Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Anneler babalardan daha mı fedakar?

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski31-10-06, 15:08  #1
yinyang
 
yinyang'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 535
Anneler babalardan daha mı fedakar?



çevremde gördüğüm tanıdığım ailelere göre yorum yapıyorum...eşlerin boşanma durumunda anneler daha fedakar ve çocuklarına daha bağlı.annenin vefatı durumunda babaların çocuklarına hem annelik hem babalık yaptığını göremedim henüz böyle bir olaya tanık olamadım ama babanın vefatı durumunda anne çocuklarına hem annelik hem babalık yapabiliyor.aileyi bir arada tutabiliyor.heralde boşuna dememişler yuvayı dişi kuş yapar diye...

neden böyle peki bu genetik bir yapımı yoksa?gerçekten toplumumuzda anneler babalardan daha mı fedakar?yorumlarınızı bekliyorum
__________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider...
yinyang is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski31-10-06, 16:50  #2
ursulamel
 
ursulamel'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 656

Bence anneler babalardan daha fedakar tabi ki herkes için böyle diyemeyiz ama bir genelleme yapıldığında sonuc bu olur.Aslında İnsanın kişiliğine bağlıdır birazda şuan dünyada ya da en azından bizim dünyamızda erkek egemen bir yapı var ayrıca yaratılış gereği erkeklerin bu konuda bi adım geride yaratıldığına inanıyorum.Yani kadınların şevkat,fedakarlık,vicdan duygularının daha fazla olduğunu düşünüyorum.Bu arada geçenlerde bir anket vardı "Anne tarafına mı yoksa baba tarafına mı daha yakınsınız diye" en son baktığımda oyların çoğunluğu anne tarafı demişti bencede öyle çünkü çocukların babalarıyla birseyler paylasmaları daha zordur.Bizden önceki kuşaktan gelen birşey bu tabi ki o zmanlar kadar katı değil ve gelecek kuşaklarda olacağı gibi daha samimi değildir ama hala daha coğu ailede baba çalısan eve ekmek getiren kimsedir ve onunla cok fazla yakınlasmaya imkan bulunamaz.Zaten onlarda ailelerinden böyle gördükleri için yaşı kaç olursa olsun evlatlarını ne kadar sevdiklerini göstermeyi istemezler.
ursulamel is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski31-10-06, 18:57  #3
pernetya
 
pernetya'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 143

Kadın önce eş sonra anne.Kadın daha evcimen daha duygusal ve fedakar.Yapıcı ve sahiplenici yapıya sahip olan kadınlarımız.Erkeklerin yapısında olan o uzaklık malesef ne kadar istesede erkekler duygularını tam manasıyla karşı tarafa yansıtamaz.Çevremize baktığımızda Eşlerini kaybetmelerine ragmen eşlerine sadakatini devam ettiren yuvasını sahip çıkan çocuklarına hem anne baba olan kadınlarımız.Erkekler bu konuda malesef kadınlar kadar fedakar olmuyor çünkü onlar için yaşam malesef yalnız olmak zor.Onlara hak veriyorum ev işi yapamazlar.Çocuklarına anne şevkati gibi yaklaşamaz ve bakamaz hayatlarında mutlaka bir kadın olmalı diye düşünüyorum.Düşüncelerim bundan ibaret tşk ler
__________________
SaY kİ yOkSuN vArMıŞsıN giBi mUtLu oL...
pernetya is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski01-11-06, 13:21  #4
yinyang
 
yinyang'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 535

ANNE MERHAMETİ
“Bebeğimi görebilir miyim?” dedi yeni anne. Bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıkla adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor, hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı.
Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu... Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; ağlayarak:
“Büyük bir çocuk bana ucube dedi...”
Küçük çocuk bu üzüntüyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona:
“Genç insanların arasına karışmalısın” diyordu.
Ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu.
Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü;
“Hiçbir şey yapılamaz mı?” diye sordu.

Doktor:
"Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir" dedi.
Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası:
"Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır" dedi.
Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan olmuştu. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu:
"Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım...”
Babası:
“Bir şey yapabileceğini sanmıyorum" dedi. "Fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil...”
Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.
"Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu" diye fısıldadı babası "..ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?...

bu hikayeyi okuyunca çok dugulanmıştım sizlerle paylaşmak istedim.


__________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider...
yinyang is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski01-11-06, 13:33  #5
yinyang
 
yinyang'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 535


Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

Çimleri biçtiğim için 5 dolar
Odamı temizlediğim için 1 dolar
Alışverişe gittiğim için 50 sent
Küçük kardeşime baktığım için 25 sent
Çöpü attığım için 1 dolar
İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar
Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar
---------------------------
Toplam borç 14 dolar, 75 sent

Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı
ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA
Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım,
senin için dua ettim BEDAVA
Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA
Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA
Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım
giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM

ve bunların hepsini topladığın zaman
gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün,
bedavadır çünkü...

Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.
Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi
ve kalemi alarak bu kağıda

"HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı
__________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider...
yinyang is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski02-11-06, 00:41  #6
noname
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 404

Genellikle öyle...Ama bazen anneme yalvarsam da başaramadığım konularda babama bir kere 'babacığım' demem işe yarıyor.Bu da babaların gözünde kız çocuklarının ayrıcalığı tabiki..
noname is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski02-11-06, 19:30  #7
ankakuşu
 
ankakuşu'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 428

Alıntı:
Sayın noname şöyle demiş:

Genellikle öyle...Ama bazen anneme yalvarsam da başaramadığım konularda babama bir kere 'babacığım' demem işe yarıyor.Bu da babaların gözünde kız çocuklarının ayrıcalığı tabiki..
Kesinlikle öyle....Aynı şeyi ben çok yaparım
__________________
bir anka kuşu gibi anne ...bir anka kuşu gibi kendimi külümden yarattım...
ankakuşu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-11-06, 22:57  #8
foodal
Yazar Adayı
 
foodal'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 16

Genetik ve hormonal olarak anneler daha duygusal, annelik iç güdüsü de çok ayrı birşey, babalarda da koruyuculuk ön planda, onlar da sevgiyle yaklaşır. İkisinin de yeri ayrı bence, anne-baba olmak büyük sorumluluk, geleceğe yeni bir iyi bir nesil hazırlamak zor iş.

Anneler bazı konularda daha anlayışlı olduğu için, çoğu kişi anneleriyle özel konularını paylaşırlar. Babalar en son duyar
__________________
Her köşesinden bakın hayata, çünkü hayat;
bazen bir kelebek olmak uğruna, o kadar kısadır ipek kozasında...
foodal is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-11-06, 11:00  #9
il_bilge
 
il_bilge'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,240

Alıntı:
Sayın noname şöyle demiş:

Genellikle öyle...Ama bazen anneme yalvarsam da başaramadığım konularda babama bir kere 'babacığım' demem işe yarıyor.Bu da babaların gözünde kız çocuklarının ayrıcalığı tabiki..
Electra kompleksi doğrultusunda açıklanabilir bu aslında...

Oedipus kompleksine göre erkek çocuklar anneye, kız çocuklar babaya düşkün olurlar. Freudian olarak ele alırsak karşı cins denklemi ve kendi cinsiyetini oluşturma evrelerinde en çok görülen olay bu..

Annelerin daha fedakar olmaları genetik olarak da açıklanabilir:

"Hormon uzmanlarının çalışmaları sonucu, beyinde salgılanan "oksitosin" (oxytocin) adlı sevgi hormonunun, doğum sürecinde büyük rol oynadığı ortaya çıktı. Beynin duygu merkezini, dolayısıyla insanın davranış ve ruh halini etkileyen bu hormon, doğumdan hemen sonra yaşanan o çok hassas saatlerde önemli bir işlev görüyor.
...
Yaşanan deneyimler, insanların da ilk temastan sonra yavrusundan asla kopamadığını gösteriyor. Doğumdan önce çocuğunu evlatlık vermek üzere anlaşma yapanlar, kiralık anne olmayı kabul edenler, doğumdan sonra çocuklarını vermeye asla yanaşmıyorlar."

Bu oxytocin hormonu nedeniyle anne ile yavrusu/çocuğu arasında koparılması imkansız bağlar oluşuyor. Hormonal düzeyde olduğundan bir annenin çocuğa bağlılığını başka tür bir sevgiyle karşılaştıramamanın sebebi bu şekilde bilimsel bir olaydır.

"TORONTO Üniversitesi’nden Alison Fleming, annelerin hamilelik döneminden itibaren beş duyularının hassasiyetlerinde artış olduğunu ortaya koydu. Anneler bu sayede küçük bebeklerinin kokularını ve seslerini ayırd edebilir hale geliyorlar. Fleming’e göre anneler doğum sonrası yüksek seviyedeki ‘cortisol’ hormonu sayesinde bebeklerinin kokularına daha fazla dikkat kesildikleri gibi, onların ağlama seslerini de daha duyarlı oluyorlar."

Bu cortisol hormonu sadece annelerde işe yarayan bir hormon haline gelmekte. Aslında bu hormon depresyona kadar götürebilen bir hormon. Yani stresin insana getirdiği yıkıcı etkisi olan bir hormon. Ama annede işe yarıyor.




Alıntılar:1. http://www.sagliksayfam.com/genel/annelik-hormonu.html
2. http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=1788
il_bilge is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Darwin & Evrim Teorisi melnur Doğa Bilimleri 874 13-07-08 02:30
Kapitalizm nedir ? adil Siyasi İdeolojiler 132 12-01-08 22:26
Biliyor muydunuz ? ugurozaltn Arşiv 5 25-12-06 23:54
Dönüşü Olmayan Gemi ibra Doğa Bilimleri 13 03-01-06 02:38
Demokrasi buysa!... cemildenk Türkiye Siyaseti 11 12-12-05 14:53


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:40.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz