"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Gökçe'nin düş zerrecikleri / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Şiir denemeleriniz... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| Kent Fısıltıları dur, gitme söyleyecekleri var sana bu kentin... hatırlar mısın ? kağıttan gemilere binerdi çocukluğumuz ne yapsak batardı hiç görmedin oysa içinde hep adın yazardı... gülümseyişine demirleyen bakışlarımı takatsız tayfaları kaldıramazdı yüreğimin elin elime değerdi çamurlu suların kalbi kanardı... denizi onbeş yaşımda gördüm yalanım yok bir balık pullarını döküp gitti gözlerime... bir nüshası bende kaldı şimdi yüreğinin dizlerinin üzerinde siyah-beyaz kareli yüzümde utangaç etekliğin... o kadar sevmeseydik diyorum eski mahallemizi, yalnızlıklarımızı, kederlerimizi her akşam patlayan topumuzu, bir ayağı topal kedimizi hüzünlerimizi. biliyor musun ? yüzmeyi de öğrendim artık çamurlu sulardan çıkarmak için batan gemilerimizi... gitme, dur söyleyecekleri var sana bu kentin... |
|
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 454
| Hoş geldiniz. Şiir gerçekten çok güzel. Kaleminize sağlık. |
|
| #3 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,452
| Hoşgeldiniz, fısıltıları duyabilen nadir arkadaşımız.. |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208
| Bir parmak bal değil se gönlümüze çalınan buralarda bir şeyler var! Hoş geldiniz. |
|
| #5 | |
Admin ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,840
| İlk yazınızı begendiğimi belirtmek isterim sayın Gökçeşair. Ben de diger arkadaşlar gibi hoşgeldiniz diyorum.. Aramızdan ayrımamanız dileğimle.. Saygılar herkese... __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. Elenorin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-11-06 02:01 . |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,761
| Sn. gökçe şair aramıza hoşgeldiniz.Yüreğinize ve kaleminize sağlık.Alıp götürdünüz bizi başka diyarlara.Ne iyi ettiniz de geldiniz. __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| merhabalar ne hoş buldum yüreklerinizi... geldim, gözlerim yandı kalp atışlarınızda. samimi, sıcak... misafir bir düş-üm şimdilik ev değil komşu almaya geldik -kalbim ve ben- fısıltılarını duyar gibi olduğumuz şiirsel sokağınızda... ve uysal bir sessizliktir bendeki aşk denklemi susarsam, dokunmayın... __________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk bana bir numara büyük geliyor ayrılık" gökçeşair |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,761
| sn. gökçe şair umudum ev sahibi olmanız yönündedir.Biz size hep hoşgeldiniz diyelim sizde hep böyle güzel şiirler yazın ve yüreğimize dokunun.Yinelemek isterim,iyi ki gelmişsiniz... __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 31
| hoş bir şiirdi Genelde göz ardı etsekte söyleneceklere vakit ayırıp dinlemek lazım bence de Aksi halde sonralarına hep böyle söylenecek sözler asılı kalıyor kuytu köşelerde __________________
Pesimist Şair |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| "seni terkediyorum"... temmuzdu... bu cümleyi bir akşamüstü, bir yağmur gibi bırakıp gitmiştin yüreğime... karşı durakta bizim evin önünden geçecek olan 17.15 otobüsü vardı... koltuklarında liseli çocuklar, yaşlı kadınlar oturuyordu... yanımızdaki masadaki kız sütlü neskafe istemişti... kahverengi bir elbisesi vardı üzerinde... "seni terkediyorum"... içime sıcak bir çay gibi dökülüyordu cümlen... sen çayını karıştırıyordun... bense içimde birşeyleri birbirine... yine de gülümsemeyi seçtim... yine yakışıklıydın çünkü... kirli sakalının altında gizlediğin o tanrısal yüzün beni suskunluğuma sürüklüyordu... susuyordum... bir fincan buğusunda gizliyordum, gözümün yağmaya meyilli bulutlarını... ...temmuzdu... bir rüzgara gebeydim... seni seviyordum... "seni terkediyorum"... ilk önce dudaklarımın çatladığını hissettim... dilimin ucunda neskafemin sütsüz ayrılık tadı... seni düşündüm... gideceğini... bir daha olmayacağını... sensiz ne yapacağımı... karşıda giden otobüsü düşündüm... anneme tansiyonu yükselmeden nasıl anlatacağımı... ağlamaması gerektiğini... insanın nankörlüğü işte... düşünmemem gereken şeyleri de düşündüm... göğsündeki parfüm kokulu kıllara başımı koyup uzandığımız akşam üstlerini... bir daha olmayacağının korkusu çöktü omuzlarıma... sensiz bir sabahı nasıl bulacağımı bilmiyordum... neskafem soğuyordu... karşıda otobüs yoktu... sana bir daha dokunamamak... içime kar yağıyordu... bunu düşünmek bile beni hep üşütürdü... masalar dönüyordu... üşüdüm... başım dönüyordu... kolonya... sen... annem... dudakların... ben... tansiyon... düştüm.... ...... "seni terkediyorum"... kendime geldiğimde sen gitmiştin...annem bütün anneler gibi olgun davrandı o akşam... esmer kızını kollarının arasında sıkarak sabaha kadar ağladık... babamın yokluğunu daha iyi anlıyordum artık... erkeksiz bir evin soğukluğunu silebilmek adına çırpınışını dinledim dul kalbinin... yüzüm göğsünün sol tarafında... yüzüme dokunan saçlarındaki sıcaklıkla ısındım... seni düşündüm... kokusunun sana benzemediğini hissettim... sabahı düşündüm... sensizliği... ....... ey benim esmer yalnızlığım... hangi gül bahçesinde yitirdin kokunu... hangi bülbül anlamadı yaprağındaki acemi şehveti... ....... seni terkediyorum... insan zamanla herşeye alışıyormuş... sensizliğe de alıştım... eylüldeyim şimdi... aynı kafede... hep sütlü neskafe isteyen o kızın masasındayım... arkadaşlarım söylediğinde inanmamıştım... seni birkaç kez o sütlü neskafe içen kızla görmüşler... sütlü orospu... üzerinde hala kahverengi kazağı varmış... sevgili gibi... inanmamıştım... bugün senin doğum günündü... işyerine geldim... işte o zaman gördüm... üzerinde hala kahverengi elbisesi vardı... inanmazsın; ağlamadım... kafeye geldim sonra... bizim değil de onun oturduğu masaya oturdum... belki bizim masamızda kaybettiğimiz bir şeyleri aramak için karşı masada... karşı durakta biraz sonra bizim evin önünden geçecek olan 17.15 otobüsü vardı... koltuklarında liseli gençler, yaşlı teyzeler oturuyordu... uzun uzun baktım... eylüldü... hayatımda ilk defa neskafeme süt kattım... gözlerimde yağmaya küsmüş bir bulut vardı... rüzgar kulağıma fısıldıyordu... seni terkediyorum... seni terkediyorum... __________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk bana bir numara büyük geliyor ayrılık" gökçeşair gökçeşair Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-11-06 19:35 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|