"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Pandora ve Umut/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,242
| ![]() Pandora'nın Zeus tarafından insan ırkını cezalandırmak için gönderildiği söylenir. Kadın insanlar için kötülük kaynağı şeklindedir. İsmin anlamı "Tanrıların Armağanı" dır. Cezalandırmak istemesinin sebebi de cennetten ateşi çalıp insanlara armağan eden Prometheus'dur. (Sanıyorum Türkçe'ye Promete diye çevrildi tam bilemiyorum). Pandora'yı: "Zeus, tanrıçalara benzer görünümde çekici kılmasını ve topraktan su ile yoğurmasını Hephaistosa buyurur. Athena bedenini uyumlu olarak süsler. el işlerini, kumaşlar, dokumasını öğretir. Ve süslü kuşağını beline sarar. Afrodithe yüzüne dayanılmaz arzu ve zarafet serper. Kharitler boynuna altın gerdanlıklar takarlar, horalar çiçeklerle saçlarını donatırlar, haberci Hermes ise ona şeytani bir zeka ve kandırma becerisini üfler, ayrıca konuşma yetisini de verir. Son olarak kıza can versinler diye Zeus, dört rüzgara esmesini söyledi. Bu yaratılan kadına “bütün tanrıların armağanı” anlamına gelen Pandora adının verirler." Hani "Pandora'nın kutusu" vardır ya... Aslında o yanlış bir çeviri yapılmış olması nedeniyle "kutu" olarak geçiyor. Aslında çömleğe yakın bir tür kavanozdur bu. Zeus bu kavanozu Pandora'ya verip onu Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a gönderiyor. Prometheus'un "Zeus'tan hiçbir armağan kabul etme" uyarılarını dinlemeyen Epimetheus ona karşı koyamaz ve Pandora ile evlenir. Pandora'nın kutusunda yeryüzünde o güne kadar hiç görülmemiş sıkıntılar, kötülükler vardır: -Acı -Dert -Hastalık -Yaşlılık -Delilik -Kıskançlık -Ahlaksızlık -Açlık Tüm bunlar Pandora'nın merakını yenemeyip kavanozu açması neticesinde dünyaya yayılır... Ama... "Kutudan tam umut dışarı çıkmak üzereydi ki, Pandora kutuyu kapattı. Kutuya sadece umudu sokabilmişti. Umut hala insanlara, kötülüklere karşı durma, acılarını hafifletme cesaretini veriyor. " (Lacivert ile yazılı yerler arkeo.org'da okuduğum yerler. Tanrı ve tanrıça isimlerini tamamen aklımda tutamıyorum, oradan bir paragraf aldım ben de) Ve işte umut... İnsanoğluna tüm bunlara katlanma ve herşeyi atlatma cesaretini beraberinde getiren kutuda son kalan olgu... Asıl konuşmak istediğim Prometheus veya Pandora veya da Mitolojik hikayeler değil tabi ki. Asıl konuşmak istediğim konu UMUT... Umutlarımız, umutlanmalarımız... Umutsuzluklarımız... (Girişi de bir öyküyle olsun istedim) Umut gerçekten bizi hayata bağlıyor mu? Yoksa Albert Camus'un dediği gibi bizi öldüren bir şey mi? Sevgiler Not: Üstteki resim John William Waterhouse'un 1896 yılında resmettiği ünlü Pandora tablosu. |
|
| #2 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,295
| sayın il_bilge öncelikle şunu söylemeliyim ki harika bir topik olmuş.. umut bu kadar güzel anlatılamazdı sanırım. ben de bir kaç bir şey ekliyim.. umut insan duygularının en solmazı ,en bitmezidir. kimi zaman adım atma sebebidir,kimi zaman yaşama sebebi.. umut:ülkemizin kurulmasına katkı saglayan en büyük etkendi.. kim derdi mustafa kemal samsun'a cıktıgında bu ülke kurtulacak.. işte bunu diyen hatta haykıran bişey vardı:UMUT... umut yok olmuşları var eden,insanlıgı besleyen bir duygudur. olmaması halinde insanlık yaşayamaz.. biz de UMUDUMUZ için bir yola giriyoruz.. umdugumuz Samsun'da ki umutla aynı:TAM BAGIMSIZ bir Türkiye.. selam olsun insanlıga umut veren herkese ve her şeye.. aşagıda ki insanı yoksullugu,sefaleti içinde yaşama baglayan ve soluk almasını saglayan ve bakışlarına aslında umutsuz bir umut gibi yansıyan duyguya selam olsun.. bize yolumuzda adım attıran umuda selam olsun. saygılarımla.. __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
| |
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,242
| Alıntı:
Herkesin hayata karşı ne kadar farklı umutları var değil mi. Ya umutsuzluklarımız. Sessizce bazen, bazen kendi kendimize, bazen yapayalnız, anlatamadan... Yaşayanlar için umut her zaman vardır. Umutsuzluk, ölüler içindir. (Theokritos) "Yine de hangimiz kapılmadık umutsuzluğa zaman zaman. Hani bir engel çıktı mı karşımıza, hele bir de dağ gibi görünüyorsa, sevdiğimiz çekip gitmişse ve tüm dil dökmelerimize karşın "dönmeyeceğim" dediyse, cebimizde para kalmamış, işsiz ve açsak, beklediğimiz her neyse ve biz onu tek gerçek sanırken gelmemişse kapılmadık mı hiç umutsuzluğa? Dünyanın sonu gelmiş, yaşamamız gereksizmiş, zaten aldığımız nefes hava değilmiş, biz biz değil, hiçmişiz gibi gelmedi mi hiç? Sonra biraz zaman geçince, yeni bir sevgili, yeni bir iş, yeni bir gelecek varmış gibi hissedip, umutlarımıza sarınmadık mı sonra? İşte o anı sağlayan, güç sanılan şey içimizdeki dönüşüm arzusudur. Öyle bir arzudur ki o, içimizde, derinde bir yerde umutsuzluğun kalın perdesini yırtarak çıkabilecek kadar güçlü bir arzudur. Yeter ki onun içimizde bir yerde, çok derinlerde olsa bile, varlığını bilelim. Devamlı söylediğimiz 'olmaz', 'olamaz'ın aslında "yapamam" olduğunu fark edebildiğinizde, yapabilmenin zorluğunu bilseniz de umutsuzluğu seçer misiniz? Eğer seçerseniz, yok olmayı seçmiş olursunuz." Bu Prof. Dr. Bengi Semerci'nin bir yazısından bir yerlere not aldığım bir parça. Geçmiş senelerden birinde. "Umutsuzluğu seçerseniz yok olmayı seçmiş olursunuz". Çok hoşuma giden bir cümledir. Aslında tam olarak konuşmayı istediğim nokta insanlardaki umut ve umutsuzluk kavramı, nasıl yaşandığı, aradaki ince çizgi ve bu duyguların gücünün psikolojik olarak bizlere getirdikleri... Sevgiler herkese... | |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 466
| adem ile havvanın cennetten kovulması mitosunun bir benzeri..umudu da bu açıdan değerlendireceğim:insanın pişmanlığı,tanrıyla arasındaki bağ ,cennete duyulan özlem ,kurtuluşun itici gücü... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|