Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Öykü ve Denemeleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Ezberciler ve yaratıcılar

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski08-11-06, 17:24  #1
xperon
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 23
Ezberciler ve yaratıcılar



Bazı insanların birikimlerinin sadece ezber olduğunu düşünüyorum.
Yine bazı adamları, kadınları göklere çıkarırız. Okumayı çok sever diye. Bu insanlar her şeyi ama gerekli gereksiz her şeyi okur ve ezberlerinde tutarlar. Sonra bunları bülbül gibi şakır dururlar etrafındakilere. Ezberlerinde bir dolu şiir, öykü, sonu gelmez gibi görünen laf kalabalığı. Hafızaları, akıldır. Bilgileri işlevsizdir; yaşam alanı bulmadan kalırlar. Kupkuru işlenmemiş bir bilgiyle kaldıklarından yaratıcılıkları yoktur. Zekide değildirler üstelik. Onlarda zekâ diye tanımladığımız aslında biraz kurnaz oluşları, çalışkanlıklarıdır. Toplumumuz çok sever çalışkan insanları. Kurnazlara diş bileseler de hayrandırlar. Elbette çok çalışmayla insanlar bir yerlere gelirler. Ama asla bulundukları alana bir yenilik, bir değişim getiremezler. Hep aynı şeyi söyler, yaparlar; söylenmişe, yapılana farklı bir şey katmazlar. Değişim ve yeni başlangıç rüzgârları estiremezler. Olanla yetinirler, başkalarının düşünceleriyle beslenir, kendi düşüncelerini oluşturmayı bilmezler.
Örneğin: Sigmund Freud dersiniz bunlara, bu bilim adamı hakkında bir saat konuşurlar. Üzerinde düşünülmüş değil, sadece ezberdir konuşmaları. O bir saatlik konuşmayı bir kitaptan, bir ansiklopediden ya da internetten de öğrenebilirsiniz rahatlıkla.
Bazen bir siyasetçi, bazen bir şair ya da yazar olarak çeşitli kimliklerde gündelik hayatımızda, televizyon kanallarında çok sık karşılaşırız bu tür insanlarla.

Kurnazlık bu ülkede zekâ olarak yutturulur. Hayatı unuturcasına çalışmaksa erdem.

Oysa tembel, haylaz diye tanımladığınız yaratıcı, zeki birinin ilgilendiği konuda size ilginç gelen tespitleri vardır. Ateşleyicidir. Bu tespitler size herhangi bir konuda esin kaynağı olabildiği gibi bir başlangıçta yaptırabilir.

Etrafınıza iyice bakın; çok çalışkan ve kurnaz insanlar göreceksiniz.
Onlara helal olsun der seversiniz.
Ama diğer taraftan tek tük rastladığınız yaratıcı insanlar nedense size uçuk kaçık, inanılmaz, güvenilmez biraz da söz dinlemez görünecektir. Sizleri endişelendirir böyleleri. Edinilmiş bilgilerinizi takmadıkları için sevmezsiniz onları.
Bilinene tutunur, değişimin serüvenini ıskalarsınız.

Bu ülkeye yaratıcı insanlar gereklimidir?
Sanatsal yaratıcılık sadece çalışmayla sağlanabilir mi?
Şiir, roman, hikâye sadece edebiyat birikiminin, çok çalışmanın, ezberin sonucu olabilir mi?
Olabiliyorsa bu tür eserler nasıl eserlerdir?
Edebi değerleri var mıdır? Saygılar.
xperon is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-11-06, 14:54  #2
MeRHaM FoRaL
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 646

sayın xperon, uzun zamandır burada konuşulması gerken bir konuya değinmişsiniz. teşekkür ediyorum.

geniş bir zamanda fikrilerimi bildireceğim saygılarımla
__________________
Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar. F. Kafka
MeRHaM FoRaL is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-11-06, 16:15  #3
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781

Sn. xperon gerçekten çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Bence tüm eğitim anlayışımızın bu soruyla çözümlenmesi gerekir.Sorgulamadan,analiz etmeden her şeyi hop içselleştiriyoruz.Eleştirel düşünme ve araştırmacı ruhumuz eğer varsa bile köreliyor.Sonra lise mezunu bir çok insan bu enkazın altından nasıl çıkacağını düşünüyor.Şu an pek düşünemiyorum.O yüzden ayrıntılı yazamadım.
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-11-06, 20:50  #4
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208
"Kültür, toplumsal hayatın tuvale yansımasıdır. Hayatın her alanının renklerini taşıyan bir resimdir, tablodur kültür. Siz istediğiniz kadar o resme bakıp kızın, eleştirin hayata
katamadığınız değerleri ve renkleri tabloda göremezsiniz. Neden bizim ülkemizden dünya çapında yazarlar, şairler, sanatçılar, bilim adamları çıkmaz? Neden dünya çapında romanlar, hikayeler, öyküler, şiirler yazılmaz?..
Yüz elli bin kelimelik dil hazinesini pervasızca yağmalayıp, beş yüz kelime ile konuşan bir toplumdan yazar, şair, sanatçı çıkacak, hem de dünya çapında olacak öyle mi?"

