirlerini birliğin tutumunu gözönüne alarak uygulayabilir ancak...
bu konuda da ne türkiyenin ne de birliğin yapacağı pek birşey yok...
saygılar
Ne AB den kopamayacağını ne de ÇİN e direnemeyeceğini elbette biliyorum.Ancak ülke çıkarları açısından bazı adımları atmak zorunda.Biz AB ye ne kadar girmek istiyorsak AB de bize pazar olarak ihtiyaç duyuyor.Bunu kullanabilir.Buna gerçekten inanıyor musunuz diye sorarsanız Polonya nın kendi ülke tarımını korumak için AB ye neler yaptırdığını okuduktan sonra evet inanıyorum.Ancak Türkiye nin başında bağımsızılğa inanmış bir hükümet koşuluyla.Saygılar
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye'nin Ekonomik Sorunlarının En Önemlisi Hangisi? emrehan Ekonomi 93 09-06-08 12:31
Ekonomik Göstergeler ilker Ekonomi 17 12-12-07 22:16
Küresel Isınma nasıl oluşur? Benkendim Dünya Siyaseti 24 18-05-07 18:18
Hızlandırılmış Türk Vatandaşlığı seha Arşiv 16 18-08-06 22:06


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 04:17.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz