Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Ülkenin sonu zaten kötü.. Ama...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski25-11-06, 19:57  #1
mcpo
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,700
Ülkenin sonu zaten kötü.. Ama...



Değerli arkadaşlar,

Bu ülkenin sonu gerçekten kötü.. Ama buna neden .. terör değil..
Ahlaksız! ne idüğü belirsiz bir toplum yetişiyor..
Yaşı genç olanların LİSE 'lerde tanıdıkları olmayabilir.
İnternette. şöyle bir lise ve eğitim konusunu Google'da bir araştırın..
Ülkenin nereye gittiğini zaten görürsünüz..
Küçük sınıflardan tehditle para gasp eden .. kendini mafya zanneden..
Tiyatro kollarında .. eğer MAFYA rolü verilmezse..oynamayı reddeden bir lise gençliği..
Hamile bayan öğretmeni.. tekmelemekle tehdit eden..
sınıf basıp sınıfta öğretmeni döven..
Kız öğrencilere ..tacizde bulunan.. cep telefonlarına çekerek şantaj yapan..
Soysuz..ahlaksız.. insan denemeyecek...
Sonuçta üniversiteye gidemeyecek.. ülkemizdeki zaten çok yoğun olan ..
''İT ,kopuk, serseri takımına aday bir sürü yaratık..
Anaları ..sabah programlarında..Ağızları bir karış açık SEDA ablalarını izlerken, Babaları Salaşpur barlarda RUS hatun peşinde.. olan bu zavallıcıklarında aslında bir suçu yok..

KÖTÜLÜĞÜN dünya üzerindeki Misyonerleri bunlar..

Bir haber sitesinde.. 22 yaşındaki genç bir öğretmen bayan..
Çok hata yapmışım öğretmenliği seçmekle diyor..
Bir gazeteye olan röportajında; Eğitimsizlik 20 yıl öncede vardı.. bu olay bence bambaşka birşey diyor..
Bu millet ,bu devlet, Eğitimde.. Ailede .. Hatayı nerede yapmıştır..
Bakınız.. 1980 öncesi ülkede kan gövdeyi götürdü.. ama o yılların gençlerinde..
Katiyyen.. Ahlaksızlık.. soysuzluk.. Böylesine kültür fakirliği ..yoktu..
Her iki grupta.. ideolojileri için can verdi..
Parada... pulda.. şan ..şöhrette.. hiçbirinin gözü yoktu...
Ne idüğü belirsiz bu gençliğin ... sebebi acaba sizce nedir..
ama lütfen tarafsız yazalım.. Belli bir siyasi görüşü suçlamayalım...

Alttaki imzama dikkat ederseniz.. Yapılması gerekenler nelerdir..
Çözüm üretelim.. hep beraber.. en azından yaşadığımız toprak parçasına olan saygımızdan..

saygılar.
mcpo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-11-06, 21:32  #2
Kitap Tozu
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: Paris
Mesajlar: 1,713

Toplumda ki kültür fakirliğinin ve sosyal yozlaşmanın nedeni kuşkusuz popüler kültürün yarattığı seviyesizliktir. Bu seviyesizlik, gençliğin gözünü kör etmiş ve kapitalist sistemin "okumayan, düşünmeyen, sorgulamayan ve sürekli tüketen" toplum anlayışının içine girmesine neden olmuştur. Popüler kültür ve kapitalizmin "modern" toplum anlayışı, gençliği geri dönülemeyecek kadar kötü bir noktaya götürmektedir. Bu nesil, cahillik ve bencilliğin neslidir. Ahlaksal yapı da, popüler kültürün etkisi altında kalarak yenilmeye mahkum hale getirilmiştir. Gençliğin pohpohlanan ve şımartılan çocukları, beyin ve fikir anlamında hastalıklı bir yapıya ulaşmışlardır. Eskiden ellerinde kitap olan çocuklar, artık klavye ve televizyon başına geçmişlerdir. Gençlik, artık büyük bir yozlaşma içindedir.

Sorunun çözümü çok da basit değildir. İlk başta popüler kültürün yarattığı saçma sapan programlar yayından kaldırılmalıdır. Bunların yerine bilimsel, akılcı ve yararlı programlar getirilmelidir. Büyük televizyon kuruluşlarının reyting uğruna senaryolar uydurarak oluşturdukları yarışma programlarının yerini bilgi yarışmaları almalıdır. Diziler belirli bir seviyenin altına düşmemelidir. Bilimsel ve kültürel etkinlikler artmalı, gençler kitap okumaya teşvik edilmelidir.

