Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Diğer > Konu Dışı > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski26-11-06, 03:53  #1
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208
Gerçek mi? Doğru mu? Hakikat mi?...



Bir örnek vererek tartışmayı açalım isterseniz. "Ben doğru söylemem"
diyen birisi; Sizce doğru mu söylüyor? Yoksa........
Saygılarımla.
mderin is offline  
Eski26-11-06, 07:59  #2
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779

Sn. mderin öncelikle böyle bir konuyu açtığınız için teşekkürler.Bu konu felsefenin temel problematiklerinden biridir.Birinci sınıfta felsefe dersinde neredeyse tüm dönem doğruluk,gerçeklik ve hakikat tartışmaları yürütmüştük.Anladığım kadarıyla doğruluk öznel bir kavramdır ve kendilik algımızla alakalı bir durumdur.Kendimizi nasıl içselleştirdiğimize bağlı olarak gelişir.Gerçeklik ise herkesin kendi gerçekliğinden bağımsız olarak dış dünyanın yasalarıdır.Hakikat ise herkes ya da en azından büyük bir çoğunluğun üzerinde uzlaştığı ve ortak bir konsensüs oluşturduğu kavramdır.Fakat modern dünyada bu tanım da çürütülebilir.Çünkü yüzlerce ideolojinin,düşünce sisteminin,inanışın bu tartışmadan yola çıktığını göz önüne alırsak ve tabii yapıbozuma uğratıldığını hakikatin bile hakikat olmaktan çıktığını düşünebiliriz.
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline  
Eski26-11-06, 11:42  #3
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Değerli sosyologgg, sizin kısaca hatırlattığınız teorik bilgiler, maalesef pratikte pek de faydası olmayan lüzümsuz! müfredattan sayıldığından; Kavram kargaşası, sorun olmaya devam ediyor! Halbu ki Felsefe, salt düşünmeyi değil, metodolojik düşünmeyi öneriyor, öğretiyor.

Konuyu açmaktaki amacım, teori konuşmak yerine, Pratiği tartışmaktır. Gerçek ve doğru, öylesine birbirine karıştırılıyor! Ve bu karmaşa üzerinden öyle tartışmalar yapılıyor ki; Katılım az da olsa bu konunun detaylı olarak ele alınması gerektiğine inanıyorum.
mderin is offline  
Eski26-11-06, 16:28  #4
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779

Sn. mderin bende bu kavram kargaşalarının önelnmesi için oldukça iyi niyetli küçük bir giriş yazısı yazmıştım.Niyetim yalnızca buydu.Pratikte ise bana göre ben doğruyu sözylemem diyen birinin aslında doğruyu söyleyip söylemediğini asla kesin olarak bilemeyiz.Bunun yerine ortak doğruları ya da gerçekleri tartışmak daha anlamlı olacaktır.Tabii burada amaç etik tartışmalar yürütmekse ama gündelik hayatı kastediyorsanız gerçekten bu yazdıklarım bağlamdan hayli kopuk
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline  
Eski26-11-06, 17:21  #5
o bilmiyor
 
o bilmiyor'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 44

Doğru dediğimiz kavram zaten hem gerçeğe hem de düşünme yasalarına uygun oluşu değil midir ? hakikat ile doğru ise aslında birbirine bagımlı ama aynı şeyler değil mesela elimizde bi tebeşir tutuyoruz gerçek ama onun zihnimizdeki yansıması hakikattir.gerçeğin kendisi değil yansımasıdır.
o bilmiyor is offline  
Eski26-11-06, 18:14  #6
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Sayın sosyologgg, sizin katkınız tabiiki önemli. Belirttiğiniz gibi amaç, etik tartışmalara temel olacak felsefi çözümlemeler yapmak. Gündelik hayata gelinceye kadar; Entellektüellik iddiasında olanların yada ima edenlerin, kavramları birbirine karıştırıp nasıl tozunu attıklarını görüyoruz. Bu tavırlarının bilgi eksikliğinden kaynaklandığını pek düşünemiyorum.

'Gerçek' başka şeydir, 'doğru' başka bir şey. Gerçek, 'hakikat' da değildir. Gerçekleşendir. Mevcud olan, vucud bulandır. 'Gerçek' doğru da olabilir yanlış da. Güzel de olabilir, çirkin de. İyi de olabilir, kötüde. 'Hakikat'a yakın da olabilir, uzak da.

Bir örnek verelim isteseniz. "Asgari ücret 380 ytl dir." Bu bir gerçektir; Türkiyenin gerçeği. Doğru'mudur peki? Bu günün koşullarında, bir aylık emek karşılığı 380 ytl ücret verilmesi doğrumudur? Bir düşünce, ekonomik değerleri esas alarak, doğruluğunu savunabilir. Başka bir düşünce de, Sosyal değerleri esas alarak, asgari ücretin 1500 ytl olması gerektiğini savunabilir. Gerçek ise somuttur. "asgari ücret 380ytl dir."

Doğru ise, Soyut'tur. Somutlaştığında 'gerçek' olur. Her hangi bir konuda yapılan tartışmalara baktığınızda, Gördüğünüz manzara şudur: Herkes kendi "doğrusunu" 'gerçek' Karşı düşünceyi ise "gerçekdışı" ilan eder! Dolayısı ile, onlar için doğru'larını gerçeklilikle ilşkilendirmeye gerek yoktur! 'hakikat'i umursayan bile yok! Bu nevi tartışmalarda, seviyeyi, kaliteyi mumla ararsınız.
mderin is offline  
Eski26-11-06, 20:56  #7
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779

Sn. mderin şimdi bağlamı yakaladımGerçekten verdiğiniz örnekler anlamlı ve çarpıcı.Size katılıyorum.Fakat konu hakkında umarım güzel yorumlarda bulunanlar olacaktır.Böylece daha verimli bir tartışma sürecine girebiliriz.Saygılar...
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline  
Eski27-11-06, 02:32  #8
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Bir insan "Ben doğru söylüyorum" diyebilir. Bu bir zan'dır, kanaattir. İçinde yanılabilirliği barındırıyor. "Doğru; benim söylediğimdir" diyemez. Sözünüzü 'doğru'nun öznesi yaparsanız, tartışma biter. Hakikat'i arama, bulma çabası, yerini "hakikat" iddiasına bırakır. Konu, münazara konusu olmaktan çıkar, "iman" konusuna döner. Size inananlar da olur,
inanmayanlar da. Tartışma bitmiştir!.....Ama bitmiyor!

Cedelleşerek sürdürülüyor. Hakaretler, aşağılamalar başlıyor. Üslüp giderek kabalaşıyor! İşin ilginç yanı da, Bütün bunlar "saygı çerçevesinde" yapılıyor! Gülmeyin; Örneklerine rastlamıyormusunuz?! Gerçek nedir? Doğru nedir? Hakikat nedir? Arama çabamız sürüyor.
mderin is offline  
Eski27-11-06, 18:03  #9
Kitap Tozu
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: Paris
Mesajlar: 1,713

Alıntı:
Bir örnek vererek tartışmayı açalım isterseniz. "Ben doğru söylemem"
diyen birisi; Sizce doğru mu söylüyor? Yoksa........
Saygılarımla.
Bahsettiğiniz "problem" ilk defa kuşkuculuk akımının ortaya atıldığı Antik Yunan'da ortaya çıkmıştır. Antistenesle yükselen kuşkuculuk akımı Platon'un Lise'sinde yayılmaya başladığı yıllarda bu soruyu ilk defa Epimenides sorar.

"Ben doğruyu söylemem" diyen kişi o anda doğru söylüyorsa, bunun dışında yalan söyler. Bu sefer söylediği şeyde yalan olur. Yani "ben doğruyu söylemem" yalandır. O zamanda insan hep doğruyu söyler. Bu soru bir ikilem içindedir. Mantıksal bir cevabı yoktur.

Ayrıca "gerçek", düşüncelerin ve kişisel doğrulardan bağımsız nesnel bir doğrudur. Bu doğru, kim ne düşünürse düşünsün hep varolacaktır.
__________________
Afyon Garı'ndaki küçük kızı anımsa, hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Varto Depremi'ni düşün, yardım olarak Batı'dan
Gönderilmiş bir kutu süt tozunu ve sütyeni.

Kitap Tozu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-03-07 13:19 .
Kitap Tozu is offline  
Eski27-11-06, 23:38  #10
mderin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 208

Sayın Kitaptozu, " "Ben doğruyu söylemem" diyen kişi o anda doğru söylüyorsa,.." demiş.

O anda doğru söylemiş olma ihtimali yok! ben doğru söylemem" dediği anda da, yalan söylemiş olur! Yalan söylüyor da diyemezsiniz! Ozaman da, "doğru söyleyen" birisi olduğunu söylemiş olursunuz! "Gerçeği söylemiyor" diyebilirsiniz. Aksi söylenemiyecek gerçek şudur; Hiç yanlış söylemeyen, yada hiç doğru söylemeyen insan yoktur.

Doğrunun muğlaklığıdır, hakikat arayışı. Kuşku'nun nedeni de odur. Saygılarımla.
mderin is offline  
Kapalı Konu


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 21:06.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz