| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Yerçekimi Kuramı !/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Kurucu Üyesi
Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: MD, ABD
Mesajlar: 863
| ... |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 424
| Benzetmeniz yanlış sayın yamyam. Yerçekimi kanunu diyoruz çünkü görüyoruz fakat nasıl olduğunu açıklayamıyoruz. Tartışılamaz şekilde yerçekimi var. Bu yüzden kanundur. Yada belkide cismin büyüklüğüne göre evrenin bütününden bir itim var. İsmini hatırlayamadığım bir bilim adamının şöyle bir teorisi var. Evren sonsuz değildir diyor, ve bu sonsuz olmayan evreni sınırları olan bir basınç odası olarak görün diyor.Bu basınç odasında maddelerin büyüklüğüne göre uygulanan bir basınç olduğunu anlatıyor. Ancak bu basınç her yönden olduğundan sadece cismin çevresinde belli bir alanda etkilidir , cisimlerden uzak boşlukta ise bu basınç evrenin genişlemesi zannettiğimiz şekilde etkilidir diyor. Binlerce soru işareti bırakan bir teori ama kimbilir. Evrim ise evrimcilerin debelenmelerine rağmen teori statüsünü aşamamıştır ve aşamayacaktırda. Çünkü evrimde yerçekiminin tersine görülen ve kesin olan bir şey yok onun yerine varsayımlarla dolu bol bol açıklama var. Bilimsel bulgular arttıkça ise açıklamalar şekil değiştiriyor, madem yeni bulgu bunu yalanladı öyleyse şöyle olmuş olmalı diye revize ediliyor. |
|
| #3 | |
Bilim ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 942
| Evrim tartışmaları olduğunda, evrim kuramının geçerliliği konusuna örnek vermek için yerçekiminin açıklamasının da bir kuram olduğu söylenir. (Sn.Anibal'ın kulakları çınlasın )Şimdi size bunun nedeninden bahsetmek istiyorum.Standart Model, evrendeki bütün madde ve kuvvetleri tanımlamak için geliştirilen bir modeldir. Standart modele göre iki çeşit parçacık vardır. Elektronlar, protonlar, nötronlar ve kuarklar gibi (konu açısından daha derine inmek gereksiz) madde parçacıkları ve kuvvetleri taşıyan kuvvet taşıyıcı parçacıklar. Kuvvet, cisimlerin hareket durumlarını ya da biçimlerini değiştiren etkiye verilen addır. Bu modele göre her kuvvet, kuvvet taşıyıcı bir parçacık tarafından taşınır. Madde parçacıklarını etkileyen bütün etkileşmeler, kuvvet taşıyıcı parçacıkların yer değiştirmesinden kaynaklanır. Örneğin, mıktanısların birbirlerini itmesi için gereken elektromanyetik etkileşmelerde kuvvet taşıyıcı parçacıklar fotonlardır. Yeryüzündeki maddeleri yeryüzüne bağlayan kuvvet de yerçekimidir. Peki yerçekiminin bir maddeyi kendine çekebilmesi için gerekli olan kuvvet taşıyıcı parçacık nedir? İşte asıl mesele burada başlıyor. Bu parçacık "graviton" olarak adlandırılıyor. Ancak teoride öngörülmesine rağmen henüz keşfedilememiştir. Bir "Yerçekimi" kuvveti olduğunu bildiğimiz ve o etkiyi gözlemleyebildiğimiz halde, bu etkiyi tam olarak açıklayamıyoruz. İşte bu yüzden, evrim tartışmalarında evrimin geçerliliği anlatılırken gayet iyi bir örnek teşkil ediyor... (Hemen hatırlatayım, yerçekiminin parçacık olaylarında etkisi çok azdır. Büyük kütleler olmadığı sürece gözardı edilebilecek kadar zayıf bir kuvvettir. Bu yüzden Standart Modelde yer almaz.) "Yerçekimi : Evet vardır. Biliyoruz, gözlemleyebiliyoruz ama tam olarak açıklayamıyoruz." "Evrim : Evet olduğuna dair yeteri kadar kanıt vardır. Ama tam olarak açıklayamıyoruz." Not: Arkadaşlar malumunuz, "evrim" ifadesinin geçtiği her yerde hemen evrim tartışmaları da başlıyor. Bu yazı evrimi savunmak için değil, evrim tartışmalarında kullanılan bir argümanı açıklamak için yazılmıştır. Lütfen evrim tartışmalarını ilgili başlıklarda yapalım... __________________
GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN DİLBER-İ AHU MU EFDAL, YOKSA YEVM-İ RAMAZAN? YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN, KAZASI YOK DİLBERİN |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 646
| madde parçacıkları ve kuvvetleri taşıyan kuvvet taşıyıcı parçacıklar. sayın yam yam bu kısmı benimiçin biraz açmanız gerekecek, kuvvet taşıyan parçacık kavramı bana biraz anlaşılmaz geldi de... __________________
Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar. F. Kafka |
|
| #5 | ||
Bilim ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 942
| Alıntı:
"Kuvvet, iki parçacık arasındaki itme veya çekmenin varlığını ve güçlülük düzeyini betimliyor. Ancak genellikle, örneğin dünyanın kütlesiyle ayı çektiğini söylenir, fakat bunu nasıl becerdiğinden pek söz edilmez. Onca mesafeyle ayrılmış bulunan bu iki kütlenin birbirini çekmesi, bir bakıma 'uzaktan eylem' niteliği taşır ve çoğu zaman bir sır perdesinin ardında kalır. Keza, benzer elektrik yüklerinin birbirini uzaktan itmesinde veya zıt yüklerin çekmesinde de öyle... Halbuki arada bir, 'etki taşıyıcı' aracının olması gerekir." http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bil...etkilesim.html __________________
GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN DİLBER-İ AHU MU EFDAL, YOKSA YEVM-İ RAMAZAN? YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN, KAZASI YOK DİLBERİN | |
|
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Atom çekirdeğini meydana getiren proton ve nötronlar fermiyen ve bozon denilen daha alt parçacıklardan oluşur. (Daha alt parçacıkları da var.) Bunlardan fermiyen türü parçacıklar maddenin bileşik "özünü" meydana getirirlerken, bozon türü parçacıkların ise kuvvet -güç" taşıyan parçacıklar olduğu sanılmaktadır....Bu parçacıklara da Sn.yamyam'ın belirttiği gibi gravite adı verilmektedir. ( Bu parçacıklar henüz gözlenmemiştir. Gözlenebilmesi için de güneş sistemi büyüklüğünde hızlandırıcılara ihtiyaç vardır.) Konu "atomaltı parçacıklar" topiğinde biraz farklı şekilde tartışılmıştı. http://www.yaziyaz.com/forum/thread1807-3.html |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 93
| Tartışılamaz şekilde yerçekimi var. Bu yüzden kanundur. Bilimde hiçbir şey tartışılamaz, başka bir deyişle mutlak, değildir. Bilim, yarın da her kütlenin birbirini çekeceğini, atacağımız elmanın yere düşeceğini söylemez. Ancak ki şu âna kadar bunun böyle olduğunu ve yerçekimi 'olgusunun' "çok çok sağlam bir teori (kuram)" olduğunu söyler. Evet, yerçekimi olgusunun var olduğu iddiası kontrollü deneylerle desteklenmiştir ve işte, o kanun, yasa diye çağrılır. Evrim ise evrimcilerin debelenmelerine rağmen teori statüsünü aşamamıştır ve aşamayacaktırda. Evrim kuramının geçmişe yönelik açıklamaları elbette ki teori statüsünü aşmamıştır ve aşamayacaktır. Çünkü, hiçbir zaman kontrollü deneylerle doğruluğu teyit edilemeyecektir. Bu gerekli de değildir, bu evrim kuramındaki bir eksiklik değildir. Evrim kuramının geçmişe yönelik açıklamaları, doğası, yapısı itibarıyla yasa olamazlar. ... madem yeni bulgu bunu yalanladı öyleyse şöyle olmuş olmalı diye revize ediliyor. Bilim bu şekilde ilerler. Herhangi bir kuramda da aynısını görmek mümkündür. * * * Kuvvet taşıyıcı parçacıklara da değinmek istiyorum. Şöyle bir düzenek tahayyül edin ki, birisinin elinde bir top olan iki kişi var ve ikisi de, zeminde rahatça hareket edebilecek bir kaykay üzerindeler. Şimdi, elinde top olan kişi diğerine bu topu atsın, topu alır almaz da ikinci kişi birincisine atsın. Her top atma işleminde, topu atan kişi biraz geriye gidecektir. Bu geriye gitme, momentumun korunumu yasasıyla açıklanır ve topun kütlesi ne kadar büyükse -ya da topu atan kişinin kütlesi ne kadar küçükse- geriye gitme de o denli fazla olur. Sürekli birbirine top atan iki kişi de sürekli birbirlerinden uzaklaşacaklardır. İşte, aradaki itme kuvveti, top alış verişi ile sağlandı. Biraz teknik olsa da, topun kütlesinin negatif olduğu muhayyel düzenekte sonucun ne olacağını mülâhaza etmek istiyorum. Topun kütlesi azaldıkça, "geriye gitme"nin de azalacağını söyledik. O hâlde, topun kütlesi negatif olduğunda, "geriye gitme"nin, yerini "ileriye gitme"ye bırakacağını söyleyebiliriz. Bu sonuç matematiksel olarak da böyledir ve momentumun korunumu yasasından kolaylıkla çıkartılabilir. Bu durumda top alış verişi iki kişinin birbirine yaklaşmasına neden olacaktır. Bir sürü top ve bir sürü kişi olduğunu, her birinin sürekli her tarafa doğru top attıklarını tasavvur edip sonuçları hesapladığımızdaysa, istediğimiz modellemeyi elde ederiz. Elektromanyetik etkileşim, güçlü çekildek etkileşimi ve zayıf etkileşim adı verilen prosesler için bu basitleştirilmiş örneğin benzeri açıklamalar yapılmıştır fakat kütleçekim kuvvetinde de olması beklenen top henüz kendini göstermemiştir. __________________
Bilinmeyen bir güç bizi kendine çekiyor. Dünya'dan çok uzaklaştık. Göstergeler çalışmıyor. |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Alıntı:
Haklisiniz evrimciler debeleniyor ama, canla basla. Kanun tanimayan dogmatikler gibi yan gelip yatip, bu böyle dir, su söyledir gibi iskembe-i kübradan atmiyorlar. ![]() Gravitasyon denilen; parcalanan nötron taneciginin kuarklarinin tanimi olsa gerek | |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 424
| Bu konuda arguman öne sürmeye gerek yok, açın bütün kitapları başında kocaman evrim teorisi yazar , yasası değil. Bilimsellikten bahsediyorsanız bir teorinin yanlış olma ihtimalinide içinde barındırdığını kabul etmelisiniz. Yanlış olma ihtimali olmasaydı yasa olurdu , konu bu kadar basit , kelime oyunlarına , heyecanlanıp bilim teori tanımlarına gerek yok. Hele hele bu teoriyi doğru bulmayanı bilimsellikten uzak cahil ilan edemezsiniz, başka bir topicte doktora seviyesi üzerinde 500 bilim adamı ile beraber bu seviyenin altında binlerce bilim adamının evrime karşı olduklarını belirtmiştim. Evet bilim dediğiniz gibi ilerler, trenin ilk zamanlarında da hızının 100 km üzerine çıkması durumunda insanların arkaya yapışacağını sanan bilim adamları vardı, onları şimdi japonyadaki trenlerin içine koymak lazım. Artık ciddi hiçbir bulguya dayanmayan bu teorinizi biraz sorgulayın. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 93
| Yanlış olma ihtimali olmasaydı yasa olurdu... Hayır, yasaların da yanlış olma ihtimâli vardır. Yasa olmanın kıstasları çeşitli bilim felsefecilerince çeşitli şekillerde ifâde edilmiştir. Benim sunduğum kıstas ise basitçe şudur: Bir kuramı yanlışlamak için, kuramın ne dediği ile doğrudan ilişkili olarak yapılmış deneylerde, bütün dış-faktörlerin deney sonucuna etkisi hesap edilmiş, ve kuramda geçen her ibârenin teker teker tasdîki yapılmış ise, kuram yasalaşmıştır denir. Fakat bu, kuramın iddialarının mutlak anlamda doğru olduğunu göstermez. Newton'un yerçekimi teorisi buna örnek olarak gösterilebilir. Her kütle birbirini kütleleriyle doğru, aradaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çeker. Kütle arttıkça çekimin de artması test edilir. Uzaklığın etkisi test edilir. Ve bu testler, deneyin sonucunu etkileyecek bütün diğer faktörler sâbitlenip de yapılır. Ve sonuç olarak testlerin kuramı doğrulaması, iddiların "yerçekimi yasası" olarak anılmasını sağlar. Bundan iki yüz yıl kadar sonra, kuramda küçük bir düzeltme yapılmıştır. Newton'un bulduğu formül tam doğru sonucu vermemektedir ve bu hatâ deneylerle tespit edilmiştir. Sonra, bütün deneyleri açıklayacak bir başka kuram Newtonunkinin yerini almıştır. ... ciddi hiçbir bulguya dayanmayan bu teorinizi biraz sorgulayın. --- Evrim teorisine göre, dünya üzerindeki tüm yaşam formları, ortak bir atadan gelmektedir ve birbiri ile akrabadır. Evrimin en önemli iki kanıtı olarak fosilleri ve “homoloji”yi sayabiliriz. Fosiller, bize günümüz öncesinde yaşamış olan canlı formları hakkında bilgiler verir ve canlılar arasındaki akrabalık derecelerinin tanımlanmasına yardımcı olur. Homoloji ise, ortak kökenlerden gelişen yapıları inceler. --- Alıntının devâmı için: http://www.freewebtown.com/bavacevap/z01.htm __________________
Bilinmeyen bir güç bizi kendine çekiyor. Dünya'dan çok uzaklaştık. Göstergeler çalışmıyor. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Evrim Kuramı ve Bağnazlık | Antioksidan | Doğa Bilimleri | 56 | 20-11-06 21:37 |
| Kuantum Kuramı | melnur | Doğa Bilimleri | 18 | 08-10-06 01:26 |