Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

2. Geleneksel Yaziyaz Amator Şiir Yarışması



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Şiirleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Ondört Ekim / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Şiir denemeleriniz...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski13-10-06, 21:49  #1
9mm Parabellum
 
9mm Parabellum'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,044
Ondört Ekim



Sen gittin ve tekrar bana kaldı ufkum,
Dağılan bulutlar ve batan yıldızlar içinde.
Bir yanım sorar bana: "Söyle, neden unuttun?"
Aklımı bulurum sarı cübbe içinde,
Akıl burada ama, söyleyin kara bulutlar, yürek nerede?

Vicdanım oradan yoklar soğuk bedenimi:
"Ruhunu mu kaybettn, neden böyle soğuksun?"
Görüyorken kendimi buzlu aynalar önünde,
"Bıktım!" derim, "Ey vicdan, defol, bırak beni,
"Biliyorum çalan sensin, aynalarda kalbimi..."

Yanık ellerini çeker vicdan, vedalaşırım melekle,
Beni bulur tekrar, gecelerimdeki şeytan,
"Bak." der, "Henüz gitmedim, seni gördüm, döndüm de;
"Unutacak yer mi yoktu, bırakacak kalbini;
"Sığ göllerdeki sergüzeştler içinde.."

Sergüzeştler içinde Ekimden hikayeler,
Hep böyle soluk mudur sonbahar, yaprak yaprak,
Hep böyle kara mıdır Ekimler, hep..
Eylül artığı günlerden mürekkep;
Soluğumu keser, anılarıyla boynuma dolanarak...

Şeytanımla dolaştım, göller dibinde gölleri,
Ondörtler vurur, oynak, kavisli suya,
Saparak düş dünyamın sergüzeşt limanlarına;
Sorarım kendime, kalbimin boş yerini yoklayarak,
Ekimde;
"Kaderin midir buralarda ayın ondördünde dolaşmak?.."

Ay, mehtap, kamer, ne dersem diyeyim; işte, orada,
Sözlerimle de gizlesem, gitmeyecek.
Aksi gibi çıkar ismi bulutlara
Yağmurlar yağar üzerime, ıslanırım,
Kalbim ıslanır karşımda: Kuruyacak, fakat buruşacak...

"Neredeydin?" derim, "Akıl bile sarardı seni aramaktan,
"Hastalıklı artık o, izi kaldı gecelerin."
"Suç benim mi?", der kalbim, kanayarak;
"Utanmadın mı beni o gülün dikenine bırakmaktan,
"Hatırlamaktan mecnunum, bir de yaralarımı sarmaktan..."

Artık ne ondörtler gelecek, ne de yaprak dökümü,
Vicdan bile üstümden ellerini çekecek; kalbimi gömdüm de;
Ne yürk göreceğim, ne ay ne de şeytan,
Her şey ekimle gelecek,
Yemin olsun ki, ekinlerde bitecek...

Bir elim kan, diğeriyse topraktan...
__________________
SAYGILAR
------------
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK)

9mm Parabellum Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-06-07 15:00 .
9mm Parabellum is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-10-06, 13:50  #2
9mm Parabellum
 
9mm Parabellum'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,044
Adımlar Atacaksın...

Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...
Solgunluğa gömülmüş yığınlar arasından,
Hayaletler yoklayacak ısınan bedenini,
Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...

Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...
Kasların ısınacak, bedenin yorulacak,
Işıklar kayacak dört bir tarafından,
Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...

Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...
Bir dilber el edecek perdeler arasından,
Şehir kırıntıları vücudunu yıkayacak,
Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...

Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...
Yeryüzü, her ümitsizi sen sanacak,
Son turunu atıyorsun, yolun topraktan;
Adımlar atacaksın, arkana bakmadan...
----------------------------------------------------------------
__________________
SAYGILAR
------------
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK)

9mm Parabellum Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-06-07 14:54 .
9mm Parabellum is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-12-06, 17:13  #3
9mm Parabellum
 
9mm Parabellum'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,044

Çitlembik

Hep gidilecek yine o ağaç altına
Çocukken de gidiyecek, büyüyünce de
Ağaç büyüsede gideceksin, kökleri çürüse de
İyisimi sen şimdi git, bekletme ağacı bastona
Hep gittiğin gibi hani, çalılı yoldan çık tepeye
Ne tepe kısalır, ne çalı azalır
Ben bilirim, Çünküm oralar benden sorulur
Ben değil miydim akşamları kafa çeken orada
Gün ağarınca tövbe eden
Ben, Ben değil miydim
Yarı pak, yarı pis oldu ömrüm
Arasata çıkacak ömrümün sonu
O halde öldüm, arasattayım işte
Bir elimde su, bir elimde kadehim
Belki tepe üstünde değilim
Tepe benim üstümde
Bırak, gönül yorgunluğu tepelensin üstüme
Yat, kalk, dahi sat dünyayı ki sen de ölmedesin
Tepelenmesin başına kuruntu, tepelenmesin
Sonunda, eninde sonunda sen de bir perdesin
Varsın toprak seni örtmeye gelsin
Sen toprağa git, toprak seni beğensin
Baharda git, sonbaharda git
Ağaç seni sevsin
Kendi böğrüne, kendi kazısın senin ismini
Baktığında ışısın, çekildiğinde gölgelensin
Dendi ya, toprak seni beğensin
Çünkü suyu emen de o, ağacı yetiştiren de
Gafillik etme
Toprağı sev ki, ağacın yeşersin
Ağacın yeşersin ki, gönlüne su gelsin
Gönlün suda şenlensin ki -hey!- meyven yetişsin
Meyven yetişsin ki, yiyesin
Yine şenlendin, çünkü insansın, çok yersin
Ne deniz kodun yerde ne nehir, artık nasıl arınır, çimersin
Gerisini getirmek zor...
Eh, koyver gerisini
Çocukluğumdaki gibi ağaç altına çök
Açmadıysan azığını aç
Çekmediysen bir of çek
Of, dağlar debelensin
Ye, vur soğana, varsa yarım ufağın, aç
Çek ki kafayı, gözlerin buğulansın
Bir yaramaz aklın var, o da sözde kalsın
Yak bir cigara, az daha zehirlen
Zehir anıldı mı beni an, malum sen de bendensin
Ama kellen dumanlı, ben deyim ki pişman ol
Utan aklını teslim ettiğin sudan
Tövben kabul olunsun, kolayından

Çıkardık tepeye ağaç altına
Sen bir of çekerdin
Ben bir türkü tuttururdum
Sen açardın ben koyardım
Kurulurdu soframız
Eserdi rüzgar arkamdan, keyiflenirdim
İlk günkü gibi kovaardın beni
Babamın seni kovaladığı gibi
Koşsak ne yazar, tutunduğumuz ağaç değil mi
Tabutumuz da çitlembikten olsun
Boşver derdini çitlembik yiyesin
Yiyesin, içesin, yiyesin

Kardaş bu çarpık deryada ne çitlembik var, ne tepe
Beni dinle, şehre gelmeyesin
Seni sarhoş gördü diye döven baban da yok
Ne lezzeti kaldı işin, ne diye içesin
Biz de mecburiyetten içiyoruz be can
Yoktur bardağa sözümüz
Lakin eritir bizi bizde özümüz
Çanak tutar, takılır ona gözümüz
İki mermi yemiş gibi tutuşur böğrümüz
Tüm dertlere karşı çekilir süngümüz
Orman yutmuş gibi alev alev
Karışır, biter mezelerde ömrümüz
İki dirhem bir çekirdek gidiyorum daireye, işe
Çift tekme yemiş enik gibi çıkartıyorlar daireden, işten
Ne geldiyse başıma bu bürokrat kardeşten
Sözünden oldu, özünden oldu, bezinden, közünden oldu
Acımadı karıma, kızıma, gençliğime
Bir cigara içimlik ateş isteme kalleş bürokrat kardeşten
Her yükselen memur bürokrat olmaz, bunu da bilesin
Namus yürütmez seni mermer üstünden

Söz bitti, göz buğulu, mürekkep soldu solacak
Soluk mürekkep sanki dilimden konuşacak
Anlayacağın şu kardaş; çık tepeye ağaç altına
Yoksa tüm uktelerim ebedi ukte kalacak
__________________
SAYGILAR
------------
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK)
9mm Parabellum is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-06-07, 14:54  #4
9mm Parabellum
 
9mm Parabellum'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,044
Kalemkeş...

KALEMKEŞ

Adam sendecisin, bilirim
Kalemim, ab gördün mü bilemem
Destler destinde aran dur bakalım
Hangi gündönümünde bitecek hengamen
Kaç çattan geçtiysem yanımdaydın
Satır ataşem, gürgenim, damadım
Bembeyaz sayfalara nikahını kıydım
Mafsallarına mürekkebimin teni dokunmadan
Belki de bir musikişinas olacaktın
Fanatik kürdanlarımdan haberdar olmadan
Kaynarca başlarında saplanacaktın
Bir hakanın gözüne yanaşmadan
Fırat gibi olup Bafa’ya dalacaktın
Çevreni saracak beni bulamadan
Şükretmeli seni bulduğuna bu el, bilirim
Muhacir kelimelerimi bağrına bastın
Devşirme kelimelerime tek seda etmedin
Saçak saçakken ebemkuşağı
Ağmaların altında konakladın
Ve bir başka hale büründü alkım
Yeddim tüm güzelliğini kapaniçeme dünyanın
Dülger idim yamamaya çatımı
Sen aktar oldun, aromaladın dünyamı
Bir şükür duyarsan eğer
Adres başka, adres başkadır
Ve unutma sakın tamsağı

Her şükür musikişinas doğacaktır
--------

Mavzer
__________________
SAYGILAR
------------
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK)
9mm Parabellum is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye'de bilim adamı neden zor yetişiyor. Türesin İnsan Bilimleri 183 20-11-07 14:45
Yazıyaz-dergi Ekim Sayısı... melnur Etkinlikler Arşiv 1 06-10-06 17:29


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 22:21.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz