| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Anneler babalardan daha mı fedakar?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 535
| Anneler babalardan daha mı fedakar? çevremde gördüğüm tanıdığım ailelere göre yorum yapıyorum...eşlerin boşanma durumunda anneler daha fedakar ve çocuklarına daha bağlı.annenin vefatı durumunda babaların çocuklarına hem annelik hem babalık yaptığını göremedim henüz böyle bir olaya tanık olamadım ama babanın vefatı durumunda anne çocuklarına hem annelik hem babalık yapabiliyor.aileyi bir arada tutabiliyor.heralde boşuna dememişler yuvayı dişi kuş yapar diye... neden böyle peki bu genetik bir yapımı yoksa?gerçekten toplumumuzda anneler babalardan daha mı fedakar?yorumlarınızı bekliyorum __________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider... |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 656
| Bence anneler babalardan daha fedakar tabi ki herkes için böyle diyemeyiz ama bir genelleme yapıldığında sonuc bu olur.Aslında İnsanın kişiliğine bağlıdır birazda şuan dünyada ya da en azından bizim dünyamızda erkek egemen bir yapı var ayrıca yaratılış gereği erkeklerin bu konuda bi adım geride yaratıldığına inanıyorum.Yani kadınların şevkat,fedakarlık,vicdan duygularının daha fazla olduğunu düşünüyorum.Bu arada geçenlerde bir anket vardı "Anne tarafına mı yoksa baba tarafına mı daha yakınsınız diye" en son baktığımda oyların çoğunluğu anne tarafı demişti bencede öyle çünkü çocukların babalarıyla birseyler paylasmaları daha zordur.Bizden önceki kuşaktan gelen birşey bu tabi ki o zmanlar kadar katı değil ve gelecek kuşaklarda olacağı gibi daha samimi değildir ama hala daha coğu ailede baba çalısan eve ekmek getiren kimsedir ve onunla cok fazla yakınlasmaya imkan bulunamaz.Zaten onlarda ailelerinden böyle gördükleri için yaşı kaç olursa olsun evlatlarını ne kadar sevdiklerini göstermeyi istemezler. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 143
| Kadın önce eş sonra anne.Kadın daha evcimen daha duygusal ve fedakar.Yapıcı ve sahiplenici yapıya sahip olan kadınlarımız.Erkeklerin yapısında olan o uzaklık malesef ne kadar istesede erkekler duygularını tam manasıyla karşı tarafa yansıtamaz.Çevremize baktığımızda Eşlerini kaybetmelerine ragmen eşlerine sadakatini devam ettiren yuvasını sahip çıkan çocuklarına hem anne baba olan kadınlarımız.Erkekler bu konuda malesef kadınlar kadar fedakar olmuyor çünkü onlar için yaşam malesef yalnız olmak zor.Onlara hak veriyorum ev işi yapamazlar.Çocuklarına anne şevkati gibi yaklaşamaz ve bakamaz hayatlarında mutlaka bir kadın olmalı diye düşünüyorum.Düşüncelerim bundan ibaret tşk ler __________________
SaY kİ yOkSuN vArMıŞsıN giBi mUtLu oL... |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 535
| ANNE MERHAMETİ “Bebeğimi görebilir miyim?” dedi yeni anne. Bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıkla adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor, hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı.Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu... Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; ağlayarak: “Büyük bir çocuk bana ucube dedi...” Küçük çocuk bu üzüntüyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona: “Genç insanların arasına karışmalısın” diyordu. Ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü; “Hiçbir şey yapılamaz mı?” diye sordu. Doktor: "Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir" dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası: "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır" dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan olmuştu. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu: "Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım...” Babası: “Bir şey yapabileceğini sanmıyorum" dedi. "Fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil...” Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu. "Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu" diye fısıldadı babası "..ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?... bu hikayeyi okuyunca çok dugulanmıştım sizlerle paylaşmak istedim. __________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider... |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 535
| Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı; Çimleri biçtiğim için 5 dolar Odamı temizlediğim için 1 dolar Alışverişe gittiğim için 50 sent Küçük kardeşime baktığım için 25 sent Çöpü attığım için 1 dolar İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar --------------------------- Toplam borç 14 dolar, 75 sent Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı; Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü... Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu. Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi ve kalemi alarak bu kağıda "HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı __________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider... |
|
| #6 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 404
| Genellikle öyle...Ama bazen anneme yalvarsam da başaramadığım konularda babama bir kere 'babacığım' demem işe yarıyor.Bu da babaların gözünde kız çocuklarının ayrıcalığı tabiki.. |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 428
| Alıntı:
![]() __________________
bir anka kuşu gibi anne ...bir anka kuşu gibi kendimi külümden yarattım... | |
|
| #8 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 16
| Genetik ve hormonal olarak anneler daha duygusal, annelik iç güdüsü de çok ayrı birşey, babalarda da koruyuculuk ön planda, onlar da sevgiyle yaklaşır. İkisinin de yeri ayrı bence, anne-baba olmak büyük sorumluluk, geleceğe yeni bir iyi bir nesil hazırlamak zor iş. Anneler bazı konularda daha anlayışlı olduğu için, çoğu kişi anneleriyle özel konularını paylaşırlar. Babalar en son duyar ![]() __________________
Her köşesinden bakın hayata, çünkü hayat; bazen bir kelebek olmak uğruna, o kadar kısadır ipek kozasında... |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,240
| Alıntı:
Oedipus kompleksine göre erkek çocuklar anneye, kız çocuklar babaya düşkün olurlar. Freudian olarak ele alırsak karşı cins denklemi ve kendi cinsiyetini oluşturma evrelerinde en çok görülen olay bu.. Annelerin daha fedakar olmaları genetik olarak da açıklanabilir: "Hormon uzmanlarının çalışmaları sonucu, beyinde salgılanan "oksitosin" (oxytocin) adlı sevgi hormonunun, doğum sürecinde büyük rol oynadığı ortaya çıktı. Beynin duygu merkezini, dolayısıyla insanın davranış ve ruh halini etkileyen bu hormon, doğumdan hemen sonra yaşanan o çok hassas saatlerde önemli bir işlev görüyor. ... Yaşanan deneyimler, insanların da ilk temastan sonra yavrusundan asla kopamadığını gösteriyor. Doğumdan önce çocuğunu evlatlık vermek üzere anlaşma yapanlar, kiralık anne olmayı kabul edenler, doğumdan sonra çocuklarını vermeye asla yanaşmıyorlar." Bu oxytocin hormonu nedeniyle anne ile yavrusu/çocuğu arasında koparılması imkansız bağlar oluşuyor. Hormonal düzeyde olduğundan bir annenin çocuğa bağlılığını başka tür bir sevgiyle karşılaştıramamanın sebebi bu şekilde bilimsel bir olaydır. "TORONTO Üniversitesi’nden Alison Fleming, annelerin hamilelik döneminden itibaren beş duyularının hassasiyetlerinde artış olduğunu ortaya koydu. Anneler bu sayede küçük bebeklerinin kokularını ve seslerini ayırd edebilir hale geliyorlar. Fleming’e göre anneler doğum sonrası yüksek seviyedeki ‘cortisol’ hormonu sayesinde bebeklerinin kokularına daha fazla dikkat kesildikleri gibi, onların ağlama seslerini de daha duyarlı oluyorlar." Bu cortisol hormonu sadece annelerde işe yarayan bir hormon haline gelmekte. Aslında bu hormon depresyona kadar götürebilen bir hormon. Yani stresin insana getirdiği yıkıcı etkisi olan bir hormon. Ama annede işe yarıyor. Alıntılar:1. http://www.sagliksayfam.com/genel/annelik-hormonu.html 2. http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1788 | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Darwin & Evrim Teorisi | melnur | Doğa Bilimleri | 874 | 13-07-08 02:30 |
| Kapitalizm nedir ? | adil | Siyasi İdeolojiler | 132 | 12-01-08 22:26 |
| Biliyor muydunuz ? | ugurozaltn | Arşiv | 5 | 25-12-06 23:54 |
| Dönüşü Olmayan Gemi | ibra | Doğa Bilimleri | 13 | 03-01-06 02:38 |
| Demokrasi buysa!... | cemildenk | Türkiye Siyaseti | 11 | 12-12-05 14:53 |