Bu bağlamda, okullardaki çarpık eğitim sisteminin yerini de bilimsel bir eğitim sistemi almalıdır. Okullarda ki yanlış uygulamalara son verilmeli, kitaplar gereksiz bilgilerden ayıklanmalıdır. Kapitalist toplum anlayışının önüne geçilmeli, gençler; özgür, idealist, bilgili ve paylaşımcı bir şekilde yetiştirilmelidir.

Kısacası cehaletin kökleri kurutulmalıdır.
__________________
Afyon Garı'ndaki küçük kızı anımsa, hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Varto Depremi'ni düşün, yardım olarak Batı'dan
Gönderilmiş bir kutu süt tozunu ve sütyeni.

Kitap Tozu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-03-07 20:51 .
Kitap Tozu is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-11-06, 22:21  #3
Elenorin
Genel Moderatör
 
Elenorin'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,451

Hedef basit ve gayet net..
Toplumsal bir yıkım,yozlaştırılmış bşr yaşam,her yönüyle bataga sokulmuş bir gençlik,egip büküp şekil verilmeye calışılan bir nesil..

Daha iki sene öncesine kadar lise hayatı yaşıyordum.İzninizle gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.Liselerin egitimden çok gençlere neler verdiği konusunda önemli mesajlar olacaktır.

Liselerde her şeyden önce adam yerine konmanız gereklidir.Eger bu seviyeye gelemezseniz bir sevgiliniz,kendinize ait bir giyim şekliniz ve yaşam tartzınız olamaz.Canı isteyen kişi sizi her hangi bir olayla suçlayıp daha o gün okulun bitmesini beklemeden okul bahcesinde dakikalarca dayak atar.Ki bu toplu olarak gerçekleşir.
Bunları yaşamamak için dediğim gibi adam(!) yerine konmak gerekmektedir.O adamlar ise elinde tespihle dolaşan, sivri burun giyip hocalara akıl almaz hakaretlerde bulunan(gerçekten cok agır küfürler), Kimseye hoşgörü göstermeyip size ters gelen her şeyi ortadan kaldırmaya calışan biri olmalısınız.
Bunu nasıl başaracaksınız?
Bahçelievler Ülkü Ocagı'na üye olarak bu işin üstesinden gelebilirsiniz.Okul bu ocaga üye olan ögrencilerin denetimi altında yönetiliyor,okul yönetimi konusunda cok rahatlar çünkü hocaları korkutmak için ABİLERİ var.Her istediklerini yapıp kültürsüz,oldukça seviyesiz bir hayatı yaşıyorlar.

Bu işin bir boyutuydu şimdi bir de diğer boyutuna bakalım.Popüler kültür tamamen esiri etmiş liseleri.Marka giymeyen fakir,yoksul,ezik statüsüne alınıp alay edilen konumunda.
Muhabbetler aynı dairede dönüp dolaşıyor:kızlar,erkekler,sex,marka ve para.Bu konularda iyi iseniz siz de adam yerine konuluyorsunuz,azıcık da kabadayılığı ögrendikten sonra işte tam bir sözü gecen lise ögrencisi oluyorsunuz.

Popüler kültrün ve onun yaratıcısı olan kapitalizmin getirisi olan bu tür olaylar her yerrde yaygınlaştırılmaya calısılıyor.Bu yaygınlaştırılmanın önüne gecilemiyor.Medya ve çeşitli kurumlar bunun en büyük destekçileri..
Gazetelerin cok satması için magazin eki olması zorunda,televizyonların cok izlenmesi için kaynana,ünlü dünyası,damat,gelin olmak zorunda..
Yozlaşmış ve yok olmaya yüz tutmuş insanlık onurunu durdurmak isteyen hiç kimse yok.Herkes cebine para girdiği için mutlu ve huzurlu..

Malesef genel durumumuz böyle.
Kabadayılık,cehalet ve popüler kültürün damarlara kadar işlendiği gençlik hepimizin gözü önünde tecavüz ederek,gasp yaparak,taciz ederek,adam bıcaklayarak,uyuşturucu kullanarak yetişiyor.Ancak kimse dur demiyor çünkü sermaye dönüyor.

Benim gözlemlerim gençlik konusunda böyleydi.
İlk önce bu sermayeyi yok etmemiz gerekir.Sermaye ve cıkarcılarının oyunlarını bozarsak,kapitalizm silahlarından korkmayıp ona karşı silahlar geliştirirsek hedefimize ulaşmış olacagız.

Saygılarımla...
__________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet

İnsanların Kanatları Yüreklerinde..
Elenorin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-11-06, 23:08  #4
Güray
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 538

bu konuya yazan sevgili arkadaşlar. popüler kültürün kişiyi yozlaştırdığını söylemişsiniz kesinlikle haklısınız.

ancak liselerdeki seviyesizliğin nedeni para değil lise hayatımda iki sene özel lisedeydim ve marka, para..vs gibi konular kesinlikle seviyesizlik gerekçesi değildi. sorun başka birşey. kesin olarak sorunumuzu tam anlamıyla tespit etmişde değiliz.

bence sorun türk insanının tarihten gelen karakteristiği. sorunları konuşmak yerine kavga ile çözmeye çalışmamız, üşengeçliğimiz, bencilliğimiz...vs kısaca daha çok sosyal bilimlerde "insan psikolojisinde" sorun var.

sistematik ve düzenli bilinçlendirmeyle bu sorunu ortadan kaldırabiliriz. ancak bahsettiğim bilinçlendirme salt bilgi vermek değil. bilgi öğrenmeye teşvik etmek şeklinde olmalıdır.

saygılar ve teşekkürler
Güray is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-11-06, 23:31  #5
bbucak
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 613
...

Alıntı:
Sayın Elenorin şöyle demiş:

... İlk önce bu sermayeyi yok etmemiz gerekir.Sermaye ve cıkarcılarının oyunlarını bozarsak,kapitalizm silahlarından korkmayıp ona karşı silahlar geliştirirsek hedefimize ulaşmış olacagız.
Saygılarımla...
Syn.Elenorin,

Gayet yerinde tespitler, endişeleri dile getirmişsiniz.
Ancak sorun bu sosyal baskıyı, yozlaşmayı kırma noktasına geldiğinde, şikayet var çözüm yok. Çözüm var dediğiniz anda ise kavga başlıyor bir şekilde...

***

Gençlik böylede, büyükler ne alemde?

Kaç kişi ilkelerinden ödün vermeden ticaret yapabiliyor? Tahminimce, azla yetinmeyi bilenler kadar...

Kaç kişi makamını hak etmeyi önemsiyor? Tahminimce, onurlu olmayı önemseyenler kadar...

Insanların toplumsal kaygıları, sorumlulukları gün geçtikçe azalıyor...
"Her koyun kendi bacağından asılır" sözüne sığınıp herkes hakın en fazlasını istiyor...

Kısacası, insanlar bir toplumun parçası olduğu gerçeğini unutuyor; dünyanın her nimetine sahip olmayı kendine bir fazla hak sayıyor. Çünkü özel yaşamlar dahi kamera ile kamuoyuna maal oluyor...
bbucak is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-11-06, 15:22  #6
ilkiz
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
ilkiz'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: Antalya
Mesajlar: 691

Sn.Elenorin;
Size katılıyorum, doğru tespitleriniz var. Yeni dünya düzeninin küresel ekonomiçağında, topluma dayatılan kendi kültüründe hızla yozlaşma, değersizleşme, paranın ve kapitalist tüketimin bütün değerlerinüstünde olduğu, herşeyin alınıp-satılır birer meta(mal)'a dönüştüğü ucube bir sistem... Gençliğe dayatılan ile, evinde TV izleyen kadına, sokaktaki vitrinlere bakan işçiye, ticaret yapana, siyaset yapana da dayatılan bu... Sistem demokrasi ve insan ideallerinden uzaklaştıkça çeteleşiyor, çeteleştikçe çürüyor.. Beslendiği bataklık ve çürüme....Sokaklarda, okul bahçelerinde uyuşturucu satılıyor, yoz bir kültür, birahane, bar şekline bürünüp, mahallelere giriyor. Sokak köşelerinde sex ticareti yapılıyor... Bütün bunların gerisinde sistemle direk bağlantılı çeteler var... Ömer Lürfi Topal kumarhaneler zinciri işleten emperyal'in sahibi idi. A.Çatlı'ya 355 bin dolar haracı niye vermişti? Susurluk arabasından kimler çıkmıştı?... Gümrüklerde kimler dolap çeviriyor, uyuşturucu kimlerin bilgisi dahilinde yurtdışına çıkarılıyor...Yakalanan uyuşturucuların akibeti ne? kimlerin ki yakalanıyor, kimlerin ki yakalanmıyor?.. Bu ticareti yürütmek için kimler devlet korumasında sahte pasaportlarla dolaşıyor… Özelleştirme vurgunlarından kimler neleri kazanıyor, Hangi siyasetçiler, hangi holding patronları kapalı kapılar ardında neleri konuşuyor....1973’te ölen babasından annesine kalan 437 bin 940 lira mirası büyüterek Amerikada şirket, yat, villa alan, Kuşadasında 91 dönüm çiftlik aarzisi alan, kurduğu kooperatiflerle halkı soyan, bankaları hortumlayan, terör savaş bahanesiyle örtülü ödeneği yiyip bitiren hangi başbakandır.. Soygunun ve emperyalizme uşaklığın düzeninde, ahlkaksızın bu denli artmış olmasına, toplumsal çürümeye neden şaşırıyoruz ki?… Bunlar olmasaydı böyle bir düzen, halka rağmen, onca silahlı gücüne rağmen hiç ayakta kalbilirmiydi?

Saygı ve sevgiler
ilkiz is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-11-06, 15:53  #7
yazarkedi
 
yazarkedi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 663
Hissizlik...

Artık çocuklara "merhametin bir zaaf" olduğu anlatılıyor. "Vicdan" kelimesi eskide kaldı. Artık "kimseye acımayacaksın" devri başladı.

TV'de savaşları ve çatışmaları izleyen çocuklar ve gençler "acıma" ve "merhamet" kavramlarının modasının geçtiğini düşünmeye başladı. Yeni moda, "şiddet". İşkence temalı Hollywood filmleri (sözgelimi Testere) büyük bir keyifle izleniyor. Hatta içi kalkmayan, bu soğukkanlılığıyla övünüyor. "Vicdansız" ve "acımasız" sözleri artık hiçbirşey ifade etmiyor. Kimsenin gururuna, onuruna, insanlığına dokunmuyor.

Aklıma gelmişken sorayım: Hala "kan görmeye dayanamayanlarımız" kaldı mı? Hani kan görünce bayılanlar vardı... Sahi ne oldu onlara? Artık hepimiz alıştık galiba kan görmeye. Başkasının acısından zevk alır hale geldik. İşkence görüntüleri çekirdek çıtlatılarak izlenilir oldu. Çünkü ne kadar etkilenmezsen o kadar dayanıklısın bu dünyada.

Herşey o kadar olağan o kadar sıradan ki... Bizi etkileyen birşey kaldı mı hakikaten? Şöyle "tüylerinizi diken diken edecek" bir konuşma duymayalı ne kadar oldu? Dahası tüylerinizi diken diken edebilmesi için bir konuşmanın içeriğinin ne olması gerekiyor artık? Ne söylenirse gerçekten etkilenirsiniz?

Sorun: Artık hiçbirşeyden etkilenmememiz. Herşeyi olağanlaştırmamız. Belki bir savunma sistemi bu ama ne hale getirdi bizi! Hissiziz, uyuşmuşuz... Etkilenmiyoruz! Hiçbirşeyden...

İşte bu yüzden bir çocuk hamile öğretmenini tekmelemekle tehtid edebiliyor. Çünkü hocasının duyabileceği acıyı kendi içinde hissedemiyor.

Çözüm: EMPATİ!!! Empati kurmayı öğrenmek. Ortaokulda bize rehberlik hocamız öğretmişti. Kendisine minnettarım. Keşke her okulda böyle bir ders olsa...
__________________
"Cümleler doğrudur sen doğru isen,
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen"
yazarkedi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-11-06, 15:56  #8
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124

İnterneti bilmiyorum.Ama televizyonların ahlaksızlığı yaymalarına önlem almak mümkün..Çünkü güneydoğudaki illerde ROJ TV yi kapatabilen bir güç o iğrenç kanalları da kapatabilecek güçtedir.
Ne diyelim işte..Bu; acaba sözkonusu güçler, bu ahlaksızlığı isyteyerek mi yayıyor sorusunu oluşturuyor.Roj tv ye gücünüz yetiyorsa o kanallara da gücünüz yetiyor demektir.
özedönüş is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-11-06, 23:34  #9
MK DEVRİM
 
MK DEVRİM'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,205

Hepimiz ülkenin geleceğinin kötü olduğunda hemfikiriz,niye bu duruma
geldiğimiz konusundada yaklaşık görüşler aynı doğrultuda.
Benim üzüldüğüm en büyük nokta,hastalığın ne olduğunu bile bile
gerekli ilaçları temin ve hastalığa karşı mücadeleye başlamıyoruz.
Ülkemizde yaşanılan ve yaşatılmak istinilenlerin tümü,bu ülke kalkınmasını
ayakları üzerinde durmasını istemeyen yabancı güçler ve onların içimizdeki
işbirlikçileri.Bunlara karşı birlikte mücadele etmediğimiz sürece bizi parçala
maya ve yok etmeye devam edecekler.Biz seyirci kaldığımız sürece ne
bu gün, nede geleceğimiz kalacak.
Emperyalizmin bilinen yöntemi 1 asırdır uyguladığı ve her kezin bildiği
ama bir şey yapmadığı yöntem;Böl Parçala Yönet
Göz göre tüm dünyadaki bizim gibi ülkeleri bu güne kadar hep bölüp
istedikleri gibi kullandılar.Avrupalı sömürgeciler dünyanın altı kıtası
üzerindeki tüm halkları önce böldüler sonrada istedikleri gibi sömürdüler.
90 lı yılların başında globalleşme dediler,küreselleşme dediler.ama neyin
küreselliği tabiki sadece kendi sermayelerinin.
Gençliği ve geleceğimizi kurtarmanın tek yolu, sömürücü güçlere karşı
ittifak yapıp ülkenin bölünmesini ve geleceğini onların elinden alma
mücadelesidir.Yoksa daha çok ağıtlar yakacağız.
MK DEVRİM is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-11-06, 05:05  #10
onur0226
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 474

Ahlakı koruyan toplumsal baskıdır.
geçmşte toplumsal baskıyı aile,akraba,mahalle,köy vb. yaratırdı.Yani sınırlı bir çevre Yaptırımı vardı çünkü ölene kadar bu çevredeydiniz.Şimdi öyle mi ?

Artık herbirimizin etkilendiği ve etkileyebileceği çok geniş bir çevre var.Aynı zamanda kendine uyan çevreye girme olanağın var,çevreni seçme olanağın...Yaşamı artık eskiye oranla daha fazla olarak kendimiz belirleyebiliyoruz.

Yani birey kendini topluma karşı savunabilecek daha güçlü imkanlara sahip.Kendini topluma karşı neden savunsun diye sorulabilir.şöyle cevap veriyim:Çünkü bu olanağa sahip.İmkanı varsa herkes yaşamında daha fazla söz sahibi olmak ister. daha fazla özgürlük....

Yozlaşma dediğimiz şey de mantıken yozlaşma dğil bana göre.Bu sadece sınrlı bir süre devam edecek olan bir arayış.Çünkü bu davranışların özünde bireysllik var.Birey olma çabası var .teba omaktan vatandaş olmaya doğtu bir yöneliş var .Geçmişin dayatmalarına karşın kendi ihtiyaçlarını daha rahat savunabilen ve bunların peşinde giden insanlar bunlar.Çağa uymaya modernleşmeye çalışmaktalar.Ancak eğitim sistemi ve imkanlar bu bireyselleşme çaba ve arayışına cevap verememekte ,insanımızı yönlendirememektedir.

Dolayısıyla bu bireyselleşmenin dışavurumu da çirkin olmakta ve hayvani güdülere dayanmaktadır.

sayın arkadaşlarım bu durumu ortadan kaldırmak için bazı öneriler sunuyorlar.Ancak bu öneriler ve uygulama yolu bahsettiğimiz şeyle tamamen ters tarafta.Yani tepeden inmeci.baskıcı..

Oysa insanlar ihtiyaç duydukları şeylein peşinden giderler.Halk yararlı olanı istesin deniliyorsa yararlı olana ihtiyaç yaratılmalı.

Şuna inanıyorum ki ,türkiye dünyaya daha sıkı bağlarla bağlandıkça,ekonomisi geliştikçe,istikrarını koruması gerekecektir.bunun da şartı modern toplum değerlerini eğitim,hukuk ,yönetime yaymakla olur.Böylece bu yozlaşmışlık da zamanla ortadan kalkacak ve insanların arayışları daha sağlıklı ve doğru kanallara yönlendirilebilecektir.
onur0226 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:46.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz