"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
| #1 | |
Guest Mesajlar: n/a
| "At Üstünde Kuşlar Gibi Dönen Yar Gendi gidip ehbabları kalan yar" nakaratıyla söylenen Ziya Türküsünün Hikayesi şöyledir; Ziya yakışıklı bir delikanlıdır. Yozgat'ın Karacalar Köyündendir. Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve nişanlanır. Fikriye'nin babası Karacalar Köyü imamı Ali Hocadır. Ali Hoca Kızıltepe Köyüne imam olur. Ziya sık sık nişanlısını görmeye at sırtında gider. İki tarafta birbirini oldukça sevmektedir. Ziya bir gün ekin sularken üşütür ve karın ağrısından şikayet eder.Doktora gider ama fayda bulamaz, bir hafta içinde ölür. Bir başka söylentiye göre, Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir. İki köy arasında oynanan ciritte attan düşer orada ölür. Fikriye, nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve kederi şiire döker böylece Ziya Türküsü ortaya çıkar. Ağıtın tamamı 30 kıtadır. Yozgat'ta çok sevilen ve söylenen bir türküdür. Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün Çamlığın başında tüter bir tütün Acı çekmeyenin yüreği bütün Ziyamın atını pazara tutun Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler At üstünde kuşlar gibi dönen yar Kendi gidip ahbapları kalan yar Benim yarim yaylalarda oturur Ellerini soğuk suya batırır Çok muhabbet tez ayrılık getirir At üstünde kuşlar gibi dönen yar Kendi gidip ahbapları kalan yar Uzun olur gemilerin direği Yanık olur anaların yüreği Ne sen gelin oldun ne ben güveyi At üstünde kuşlar gibi dönen yar Kendi gidip ahbapları kalan yar |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|