| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Mona Rosa/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Kayıtlı Okur
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 79
| MONA ROSA Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister. Ah senin yüzünden kana batacak. Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Ulur aya karşı kirli çakallar, Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa. Mona Rosa bugün bende bir hal var. Yağmur iri iri düşer toprağa, Ulur aya karşı kirli çakallar. Açma pencereni perdeleri çek, Mona Rosa seni görmemeliyim. Bir bakışın ölmem için yetecek. Anla Mona Rosa ben bir deliyim. Açma pencereni perdeleri çek. Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi, Bende çıkar güneş aydınlığına. Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi. Seni hatırlatır her zaman bana. Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi. Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, Işıksız ruhumu sallar da durur. Zambaklar en ıssız yerlerde açar. Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi. Ellerinden belli olur bir kadın, Denizin dibinde geziyor gibi. Ellerin, ellerin ve parmakların. Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana, Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar. Zaman ne de çabuk geçiyor Mona. Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine. Kiminin rengi ak kiminin sarı. Ah beni vursalar bir kuş yerine. Akşamları gelir incir kuşları. Ki ben Mona Rosa bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında. Hayatla doldurur bu boş yelkeni. O masum bakışların su kenarında. Ki ben Mona Rosa bulurum seni. Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. Henüz dinlemedin benden türküler. Benim aşkım uymaz öyle her saza. En güzel şarkıyı bir kurşun söyler. Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. Artık inan bana muhacir kızı, Dinle ve kabul et itirafımı. Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı Alev alev sardı her tarafımı. Artık inan bana muhacir kızı. Yağmurdan sonra büyürmüş başak, Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış. Yağmurdan sonra büyürmüş başak. Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kuş tüyüne. Bir tüy ki can verir gülümsesen, Bir tüy ki kapalı geceye güne. Altın bilezikler o kokulu ten. Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister, Ah senin yüzünden kana batacak. Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. Sezai KARAKOÇ BU ŞİİR HAKKINDA Şair Bu şiiri sevdiği bir kıza yazmış kıtaların ilk mısralarındaki baş harflerini okursanız kim olduğunuda bulursunuz... sezai karakoç bir kıza aşık olur,ama bunu ne o kıza ne de başka birine anlatabilir.kız bi şeylerin farkındadır ama emin değildir.en yakın arkadaşı sezai karakoç'un şiire olan merakını biliyordur ve bir davete katılması için ısrar eder.o da kıramaz ve katılır.programı sunan da o arkadaşıdır.gecenin sonuna doğru söze başlayan arkadaşı,aralarında da güzel şiirler yazan birinin olduğunu söyler ve sezai karakoç'u sahneye davet eder.sıkıla sıkıla çıkar karakoç ve mona rozayı okumaya başlar.kız da ordadır ve nişanlanmıştır.emindir artık emin olamadıklarından.bakışırlar bir süre,sonra karakoç daha fazla dayanamaz ve koşarak sahneyi terkeder.kız arkasından koşar hemen.yetişir karakoç'a.parmağındaki yüzüğü göstererek der ki; "bir tek sözüne bakar,çıkarıp atarım".sezai karakoç da "artık senin aşkın benimkine yetişemez" der. o gece kız intihar eder ... http://www.ihvan-forum.com/showthread.php?t=794 swhar Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-10-06 19:09 . |
|
| #2 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Bu hikayenin çok çeşitli versiyonları bir şehir efsanesi gibi dilden dile dolaşmaktadır. O kadar çelişkili hikayeler anlatılmakta ki. Üstad'ın kendisinden aslını duymadıktan sonra içinde gerçeği ve yanlışı bir arada barındıran bu hikaylere tam anlamıyla itibar etmemeyi tercih ediyorum. Benim bilgime göre kesin olan sadece kız'ın ismi ve Üstad'ın ömrünü bekar olarak tamamlmakta olduğudur. |
|
| #3 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Şiiirin tamamı için şağıdaki linkleri tıklayınız. http://www.yaziyaz.com/forum/post22510-599.html http://www.yaziyaz.com/forum/post22511-600.html http://www.yaziyaz.com/forum/post22512-601.html http://www.yaziyaz.com/forum/post22513-602.html |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208
| 1980li yıllardı. 'Mavera'nın yayınlanamadığı aylar. Bilenler bilir, mavera dergisi bir edebiyat okulu idi. Ekol'dü. Arkasında cemaatler, holdingler olmadığı için, bazen yayınına ara vermek zorunda kalırdı. Derginin yayınlanmadığı bir dönemde, bir grup arkadaş üstad'ı ziyarete gittik. Sohbetin dergi faslı kısa sürdü. Üstad cebindeki parayı çıkarıp, "alın çıkarın dergiyi!" deyince, konu kapandı. Sohbet devam etti tabi. Arkadaşlardan biri, şiirleri hakkında sorular sorunca, üstad aynen şöyle dedi; "Şiirin tefsiri olmaz oğlum! Anlamayana tercümede edilmez! Sen şimdi şiir kesmedi bir de hikayesini mi yaz diyorsun?!" Şimdi sorsanız zannediyorum aynı şeyleri söyleyecektir. Muhabbetle.... |
|
| #5 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Sayın mderin, mavera'dan mısınız, yoksa alıntı mı yaptınız. Üstaddan bir hazır cevap da ben anlatayım. 90'ların başı herhalde, bir üniversite öğrencisi, üstad'ı ziyarete gider. Muhtemleen büro yada benzeri bir yere. Üstad'a "hocam sizi ziyarte geldik?" der. Üstad. "Niye ben türbe miyim?" der. Tabi genç bozulur. bunu farkeden Sezai Karakoç gönlünü almaya çalışır. hancı Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 02-11-06 22:13 . |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208
| Evet, sayın hancı, ben de o ekolden geliyorum. Anlattığım olayın içinde idim. Büro dediğiniz yer, Cağaloğlunda, eski han odası idi. Biz de üstadı orada ziyaret ederdik. Görüşmek üzere..Muhabbetle. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,038
| en beğendiğim şiirlerden biri __________________
SAYGILAR ------------ Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK) |
|
| #8 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 17
| Bu şiirin hikayesi hakkında anlatılanlara tezat oluşturan bir yazı yazmış Ahmet Hakan köşesinde. Bakmanızı tavsiye ederim http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...rid=131&gid=61 |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevgi ve aşk üzerine beğendiğim şiirler | petricli | Ustalardan Seçkiler | 667 | 12-01-08 14:24 |
| Mona Lisa | il_bilge | Arşiv | 6 | 27-09-06 22:57 |