| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Postmodern zamanlar ve paramparçalık üzerine/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781
| Zihnim çok bulanık ve yorgun. Her gün binlerce kavram,ideoloji ve düşünce sistemiyle karşılaşıyorum.Acaba herkeste var mıdır bu karışıklık?Sonuçta okuyarak,izleyerek ya da öylesine dünyayı anlamlandırmaya çalışıyorum.Taşları bir bir yerine koymaya çalışıyorum sonra başka bir düşünce çeliyor aklımı.Bu sefer onu alıp başka boşlukları doldurmaya çalışıyorum.Yine olmuyor,yapamıyorum.Anlamlandırmaya çalıştıkça anlamsızlaşıyorum.Çok az şeyin cevabı ama çokça soru var.Bir türlü dengeyi tutturamıyorum.Ruhumu soyuyorum ve sonra bir bakmışım çırılçıplağım ama asla yalın değil.Ağzımda bazı gerçekleri bilmenin acı,kekremsi tadı…Koşuyorum,koşuyorum,okuyorum,yazıyorum,izliyo rum,görüyorum sonra dönüp bakıyorum ardıma bir hayat bile geçememişim.Oysa ne zannediyordum kendimi ardıma bakana kadar.Abı hayattan içmişim,köprüler ve sular aşmışım,devirmişim koca koca kitapları,çözmüşüm insanları,biliyordum acıları.Meğer damlaymışım daha, deryada katre kadarmışım.Aklımın darağacına asıyorum kendimi bu sıralar ama ipi çekmek zor.İlmeği geçiriyorum boynuma aniden kan sıcaklaşıyor ve hızlıca akmaya başlıyor.Oysa ben hiç yaşam belirtisi kalmadı sanıyordum bende.Bu da bir yanılgıydı demek.Belki de hayat yanılgıydı ya da o gerçekti ama ben yine yanılıyordum.İşte böyle yeknesak gidip gelişler oluyor zihnimde.Tıpkı tıkır tıkır işleyen bir saat gibi.Saat her zaman zamanı doğru göstermeyebilir ama işlediği şüphe götürmez.Benimde işliyor beynim ama zamana değil zamansızlığa.Kopardım benliğimi uzamdan ve zamandan.Böylesi daha iyi gibi geliyor yaralarıma.Daha çok yaşanır kılıyor bu paramparça olma hali.Ne de olsa diğerleri gibi beni de etkiledi bu postmodern zaman ve yontuyor zihnimi ince ince mecazi… __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Sonbaharda bir yol gibi... Temiz pak süpürüyorsun sonra yol bir kez daha kurumuş yapraklarla örtülüyor... (Franz KAFKA) Hayatın kendisi gibi belki de Sevgili Sosyologgg, Bazen yalnızlıkla, bazen çıplaklıkla, bazen acıyla süpürdüğümüz yollar... Bize neyi niye yaptımızı tekrar tekrar sorgulatan bir anlamsızlığın ortasında kendimize biçtiğimiz manaların gölgesini yaşıyoruz farkında olmadan. Parçaları bütünlerde ararken kendi parçalanmışlığımızı kendimize bile tarif edemiyorken tamamlanmışlıkları örtünüyoruz dünyaya karşı. Hiçbir şey devinim kazanmıyor derken geliveren bir dürtüyle atıyoruz adımlarımızı yola, yapraklar yine dökülürken ve ılık ılık eserken rüzgar... Bitmiyor ama sirkülasyonlar... Kelimeler gibi... Ne güzel anlatmışsın aklının ve yüreğinin kesiştiği noktadakileri... Beni de düşündürdün gece gece, iyi de yaptın. Sevgilerimle... |
|
| #3 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781
| Teşekkürler sevgili il_billge.Bende birkaç cümle eksik kaldı diyordum.Biliyorum tüm yazıların kaderidir bu ama sen tamamlamışsın işte,ne de güzel olmuş ![]() __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Alıntı:
Ben de teşekkür ediyorum düşündüren cümlelerin için. Sevgilerimle... | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| merhabalar, "taşları bir bir yerine koymaya çalışıyoruz"... yeri boşalan her taş için toprak isyan ediyor. akrebin üzeri açılıyor sıcakta. gidip yelkovanı sokuyor. saat duruyor. ben işe geç kalıyorum. patron beni kovuyor. sinirleniyorum. bir çocuğa şamar atıyorum. çocuk bana kızıyor ve bir taş alıyor yerden, camları kırıyor. yeri açılan her taş için toprak isyan ediyor. akrebin üzeri açılıyor sıcakta. gidip yelkovanı sokuyor .................................................. .......... (çocuk ta taşı yerden aldı.) "bir düşünceyi doğuran, bir düşüncenin yitişidir" gibi geliyor bana.... saygılarımla gökçeşair __________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk bana bir numara büyük geliyor ayrılık" gökçeşair gökçeşair Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-11-06 01:13 . |
|
| #6 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781
| Katkılarınızdan dolayı teşekkürler sn. gökçeşair. __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|