| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| İlkel toplumdan bilim toplumuna ekonomi / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Döviz, Faiz, Borsa |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 538
| İLKEL TOPLUM toplayıcılık, avcılık, balıkçılık TARIM TOPLUMU kendi kendine yeterli yerel ve adami merkeziyetçi bir ekonomi-piyasa değeri olamayan temel yiyecek maddelerinin üretime dayalı ekonomik faaliyet. -köy ekonomisi düzeyinde emekte basit iş bölümü: düzeyleri açıkca belirlenmiş sınırlı sayıda otorite (soylular, rahipler, askerler, köleler vea serfler) -ekonomide birincil kaynak : toprak SANAYİ TOPLUMU ulusal düzeyde kitlevi pazar ekonomisi. temel ekonomik faaliyet, standartlaşmış maddi mallar üretimine dayanmaktadır. bunlar üretim ve tüketim olarak ayrılmakdatır. -işgücünün karmaşık dağılımı, sınırlı uzmanlık yeteneğine, standart çalışma kalıplarına ve büyük hiyerarşik kurumların değişik düzeydeki otoritelerinin birbiriyle ayarlanmış örğütlenmesine dayalıdr. birincil kaynak: fiziki sermayedir. BİLİM TOPLUMU bütünleşmiş küresel ekonomi: temel ekonomik faaliyet üretici ve tüketicileri daha çok birleştiren bilgi hizmetlerinintedariki şeklindedir. -doğrudan çıkarları korumaya yönelik üyelerden oluşan, küçük girişimciliğin örgütlenmesi şeklinde bir yapılaşmadır |
|
| #2 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Sn. güray Sınıflandırmanız Marx'ı andırıyor. Ancak Bilim Toplumu diye bir sınıflandırma ne kadar mümkün. Bilim kapitalizmin yan kolu olarak karşılıklı bir gelişim içine girmiştir. Örneğin tarihin ilk seri üretim aracı matbaa olarak kabul edilir. Alvin Tofler'ın ( yanlış hatırlamıyorsam) görüşüne benzeyiro. 3. dalga diye bi rtanımı vardır, ve bilgisatar destekli tekonoloji geişiminden başı dönüp, olmadık çıkarımlar yapmıştı. Türkiye'deki en ateşli savunucusda Zülfü Livanelidir. BF... __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. |
|
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 934
| evet bu sınıflandırma biraz kendinden menkul olmuş..sanayi toplumu emperyalizmi yaratmıştır merkezi olmayan dunya capında üretim yapan çok uluslu şirketler sanayi toplumunun ürünüdür. falan filan |
|
| #4 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 538
| Alıntı:
bence şu anda sanayi toplumu ile bilim toplumu arasında biryerlerdeyiz ve sanayi ile bilimin kolkola gelişmesini görmemiz pek tuhaf değil. | |
|
| #5 | ||
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Alıntı:
Ancak 'ilkel toplumdan bilim toplumuna ekonomi' denildiğinde toplumsal ayırımın kriterini 'ekonomi'nin belirlediğini gösterirsin. Bu anlamda sanayii toplumun ekonomik yapısı ile bilim toplumunun ekonomik yapısı 'aynı' iken; bilim toplumun yarattığı bazı değişimleri ekonomi ile özdeşleştirilemez. Örneğin budan 200 yıl önceki bir tarım aletinin meta olarak pazara sunumu ile 4 çekirdekli işlemcinin meta olarak pazara sunumu aynıdır. Eğer ekonomik olarak bilim toplumunun olduğu iddiası varsa, o zaman nasıl farkını sunmak gerekir. Eğer böyle bir fark yoksa bilim toplumu ayrı bir kategori değil, alt kategori olabilir, ancak. Örneğin ilkel köleci toplumun iki alt kategorisi vardır. İlki şehir devlet köleci toplum (yahudi, Yunan, Maya kentleri) , ikincisi imparatorluk köleci toplum ( Roma, Bizans, Mısı). Sorun burda bilim toplumu tanımlaması değildir. Yapılan tanımlamanın sunulna kritere göre ayrı ve bağımsız olması gerekir. Bir öernek daha. 200 yıl önce bankar yine mevduat açıyor, bunu elle yazdıkları belgelerle kayıt ediyorlar ve bu belgelerin bir benzerini mevduat sahibin everip,kayıtlar defterlerde tutuluyordu. Günümüzde ise banka sistemleri bilgisayar jaydı tutuyor. Teknik fark çok fazla, ama bankacılık farkındaki öz değişimi sağlayan teknoloji değil, kapitalizmdeki gelişmelerdir. Öz olarak 200 yıl önceki bankacılık ile şimdi bankacılık arasında fark 200 yıl önceki kapitalizmle bugünkü kapitalizm arasındaki fark kadardır. Tekonoloji bankacılık sistemini belirlememeiş, tam tersine bankacılık sistemi tekonolojiyi belirlemiştir. Son olarak bilgi ekonomisi denilen şeyde, bilimin ekonomik yapısı mı yoksa bilginin başlı başına bi rekonomi olacağı sorusunun cevaplanması gerekir. A bilgisi piyasaya sürüldüğünde, şuanki kapital dışında bir sistem mi oluşturacak? A bilgisinin 'meta değerini' bilim mi belirleyecek= bilim belirlerse bilim ekonominin yerine mi geçecek. Bilim ve ekonomi ayrı şeylerdir. Bilim ekonomisi kavramı bilimin ekonomik durumuna; Ekonominin bilimi ise ekonomi alanının bilimsel yanına vurgu yapmak demektir. Ekonomi ve bilim yer değiştirebilir, aynı kategorik düzleme sahip değilllerdir. Şöyle örnekleyeyim Hasan Kasap ile Kasap Hasan doğru bir argüman değildir. Hasan Kasap, kasaplardan birisinin isiminin Hasan olduğunu, Kasap Hasan'sa Hasanlardan birisinin mesleğinin Kasap olduğunu anlatır. Kavramlar, kavramlaştırmlar konusu ilginç bir konudur ve hala yayınlamayı bekleyen 5-6 yıllık bu konuda bir çalışmam var. Hatta tüm düşünsel temellerin sebebin kavram oluşturma becerisi ve kriterlerine sahip olup olmama belirler, diyecek kadar da iddialı bir çalışma Umarım anlatabilmişimdir. BF.... __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. Balıkçı Filozof Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-10-06 11:49 . | |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 538
| teşekkürler açıklamalar için sayın balıkçı filozof. bilim toplumunun ve ekonomisin olup olmayacağını zamandan başkası göstermez diye düşünüyorum. not: sınıflandırmamı marxa benzetmişsiniz sınıflandırma ders notlarımdan derlemedir. bana mantıklı ve makul göründüğü için paylaşmak istedim. |
|
| #7 | ||
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Alıntı:
Sınıflandırma Marx'un ki ile aynı değil. Benzer. Öncelikle ayırım kriteri ekonomik. Sınıf ilişkilerini değil, temel ekonomik durumu almış. Marx'ın beşli şeması şöyledir. İlkel Komünal Toplum: Avlayıcılık ve toplayıcılık Köleci Toplum: Temel ekonomi toprağa dayalı ancak, emek öncelikle 'köle' emeği , ürüen sahip olan köle sahibi Feodalizm: Temel ekonomi toprağa dayalı ancak emek köylü ( kısmi mülkiyete sahip) , ürüne sahip olan feodal Kapitalizm : Temel ekonomi sanayii, emeği üreten işçi sınıfı, ürüne sahip olan burjuvazi Sosyalizm: Ekonomi sanayi ve toprak eşit, emek ve emek ürünü sahibi işçi sınıfı Çok genel bir sunumdur. BF... __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 889
| bilim ve teknoloji bu iki kelime hep uygarlığın anahtarı olarak görüldü bence gerçek o değil bilim ve teknoloji her zaman öncelikle savaş sermayesine hizmet etmiştir sonra insanlığın yaşamına girmiştir tarihe bir göz atalım avrupa ateşli silahları icat etmiş,pusulayı bulmuş,büyük gemiler yapmış dürbünü icat etmiş olan avrupa amerika kıtasına geldiğinde(işgal ettiğinde) kızılderili vahşi yerliler ne durumda idiler? kıl çadırlarda oturan okla yayla avcılık yapan vahşi bir toplumdu kızılderililer niye bilim ve teknolojide kendilerini geliştiremedi? çünkü kızılderililer birbirleriyle savaşmıyorlardı sahip olma istekleri yoktu yani açgöz değillerdi bu yüzden savaşma gereğini duymuyorlardı o yüzden bilim ve teknolojide geliştirmediler kendilerrini taa ki uygar avrupa yerlilere topu tüfeği tanıtarak aç gözlü olmayı öğreterek kızılderililere savaşmayı öğretttiler insanlık,uçağı insanlar havadan kısa zamanda seyahat etsinler diye icat etmedi neden etti? biz şu milleti havadan nasıl vururuz düşüncesiyle icat etti sonra insanlık seyahat etti o sağlam kaleleri savaşta kendini savunmak için icat etti sonra sosyal yaşama inşaat yapılan evlerle hayatımıza girdi iletişim özellikle soğuk savaşlarda kullanıldı sonra insanlığın yaşamına önce telgraf sonra telefon diye girdi düşünsenize telsiz, telefon üretimi niye ülkelerde askeriyenin elinde idi a.b.d.'de general electric türkiye'de aselsan olduğu gibi sonra özelleşip hayatımıza girdiler spor kavramı ilk arenalarda insanlar kafa kol kesme ile başladı bugün kü olimpiyat kavramı eski vahşi sporlarla bügünün organizasyonu oldu her şey vahşetle gelişti ilk futbol insan kellesiyle oynanıyordu yenilen takımın kaptanı da ölümle cezalandırılıyor du basketbolda sepet oyunu ile aynı mehmet akif ersoy boşuna dememiş "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavardır" şimdi bizler mi vahşiyiz yoksa afrikada ki yerliler mi? kendimize sormak gerekiyor wilhelm reich'in güzel bir sözü var "büyük adamlar küçük adam olduklarını bilmezler zaten biilmekten de korkarlar" büyükmüyüz? küçükmüğüz? yoksa korkmaya başlayalım mı? kendimizi kandırmadan |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bilim ve Din üzerine bir değerlendirme | yam_yam | Arşiv | 29 | 31-08-06 12:53 |
| Bilim Ve Din | ibrahim_oz | Arşiv | 7 | 18-04-06 04:55 |