| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Ellerinin sıcaklığını özlüyorum/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| ellerinin sıcaklığını özlüyorum... uyandırmaya kıyamayan saçlarımı... çarşafımın kırışıklığından ütülenmiş bir bahar sabahına uyandırışını... en mahmur yerinden öpme gözlerimi... kara gözlerime kahvaltılık bir hediye ama... öpme, bir düş yorgunuyum, hayır rüya değil... rüyalarımı istimlak ettim... bir gecelik düş kondurdum... öpme, beden ruhdan önce gelirmiş... gelsin, gözlerim henüz gelmedi... eski bir kızılderili inanışı işte... hep korkar(d)ım... ellerinin sıcaklığını özlüyorum... kahveyi sevmediğimi biliyorsun... çaydanlığın buharında sabahın yedisinde uyanmışsın... hazırladığın kahvaltı basit, ama duygulu... dağınık saçlarım var... dün geceden kaybolmuş kravatım, iç çamaşırlarım ... ellerinin sıcaklığını özlüyorum... saçlarımı kurutmayı öğretmiştin ayna karşısında... düğmelerimi iliklerdin gömleğimin karşı kıyılarının... karşımda yarı çıplak bir bahar yaprağısın her sabah... en çatlak öyküsünden öpme dudaklarımı... benim öykülerimin elmaları çalınmış hep... topla saçlarını git benimkilerden... ...posta kutularımın zemin kat karanlığı... iki anahtarı vardı sanırım... kapıcıya vermemiştik... biri bende hâlâ... ellerinin sıcaklığını özlüyorum... mektuplarını yazdığın kalem, kızının ilkokullu kalemi... bir yüreğin uçurumlarının kenarlarında sınanmış korkularıyla ürkek... cümlelerinin soğukluğunu anlıyorum... __________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk bana bir numara büyük geliyor ayrılık" gökçeşair gökçeşair Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-11-06 21:15 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| kırık bir testiydin sen çocuk ben seni adını unuttuğum bir sokağa benzetirdim elimdeki gülü düşürdüğüm köprüydün sen ben seni ayrı kaldığım şehirlere benzetirdim çamlardan sarkan kozalak güzelliğine ince ladinlere benzetirdim eski evlerde unuttuğum kırık bir testiydin sen ben seni uzak temmuzlarda yangınlara benzetirdim... ahmet uysal hüznüm, ben sana küstüm. söylenmemiş sözlerim vardı, duyduklarından çok. dilimin ucunda açılan bir yara gibi sakladım soluğumu. en güzeli ölmekti belki, ben yine de gelmeyi seçtim. göçmen kuşlar gibi iklimine. yazanlar bilir; bazen başlamak zordur ilk cümleye masaya senle beraber gelen sözcükler yoksa şayet... uzunca bir süre yoktum ayrı kentlerden dokunduk kalbine kalemlerimizin... ben "gideyim" dedim, annem "yok" dedi. ama bitiyor herşey mutlaka. hayat, düşler, sevinç, özlem, ayrılıklar ve hatta gidenlerin emanet bıraktığı boşluklar bile zamanla doluyor. geldim işte; annemin yaşlı kalbine emanet ederek yokluğumu... "bir kentin kalbidir köprüler" demişti bir şair. ya da ben demiştim. unuttum hangi ağızdan çıktığını eskimiş sözcüklerin. aklımın ıssız köşelerinden birinde buldum ve gösterdim şimdi sizlere. saydım; tam dört değişik köprüsünden geçmişim kentimin bu kısacık ayrılıkta. ırmaksız bir kentten yazarken şimdi bunları, "bu kentin kalbi yokmu yoksa" diye soruyorum kendime. ya da ben düşsel köprüler mi kuruyorum? içime çiseleyen yağmurlarda beni güneşli yüreklere götüreceğine inandığım. tam dört değişik köprüsünden geçmişim kentimin. birinci köprüden geçerek, anneme kaban aldım karşı kıyıdaki mağazalardan. ikinci köprüden geçerek, tapu sicil müdürlüğünde resmi düşler kurdum kuyrukta. üçüncü köprüden geçerek, bir şehit annesine yalnız olmadığını gösterdim. beni gördü mü bilinmez, o kadar uzağa gitmişti ki kendinden. dördüncü köprüden geçerek, yanınıza geldim. geçerken ırmağa düşürdüğünüz şiir bir yüzünüz kalmıştı bende, aldım size geri vermeye geldim. ne kadar özlediyseniz o kadar tutkulu, o kadar mesut. kasım ayının eseri seçilmiş çirkin bir yazının italik sahibiyim(belki de ben çirkinim yazı italik )bir teşekkür borcum vardı, ödemeye geldim... ne olur kızmayın geç kaldı diye, hangi köprüydü adını unuttum. annemin tansiyon ilaçları düşmüştü suya, bulmaya gittim. yunmaya. herkese teşekkürler, saygılarımla gökçeşair __________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk bana bir numara büyük geliyor ayrılık" gökçeşair gökçeşair Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-12-06 01:30 . |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 646
| Alıntı:
yukarıda anket çalışmasına konu olan yazının diğer bir çok arkadaşımın eserini sollama kapasitesinde olduğuna inanmıyorum. Bu anlamda ankette eserin çok sayıda oy olması beni hayal kırıklığına uğratmıştır. bu ifade yazılmalı mıydı bilmem, ama ben kişiler hakkında düşündüklerini ifade etmekte kendisini zorunlu hisseden birisiyim. saygılarımla __________________
Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar. F. Kafka | |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99
| Alıntı:
sayın merham foral, dürüstlüğünüz için çok teşekkürler... eleştirileri, bir kentin sokak isimlerine benzetirim. "kaybolma" der gibi... evet, belki haklısınız. belki ben de sizin gibi düşünüyorumdur. aslında o ankette olmamam gerekirdi diye de düşündüm bazen. yeniydim, kasım'ın sonuna doğru gelmiştim. o ankette olduğumu da, o eserin en fazla oy aldığını da birçok kişi gibi sonradan öğrendim. ama anketin düzenlendiği tarihe kadar da birçok eserim yayınlandığı için; oy veren arkadaşlarımız oy verirken, sadece bahsi geçen eseri değil, diğer yazılarımı da dikkate aldılar diye düşünüyorum. yazım herhangi bir eseri sollayacak iddiasında olmadım hiç bir zaman. özgünlüğümü koruduğumu ve yüreğimdeki sıcaklığı ve sevgiyi aktarma tarzını sevdiklerini düşünüyorum oy verenlerin. aslında teşekkür yazısı yazmak konusunda da tereddütteydim. lakin hiç bir şey yazmayarak aşırı alçakgönüllü davranmamın da ukalalık olarak algılanmasından korktum. yok, elbette yazılmalıydı böyle bir ifade. emin olun dürüstlüğünüzü takdir ettim ve bende bırakmış olduğunuz izlenimleri doğruladınız. teşekkür ederim. lakin; -dürüstlüğünüzden dolayı- kişiler hakkındaki düşüncelerinizi ifade edeceğiniz yer burası mıydı? onu da ben bilemiyorum. ve tekrar teşekkür ediyorum. saygılarımla gökçeşair __________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk bana bir numara büyük geliyor ayrılık" gökçeşair | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 646
| Sayın gökçeşair, teşekkür ederim, anlayışınız için. Böyle bir eleştirinin tam da sahibine herkesin içinde yapılması özellikle sizin bunu göğüsleyebilecek birisi olduğunuzu düşünmemden kaynaklanmaktadır. Herkes için bir örnek teşkil etmesi adına burada birlikte seslendirmek uygun düşmüştür. Aynı fikirdeyim, esere değil de kişinin eserlerinin toplamına oy verilmiş olması, kişiler üzerindeki izleniminizin büyük bir oranda sergilenmesi demek bu durum. Hayal kırıklığımda burada yatıyor zaten, kişilere değil, esere beğeni bildirmek, eserleri sevdiğimizde kişisinden bağımsız, eseri beğenmeyip eleştirdiğimizde kişisel kırgınlıklardan uzak kalmak gereğine rağmen tersi bir uygulama gerçekleşti. "biz"iz, sorun yok, ama yargılama kalitesinin yükseltilmesi gerekmektedir. saygılarımı sunuyor, anlayışlı davranışınız için tekrar teşekkür ediyorum. __________________
Av köpekleri henüz avluda oynaşıyor, ama avları, daha şimdiden ormanda ne kadar hızlı koşarlarsa koşsunlar, ellerinden kurtulamayacaklar. F. Kafka |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|