"Tahribat dil ile başladı. Farklılıklara tahammülü olmayan jakoben anlayış, tek tip insan özlemiyle ezbere dayalı militer bir eğitim programladı. Değişimi başkalaşmak, gelişmeyi taklid sanan, farklılığı ayrılık kabul eden bu sakat anlayış, bunca yılın sonunda sormayan, sorgulamayan, araştırmayan, tartışamayan, üretemeyen, paylaşmayan bencil ve kompleksli bir nesil yetiştirdi. Laboratuar görmeden lise mezunu olanlar, kendilerini ifade edecek cümle kurmakta zorlanırken "Kadeş’i, çiçeklerin döllenmesini, kurbağanın sindirim sistemini" sular seller gibi ezberlediler!............"

Yukarıda ki alıntıları, yazdığım bir makaleden yaptım. Konuyu açan arkadaşımın tespitleri doğru, eleştirileri haklıdır. Ancak hedef birey değil sistem olmalıydı. Yargılanması gereken de sistemdir. Gerçekten 'özgün' olanlar, 'özgür düşünce'yi savunanlar, sistemin "imalat hataları" dır! "Hatalı mamül" lerin akibetini biliyorsunuz?! Akibetimiz hayrola!

mderin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-11-06 20:53 .
mderin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-11-06, 21:24  #5
lamira
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
lamira'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458

Bu hatalı mamul bana Orhan Pamuk'u anımsattı sayın mderin. Konuyu saptırmak istemem ama nedersiniz?
lamira is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-11-06, 23:22  #6
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Orhan Pamuk örneği, bana Vehbi Koç'un bir anısını hatırlattı sayın lamira.

Biliyorsunuz Vehbi koç, ticarete babasıyla birlikte bakkallık yaparak başlamış.Toptancıdan gelen malları yerleştirirken, bakmış kaşar peynirlerine; Hepsi küflü! Müşteriye göstermeden arka tarafa taşımış kaşarları! Babası geldiğinde, durumu anlatmış. Babası gülerek "Kaşarın küflüsü makbulmüş oğlum! Getir hepsini dolaba
yerleştir" demiş.

Vehbi Koç'a göre, kaşarlar "imalat hatasıydı!" Babasına göre, "özenle imal edilmiş orjinal mamül! " Bana sorarsanız, Orhan Pamuk "ezber bozan" bir adam. Orhan Pamuk üzerinden tartışmak konuyu saptırmaz da, sloganlar atılıp, klişeler tekrarlanırsa! İşiniz var demektir! Amman polemiklere yol açacak bir şey söylemeyin!
mderin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-11-06, 23:37  #7
ursulamel
 
ursulamel'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 647

sayın xperon, konu gerçekten çok ilgimi çekti ve yazdıklarınıza katılıyorum.Şiir, roman, hikaye çalışılarak ya da sadece bilgi birikimiyle yapılabilecek şeyler değildir.Sanat disiplinli ve verimli çalışmanın yanında yaratıcılık,yetenek ve inanç gerektirir. Ayrıca ben ezberin oldukça gereksiz olduğunu düşünüyorum.Tabi ki yaşamında bunu kullanabilen ve değer veren insanlar böyle düşünmüyorlardır fakat ben zihnimizi bos ve gereksiz seylerle doldurmak olarak goruyorum.Okullarda bir şiiri topluluğa okumak için ezberlerdik yada hoşumuza giden bir şiiri, kitabın bir bölümünü,hoşumuza giden özlü bir sözü ezberleriz (ki aslında bunlarında temeli etkilenmektir) ama hayatımızın, konustuklarımızın,sınav kağıtlarına yazdıklarımızın,bir şeyi savunurken kurduğumuz cümlelerin ezbere dayanması insanların kendi düşüncelerinin olmaması demektir ve yaşamak düşünmektir..
ursulamel is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-11-06, 07:50  #8
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781

Evet,burada amaç sn. mderinin de dediği gibi sistemi eleştirmek olmalıdır.Biz öyle zihniyetlerin ürünüyüz ki sistemin dışından bakmak son kertede imkansız.Hepimizin kafasına eğitim sistemiyle ve sosyalizasyon süreciyle bu tek tip insan modeli,bu kısa yoldan köşeyi dönen insan modeli,sorgulamayan,varlığından şüphe etmeyen insan modeli öyle bir sızdırıldı sonunda aslında koyundan bir farkımız kalmadığını bile anlamayamadık.Çok basit bir örnek.Biz ritüellere ve törenlere bayılırız milletçe.Bu galiba Türklerin şaman kültürünü mirası olsa gerek.Atatürk'ün büstünü dikeriz ya da her gün andımız okuruz fakat hiçbirimiz aslında Atatürk'ün ne söylemek istediğini bilmeyiz.Gerçekten şu eğitim sisteminde kaçımıza okulda nutuğu okutturdular.Ya da kaçımız gerçekten bugün bile Atatürk'ün ilkelerini,inkılaplarını,dünya görüşünü gerçekten biliyoruz.Bilsek bile eleştirel yaklaşmamız mümkün değil.Çünkü ya o bize öyle öğretilmiş ya da sistem bunu dayatıyor.Ben Anadolu Lisesi mezunuyum ve ortaokul hayatım boyunca fen ve matematik derslerini İngilizce aldım.Henüz Türkçesini doğru düzgün anlayamamışken İngilizcesini anlamak hayli zor oldu.İşte sistemin bir aksaklığı daha.Bize biyolojide öğretilen evrim teorisi ya da mendelin bezelyeleri değildi.Hiç kuantum fiziği tartışmasına şahit olmadım.Sınıfta hiç Can Yücel şiiri okunmadı ve daha da kötüsü ne bir dergimiz ne kendimizi ifade edeceğimiz bir ortam ne de bir tartışma topluluğumuz oldu.Biz sistemi ne kadar zorlasak da sistem yine kafasına göre davranıyor.Şimdi üç yıldır üniversitedeyim,ne mi oldu?Pek bir değişiklik yok açıkçası.Zihniyetler değişmeden asla toplum dönüşemez.Saygılar...
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-11-06, 13:08  #9
xperon
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 23

Gelişmemişliğimizin sebepleri arasında da görebiliriz ezberciliği. Bir arkadaşım faturayı sisteme çıkarmış. Haklıdır da. Konumuza dönersek uzun bir süredir yazarlarımızın yaratıcılıktan çok ezberci olmalarını, edinilmiş yapay sorunlarla hayatın gerçek sorunlarıyla karıştırmalarını iyi bir okur anlayabilir. Bu sistem böyle, yine bir arkadaşımın dediği gibi ‘imalat hatalarını’ gerçek ürünlermiş gibi sunabilir bize.
Kendi araştırmalarım sonucu yaratıcı yazar ve kişilerin öyle çok ürün ya da eser vermedikleri yönündeydi. Bir arkadaşım Dostoyevski’yi örnek verdi. Ama kumar borçları olmasaydı o kadar çok eser çıkarmaydı ortaya dedim ona. Sait Faik’te hayatına bakıldığında çok ürün verdiği görülmez. Yaratıcı yazarlardan söz etmişken, Yusuf Atılgan’dan söz etmeden geçmek istemiyorum. Gerektiğinde bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Ha bu arada arkadaşlar, bu sitede çok yeni olduğum için bilmiyorum, Elif Şafak’ın ( ki o da ezberci ve çalışkan yazarlardandır gözümde) son romanı hakkında ne düşünüyorsunuz?
xperon is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-11-06, 16:06  #10
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

sayın sosyologgg' un verdiği örnekler, hepimizin yaşadıklarıyla örtüşen örnekler. Dahası var! "Toplumsal baskılar"! Önerilen şablon "kişi"liği reddedip, kendi kimliğini sergileyenlerin vay haline! "Klişelerin" dışına çıkabiliyormusunuz?

Bakın böylesine derinliği olan bir konuyu bile, "şablon" kişiler üzerinden tartışmaya yöneliyoruz! Sistemin kendisini sorgulatmayan dayatmalarının, "zihnimizdeki tortularından" kurtulamuyoruz!

Kavramlar, toplumsal yaşanmışlıkların ürettiği 'düşünsel kod'lamalardır'. 'Özgürlük' 'özgün olmak' Bizim, toplumsal yaşanmışlığımızın ürettiği kavramlar değildir! Aksine sistematik olarak törpülenen değerlerdir. .... "Eski köye yeni adet" lermi getireceksiniz buyrun!
mderin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:57.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz