"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Dopdoğru Yazımlar / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Edebi tartışmaların ve kitap tanıtımlarının yer aldığı bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 93
| TDK'ye sadık kalmak istemiyorum. Kelimelerin doğru yazımları hususunda bazı kelimelerdeki a, e, i, u harflerinin üzerine konan inceltme işaretinin ve kimi kelimelerde karşılaşılan kesme işaretinin (örneğin kati'yen) kaldırılması fikrini doğru bulmayanlar için bir imla/yazım kılavuzunun olup olmadığını merak ediyorum. Batı dillerinden geçen kelimelerdeki inceltme işaretlerini kaldırınca, yazıldığı gibi okunma konusunda pek sıkıntı olmuyor ama Arapça ve Farsçadan geçen kelimelerde önemli bir sıkıntı bu. Elde bir referans da olmayınca, kafaya göre, muhatap yerine muhâtap, vuku yerine vukû yazmak olmuyor - "muhatap" ve "vuku" yazımları, kelimelerin TDK'nin internet sitesindeki hâlleri ve "muhâtap" ve "vukû" yazımları, dopdoğru olduğunu düşündüğüm hâlleri. Sözgelimi nispi kelimesi. Sanıyorum eskiden "nısbî" şeklinde yazılıyordu. TDK'de (nispi:) şeklinde bir parantez düşülmüş (nispî, nisbî, nıspî yazımları da kabul edilebilir, tamam). Burada, parantezin içindeki iki nokta, sondaki i harfinin uzatılması gerektiğini söylüyor olabilir nitekim diğer birçok kelimede de benzer şekilde kullanılmıştır. O hâlde, TDK'deki parantezlerin içine bakarak, iki noktanın yerine uygun şekilde inceltme işaretini kullanarak dopdoğru yazım işini halledebiliriz; plan, plak gibi, Arapça veya Farsça kökenli olmayan kelimeler için zaten parantez içindeki kısım, kelimenin inceltme işaretiyle yazımından ibaret. Bir diğer mesele, halletmek gibi, kökü yabancı olup Türkçe ek almış kelimelerin yazımı ki TDK'de kelimenin kökünün yazımına bakarak bunu da aşmak mümkün. Son olarak, yazı boyunca inceltme işareti olarak andığım düzeltme işareti ile ilgili TDK'de yer alan açıklamayı aktarmak istiyorum. Düzeltme işaretinin kullanılacağı yerler aşağıda gösterilmiştir: 1. Yazılışları bir, anlamları ve okunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine konur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı), âdet (gelenek, alışkanlık); alem (bayrak), âlem (dünya, evren); alim (her şeyi bilen), âlim (bilgin); aşık (eklem kemiği), âşık (vurgun, tutkun); hakim (hikmet sahibi), hâkim (yargıç); hal (pazar yeri), hâl (durum, vaziyet); hala (babanın kız kardeşi), hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu). UYARI: Katil (< katl = öldürme) ve kadir (< kadr = değer) kelimeleriyle karışma olasılığı olduğu hâlde katil (ka:til = öldüren) ve kadir (< ka:dir = güçlü) kelimelerinin düzeltme işareti konmadan yazılması yaygınlaşmıştır. 2. Arapça ve Farsçadan dilimize giren birtakım kelime ve eklerle özel adlarda bulunan ince g, k ünsüzlerinden sonra gelen a ve u ünlüleri üzerine konur: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân, mezkûr, sükûn, sükût. Kişi ve yer adlarında ince l ünsüzünden sonra gelen a ve u ünlüleri de düzeltme işareti ile yazılır: Halûk, Lâle, Nalân; Balâ, Elâzığ, İslâhiye, Lâdik, Lâpseki. 3. Nispet i'sinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır. Böylece (Türk) askeri ve askerî (okul), (İslam) dini ve dinî (bilgiler), (fizik) ilmi ve ilmî (tartışmalar), (Atatürk'ün) resmi ve resmî (kuruluşlar) gibi anlamları farklı kelimelerin karıştırılması da önlenmiş olur. Nispet i'si alan kelimelere Türkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: millîleştirmek, millîlik, resmîleştirmek, resmîlik. __________________
Bilinmeyen bir güç bizi kendine çekiyor. Dünya'dan çok uzaklaştık. Göstergeler çalışmıyor. Can Pekmez Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-10-06 12:38 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|