Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Güncelle kandırılırken, geleceğimizi yitiriyormuyuz??

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski13-10-06, 08:58  #1
memetmex
 
memetmex'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 340
Güncelle kandırılırken, geleceğimizi yitiriyormuyuz??



"Türkiye'de petrol arama faaliyetleri Güneydoğu Anadolu ve Trakya'da yoğunlaşmış, bu bölgelerin dışında kalan sedimanter havzalar yeteri kadar aranmamıştır. Mevcut bilgiler ışığında Türkiye'deki bütün sedimanter havzaların petrol sistemini oluşturan parametreleri ortaya çıkarılmıştır. Gerek günümüzde petrol ve gaz üretiminin yapıldığı Güneydoğu Anadolu, Trakya ve Adana bölgelerinde gerekse Tuzgölü, Antalya ve diğer iç sedimanter havzalarda petrol potansiyeli mevcuttur" (1).
" Uydu görüntülerinde petrol olduğu söylenen bölge Bartın, Daday, Hanönü, Azdavay, Ağlı, Tosya istikametinde uzanıyor. Özellikle Daday'ın Alipaşa köyü ile merkeze bağlı Karadere ve Boyalılar bölgeleri, petrol olduğu iddialarının yoğunlaştığı yerler." (2)
"Türkiye’ de 57 yıllık bir süreyi kapsayan petrol aramacılığında açılabilen kuyu sayısı çok azdır. Bugün Türkiye’ nin petrol bulunabilecek sahaların ancak % 20 si aranmıştır. " (3)


Ülkemizdeki petrol rezervlerinin değerlendirilmesi için derin kuyuların açılması gerektiği ve bulunan petrolünde ağır olduğu gerçeği, aklıma şunu getirdi.. Kadeh şeklinde bir kaba çeşitli sıvılardan oluşan bir karışım koyduğunuzda, bir pipet yardımıyla çektiğinizde, yüzeyden hemen en hafif sıvıya, derine indikçe daha koyulara ulaşırsınız. Ülkemiz sakın bir petrol kadehinin üstünde olmasın?? Kadehin kenarlarıda, kuzey afrika, arap yarımadası, hazar ve türkmenistan.. Ortada anadolu, en uzun pipetin gerektiği nokta, 2050 yıllarında da pipetin kolay girdiği noktalarda tatlı sıvı rezervinin biteceği bilinirken.

Doğu anadolunun işbirlikçi kürt aşiret devletlerine abd tarafından peşkeş çekildiği haritaların uçuştuğu şu günlerde, bu aklıma geliverdi...

Son günlerde inancı sağlam ama bilimsel bilgisi kıt bir toplum olmamız için kimi çevrelerin büyük uğraşları varken.. Aman yanlış anlaşılmasın inanç derken yalnızca din demiyorum. Din dahil tüm dogmalar....

Beyin cimnastiği yapmaya değer herhalde????



1- Atalay M., 2001, Türkiye'de Petrol Aramacılığı ve Petrol Kanunu, Proceedings of 13th Petroleum Congress and Exhibition of Turkey, June 04-06, 2001, s 584, Ankara.
2- Aksiyon dergisi 16-6-2003
3- Prof. Dr. Ender Okandan. odtü "http://www.pal.metu.edu.tr/articles/petrol_nerede.htm "
__________________
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka!
Bir ışık daha var, ışıklardan başka.
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka.

memetmex Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-10-06 09:01 .
memetmex is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-10-06, 10:27  #2
armes
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 278

Sayın Mehmetmex,

Sizi uzun zamandır aramızda göremiyorduk. Ama önemli bir konuya dikkat çektiniz. Konu dediginiz gibi Türkiye'nin gelecekteki yeri için önemlidir.

Armes
armes is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-10-06, 12:17  #3
mekurnaz
 
mekurnaz'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 118

Güncelle kandırılamayız çünkü güncel diye bir şey var mı bu ülkede medya halkı uyutmuyor mu? keşke güncel olanla uyutulsak ama biz hülyayla gülbenle ya da diğer saçmalıklarla uyutuluyoruz medya bu ülkede bir gurup mutlu azınlığa(burjuvaya)hizmet etmekte sanki her şey bu ülkede çok iyiymiş gibi! ben geleceğimiz olduğuna ise hiç inanmıyorum.........
__________________
Bir İsyancının İzlenimleri.........
mekurnaz is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-10-06, 00:31  #4
memetmex
 
memetmex'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 340

Güncelin bir aynasıda forumumuz gibi geliyor bana, bir bakıın bakalım en çok okunan ve yazılan yazılar hangi başlıklar? Sonuçta tartışılan düşünceler farklı bakışların dogmatik yaklaşımları ve hicivli alaylamalara, tartışmadan uzak tekrarlamalara dönmüyor mu? (Bknz. evrimle ilgili, dinsel ögeler içeren başlıklar...)

Bu başlığı biraz uçta bir bakış açısıyla, birazda şimdilik ütopik bir durumu örnekliyerek açtım, belki ortak bir görüş yakalanabilir demiştim..

Emperyalistlerin bölgemiz ve ülkemiz hakkındaki planları çok kısa hedefleri içermiyor bence, belkide onlarca yıl ilerisini düşünüyorlar ve ülkemizin aydınlarını, aydın adaylarını ve düşünen beyinlerini son yıllarda, yalnızca günümüzü tartışıp, tarihimizi veya geleceğimizi düşünmeden bilimsel, kanıta dayalı, mantıksal çerçeveden uzak; yalnızca lafla, inança dayalı anlık zeka kıvılcımlarıyla sonuçsuz döngülere düşmüş görmek tek istekleri gibi görünüyor bence..

Farkedemediğimiz bir oyunun piyonlarıyız sanki...

Saygılar.
__________________
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka!
Bir ışık daha var, ışıklardan başka.
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka.
memetmex is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-10-06, 01:00  #5
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Son günlerde inancı sağlam ama bilimsel bilgisi kıt bir toplum olmamız için kimi çevrelerin büyük uğraşları varken.. Aman yanlış anlaşılmasın inanç derken yalnızca din demiyorum. Din dahil tüm dogmalar....
------------------------------------------------------


Sn. memetmex, keşke tartışmaya açtığınız bu önemli konuyu, önyargılarınızla yönlendirmeye kalkışmasaydınız!
Bilimsellik iddiası, önyargılardan uzak bir objektif'lik gerektirir.

Bütün insanlık tarihi boyunca, "Bilgisi çok! inancı kıt!" ve aynı zamanda, gelişip insanlığa medeniyet armağan etmiş bir toplum örneği var mı? İsterseniz buradan başlayalım ! Bilgilendirirseniz; Tartışmaya hazırım....Saygıyla.
mderin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-10-06, 12:07  #6
memetmex
 
memetmex'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 340

1- Önyargılımıyım, belkide evet.. Ama anladığım kadarıyla özellikle ortaya attığım nifak tohumunu hiç bir arkadaş yutmamaış. Belkide yalnızca siz anladınız yapmak istediğimi, forumda neredeyse tartışan ve belli bir düşünüşe sahip tüm arkadaşlların düşünsel yargı yerine inandıkları sabitlerin doğruluğunu ispatlamaya çalıştıklarını söylemeye çabaladığımı.. Belki de bu konuda önyargılıyım.

Müslüman, yada başka bir dinsel öğretiye sahip arkadaşları anlıyor ve yargılamıyorum. İşleri kolay kendilerini zorlayan bir durumla karşılaştıklarında "tanrının işine karışılmaz" deyip, dualarına sığınırlar. Söylediklerinin tersinisöyleyenler kafirdirler, sözleri yalnızca onları kötülüğe yaklaştırmak için kaderlerinin karşılarına çıkarttığı ve sonsuz mutlu yaşamdan onları uzaklaştırmak için düzenlenmiş bir sınavdır.

Milliyetçi arkadaşlar tartışırken ne yapıyorlar? Forumumuz özelini düşünürsek iki ulusun milliyetçisi olduğunu görürüz, bir grup için olay kolay,binlerce yıldır tüm dünya zaferlerimizi çekemiyorlar dıştan veiçten saldırıyorlar, soyubozuk iç düşmanlarımız, binlerce yıllık medeniyetimizi sarsmak için parayla satılarak yada bir şekilde kandırılarak içimize sokuldular, turan ülkümüz bundan zarar görmez diye inandıklarından tartşmak yerine daha aktif olmayı seçerler genellikle, diğerleri içinse olay daha da kolay, zaten yüzyıllarca yıldır onları sömüren bu sömürgenlere karşı serok ve kurtarıcı partileri her zaman haklıdır, gerilla dağda şehirde vuracak ve halkları elbette özgür olacaktır. Özgür olma inançları bunu öğütler onlara.

Ya Atatürkçülerimiz? Mustaf Kemal ve halkımızın başardığı, kör topal yürüsede dünyada emperyalizme karşı verilmiş mücadelelerin yaşayan en eski örneği olmak gururu, mücadelenin ruhunu incelemek yerine bu devrimin inançlı çocukları olma kolaylığını hemen getirir. Cumhuriyeti yıkmak isteyen emperyalistler ve işbirlikçilerine karşı her zaman açıkgözlü bulunmak gerekir.

Liberallerimiz, demokratlarımız; bu güzel öğretileri anlatmak kolay değildir, insanın öncelikle karşısındakine, bireyin özgürlüğüne, kısaca hümanizme inanması gerekir. Özgür ticaret, özgür seçim, özgür insan ilişkileri v.b. nin
sınırları insan sevgisi ve bireyin haklarının tanımlanmasıdır.

Sosyalistler, sosyalist komünistler, anarşistler, anarşist komünistler.... Daha bir sürü -izm ve -ist sayılabilir burda ama hepsi devrimcidirler, devrime inanırlar. Bu hakkaniyetsiz ve sömürüye dayalı düzen elbet bir gün devrimle yıkılacaktır. Tabii ki sapmalar olacatır, İnandıkları örgütler, mücadele liderleri, ideolojilerinin inançları gereği mantıksal açılımlar olayları çözer nasılsa.. Olmazsa bireysel süper kahramanların kendilerini halkları için feda öyküleri hazırdır nasılsa...

Bunlar ve benzeri örnekler çoğltılabilir. Evet inançlar konusunda önyargılıyım. Önyargı değiştirilebilir bir olgudur, ben değiştirmeye hazırım..

2-
Alıntı:
Sayın mderin şöyle demiş:


Bütün insanlık tarihi boyunca, "Bilgisi çok! inancı kıt!" ve aynı zamanda, gelişip insanlığa medeniyet armağan etmiş bir toplum örneği var mı? İsterseniz buradan başlayalım ! Bilgilendirirseniz; Tartışmaya hazırım....Saygıyla.
Böyle bir bilgim yok, olamazda... İnsanlık tarihi boyunuca savaşsız, tüm herkesin eşit olduğu, mutlu olduğu, sömürüsüz bir an var mı? İnsanın cana kastetmediği öldürmediği bir an var mı? Belki ilerde inanmak yerine ikame edilecek bir şey bulunursa, atalarımızı şaşırtırız..

3- Esasen bu başlığı açarken diğer bir amacım daha vardı, enerjinin (harekete dönüştürülebilir, üretilebilir) kaynağının son yüzyılda bitirilebilir olduğunun gösterilmiş olduğudur. Önümüzdeki yüzyıl ve sonrasında, tüm inançların ve hayallerin gerçekleşebilirliği için enerji paylaşım mücadeleleri olacağını, ülkemizin ise bu günkü konumunun çok ilginç olduğuna dikkat çekmek istemiştim.

Saygılar.
__________________
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka!
Bir ışık daha var, ışıklardan başka.
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka.
memetmex is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-10-06, 03:07  #7
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Sn memetmex
"Emperyalizmin ortadoğudaki emelleri" başlıklı bir makalemde, hedefte Türkiyenin olduğunu gerkçeleri ile birlikte izah etmeye çalışmıştım. Gerekçelerimden biriside sizin tartışmaya açtığınız "Enerji" konusuydu.
Bu konudaki duyarlılığınıza yürekten katılıyor, düşüncelerinizi paylaşıyorum. 2. Dünya savaşına Türkiye yi sokmayan güçlerin! ( 2.dünya savaşına Türkiyenin kendi iradedesiyle girmediği görüşüne asla katılmıyorum ) Savaş sonrası kurdukları yeni "dünya düzeninde" ki süreç incelendiğinde, Türkiyenin neden hedef olduğu açıkça görülecektir. A. Menderes döneminde, Doğu ve güneydoğu bölgelerinde petrol arama izni'nin yabancı şirketlere verilmiş olması, ve bu anlaşmanın o meşhur yardımların!!! ön şartlarından biri olması da
yeterince açıklayıcıdır.

İkinci olarak; Hangi konu tartışmaya açılırsa açılsın, herkesin kendi sloganını atıp, klişe'lerini tekrarlıyor olmasından rahatsızlık duymanızı ve serzenişlerinizi anlıyor ve size katılıyorum. ( neye inanıyorsa ) İnançlı olduğunu söyleyenlerin, bu manada ki bağnazlıkları, tutuculukları elbette tartışılır ve eleştirilir.

Ancak... Benim özenle vurgulamaya çalıştığım huhus; 'İnanmak' 'inanç' kavramlarının her vesile ile, düşünmenin, sormanın, arştırmanın, sorgulamanın, tartışmanın öğrenmenin, gelişmenin önündeki tek ve büyük bir engel olarak görülmesidir. İnançlı olduğunu söyleyenlerin belirttiğim yanlış tavırlarından hareketle, 'inanmayı' 'inancı' küçümsemek
ve toplumsal gelişmenin önündeki bir engel olarak görmek de çok sıkça karşılaştığımız yanlışlardan biridir. Sizin ifadelerinizden böyle bir anlam çıkardığımdan uyarma ihtiyacı hissetmiştim.

Önyargıların değişebileceğini ve buna hazır olduğunuzu belirtmenizi takdirle karşılıyorum. Bendeniz, kimliği 'Müslüman' olan bir arkadaşınızım.
Gündelik hayatınızda görüp eleştirdiğiniz ( haklı olarak) "müslümanların" davranışları, İslamın öğretisi değildir ! Bir "kültür melezi" haline getirilen toplumun, aidiyet sorgulaması bir başka tartışma konusudur, elbette. Yine de bütün içtenliğimle, kulakdan dolma bilgilerin sizi yanıltabileceğini vurgulamak isterim. Belki ileride, " İnsanlık tarihinin en büyük devrimcisi! Hz. Muhammed ( O'na Selam olsun )" başlıklı bir konu açar, bazı şeyleri daha kapsamlı tartışabiliriz.

Son olarak; Mesajınızdaki ilk paragrafta "Önyargılımıyım, belkide evet.. Ama anladığım kadarıyla özellikle ortaya attığım nifak tohumunu hiç bir arkadaş yutmamaış. Belkide yalnızca siz anladınız yapmak istediğimi, forumda neredeyse tartışan ve belli bir düşünüşe sahip tüm arkadaşlların düşünsel yargı yerine inandıkları sabitlerin doğruluğunu ispatlamaya çalıştıklarını söylemeye çabaladığımı.. Belki de bu konuda önyargılıyım." şeklindeki ifadelerinizde bir anlam kırıklığı hissettim. Ortaya attığınız nifak tohumunu benim dışımda hiç bir arkadaş yutmadı mı?!
Yada benden başka hiç bir arkadaş yapmak istediğinizi anlamadı mı?!
Düzleltmek isteyeceğinizi düşünüyorum. Saygılarımla..
mderin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-10-06, 03:51  #8
Salah
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,015

Sayın Memetmex,

Bu güzel çalışma için gönülden kutluyorum. Öte yandan sunuş ve kurgu başarısını da ayrıca alkışlıyorum.

Ender Hoca'nın grafiklerinden rezerve ilişkin olanlar dikkatimi çekti; sizin de işaret ettiğiniz gibi, siyasal hareketlilikler de sanki bu rezervlerle doğrudan ilgili!?

57 yıldan beri işletilen ve Üretilebilir olan rezerv 153 milyon ton, Kalan rezerv 47 milyon ton..

106 milyon tonu işlenmiş. Yani yılda ortalama yaklaşık 2 milyon ton işlenmiş ama 8 petrol bölgesi için yaklaşık rezerv 1 milyar ton.

Tesislerin kurulu bulunduğu alanda (işletilenler) 47 milyon ton kaldığına ve geride yaklaşık 400 milyon ton da potansiyel bulunduğuna göre; bu bölgenin önümüzdeki 20 yıl içinde el değiştireceği hesaplarının yapıdığını söyleyebilir miyiz?

Bunu söylersek, bazıları kızıp "paranoyak" der mi?
Salah is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-10-06, 11:18  #9
memetmex
 
memetmex'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 340

Sn. mderin;

"Benim özenle vurgulamaya çalıştığım huhus;
'İnanmak' 'inanç' kavramlarının her vesile ile,
düşünmenin, sormanın, arştırmanın, sorgulamanın,
tartışmanın öğrenmenin, gelişmenin önündeki tek ve
büyük bir engel olarak görülmesidir. İnançlı
olduğunu söyleyenlerin belirttiğim yanlış
tavırlarından hareketle, 'inanmayı' 'inancı'
küçümsemek
ve toplumsal gelişmenin önündeki bir engel olarak
görmek de çok sıkça karşılaştığımız yanlışlardan
biridir. Sizin ifadelerinizden böyle bir anlam
çıkardığımdan uyarma ihtiyacı hissetmiştim."
demişsiniz.

Yanlış olarak gördüğünüz bu durum, tam da benim
vurguladığım ve benim doğru olarak gördüğüm
noktadır. İnanmak, insanoğlunun doğasında
açıklanamaz olan olgulara karşı sosyopsikolojik yani
bireyin yaygın toplumsal görüşü paylaşarak ya da
yatsıyarak verdiği ve açıklamaktansa içgüdüsel bir
davranışla kabul ettiğidir. Sonuçta düşünme eylemi
yerine, içgüdüsel "ben haklıyım" ortaya çıkar ki,
sonuçta herkes kendi haklılığını haykırır.. Bu
noktada da kollektif düşünme biter, inançların
kavgası başlar.

Güncel bir olayla örneklemeye çalışayım: Orhan
Pamuk'un nobel edebiyat ödülü alması ve Fransa'nın
çıkarmaya çalıştığı Ermeni soykırımını red etmeyi
yasaklama yasası nedeniyle ön plana çıkan soykırım
vakası; nedense kolay yolu seçtiğimizden,
nedensellik düşüncesi yerine biz soykırım yaptık
yada yapmadık tartışmasıyla birlikte ermenilere,
fransaya ve yazarımızın hain olup olmadığına
kitlenmiş durumdayız. Çünkü iki ana inanç bizi
yönlendiriyor, atalarımız asla soykırım yapmadı,
geçmişte vahşet uyguladık. Oysa 19. yüzyılda olmuş
bir olayı, o günün nedenselliğinde görmeden yalnızca
sonuçlara bakarak, bu günün anlık değer yargılarıyla
değerlendiremeyiz. Bu nedenle tarihçilerin işi olan
bir iş gündelik siyasetide inanç çerçevesine çekmeye
çalışanlarca kullanılmakta.

Tartışılması ilk gereken soykırımın ne olduğudur ilk
olarak; benim tanımım şu: Herhangi bir topluluğun
ırksal kökenine olan inancından dolayı diğer ırksal
kökenden gelenlerin bir bölümünü herhangi bir
nedenle suçlu ve aşağı görülüp yok edilmesi amaçlı
toplu katliamdır.

İkinci tartışılması gerekli konu, ermeni meselesi
özelinde savaş tanımı olmalı bence.. Savaş, (ki buda
bence) iki topluluğun herhangi bir nedenle (ırksal,
dinsel, ekonomik veya daha farklı) kuralsız ve
eylemde sınır tanımadan karşılıklı katliamıdır..

Almanlar ve yahudiler arasında bir savaş yoktu,
yapılan soykırımdı.. Tanımlanması gereken ilan
edilmiş olmasa bile söz konusu zaman diliminde
türklerle ermeniler arasında savaş varmıydı??
Ancak farklı inançta olan ve her zaman ırksal
düşünen kitleler çözüm yerine içgüdüsel
davranıyorlar bu noktada da..

Eğer tarihe bakarsak,
ilk soykırım tartışması Homo sapiens'in neonderthal
topluluğuyla çatışmasıyla ilgili olabilir.

Sn. mderin,

"Bendeniz, kimliği 'Müslüman' olan bir
arkadaşınızım.
Gündelik hayatınızda görüp eleştirdiğiniz ( haklı
olarak) "müslümanların" davranışları, İslamın
öğretisi değildir ! Bir "kültür melezi" haline
getirilen toplumun, aidiyet sorgulaması bir başka
tartışma konusudur, elbette. Yine de bütün
içtenliğimle, kulakdan dolma bilgilerin sizi
yanıltabileceğini vurgulamak isterim. Belki ileride,
" İnsanlık tarihinin en büyük devrimcisi! Hz.
Muhammed ( O'na Selam olsun )" başlıklı bir konu
açar, bazı şeyleri daha kapsamlı tartışabiliriz."
demişsiniz..

Olayda aidiyet gibi bir saptama olduğu zaman, zaten
inançların çekiciliğini kabul etmiş oluyorsunuz.
Herhangi bir aidiyet, zaten içgüdüsel sürü
mantığının ve lider kabullenmesinin, gelişmiş
insanda ise psikolojik açmazların neden olduğu
düşünsel, toplumsal dogmatizmin bir sonucudur.

Sn mderin,

"Yada benden başka hiç bir arkadaş yapmak
istediğinizi anlamadı mı?!" demişsiniz.

Bence çok kişi anladı da anlamamazlıktan geldi..
__________________
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka!
Bir ışık daha var, ışıklardan başka.
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka.

memetmex Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-10-06 11:24 .
memetmex is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-10-06, 11:30  #10
memetmex
 
memetmex'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 340

Sn. salah;

Arada bir paranoyaya kapılıp ütopik komplo teorileri ürettiğimizde gerçeğin tam ortasında olduğumuzu görmezmiyiz zaten...
__________________
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka!
Bir ışık daha var, ışıklardan başka.
Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey daha var bütün yapıtlardan başka.
memetmex is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:53.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz