"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Laik devlet adamının teokrasiyle yönetilen devlet adamını kabul etmesi/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 139
| Acaba Laik bir devlet adamının/liderinin teokrasiyle yönetilen bir devlet başkanını kabul etmesi normal birşey mi ? il_bilge Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-11-06 15:01 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 35
| Papa'ya bir radikal dinci diyebilir miyiz? Eyer öyleyse laik bir devletin başkanı, Katoliklerin ruhani ve siyasi önderini resmen kabul etmekle laikliği çiğnemiş olmaz mı? saygılar __________________
Öğrenmek pahalıdır fakat, Cehalet daha pahalıdır. |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344
| Alıntı:
Vatikan´in eskiden engizisyon olarak bilinen departmanı hálá vardır ve bugünkü adı ‘İnanç Doktrini İçin Örgüt’ adını taşır. Artık cezalandırma yetkisi kalmamış olsa da görevi inanç dışı davranışları soruşturmaktır. Lateran tarihinden bugüne kadar 264 papa geçmiştir. Teolojik eğitimin mevcut en üst kurumlarından mezun olmaları gerekir. Ama bu yetmez. İlahiyatla birlikte birinci sınıf felsefe, tarih, sanat, müzik, genel kültür ve diplomasi eğitimleri alırlar. Piyano veya org çalmayan, resim yapmayan bir papaya rastlamak zordur. Sadece Papalık değil kardinallikte, dini alan kadar sanat, müzik ve diploması alanında dünyanın en iyi üniversiteleri ile yarışacak kadar ağır eğitimden geçmeyi gerektirir. Vatikan´dan doğan binlerce beste Batı Klasik Müziği’nin en değerli eserleri olmuştur. __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm | |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,037
| O zaman tamam da bunlar teokrasiyi kaldırmada etkin sebebler mi onu anlamadım.Eğer böyleyse tüm ilahiyat profesörleride kabul edilmelidir köşke..Bence Türkiye batı alemine karşı laiklik silahını kullanarakPapayı kamusal alanda yasklayamaz. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 466
| papa devlet başkanından ziyade bir dini liderdir.vatikanın bağımsız bir devlet oluşu pratik bir sonuçtur.halkının çoğunluğu katolik olan her devlete eşit mesafede duruşunun yani ne kadar tersi olmuşsa da siyasete karşı bir duruşun simgesidir.yani vatikanın bir devlet oluşuyla ,dinsel kimliğini tam olarak örtüştürmek yanlış olur. bu açıdan papanın cumhurbaşkanıyla görüşmesi de simgesel bir anlam taşımaktadır. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344
| Alıntı:
![]() Tabi ki mollalara karsi, papayi desteklemiyorum. Vatikanin ipleri vatikan da degildir.Bu anlasilamiyor. VAtikan SIKIYSA sarayindan disari ciksin, demokrasiye deccal sistemidir, Isa´nin ögretisini, allahin sistemini avrupaya getirecegiz desin bakalim neler oluyor. Kilisenin iplerinin, 1789 lardan bu yana iyiden iyie kisaltildigini karistirmamak gerek. Neden mi? Bu gün bir katolik papa, hem de bas papa, M.Kemalin " yurtta baris, cihanda baris"sloganini, " Aynen benim dillendirecegim gibi diyor ve Anitkabir´e celenk koybiliyorsa, kilisenin ne durumda oldugunu görmeniz gerekirdi degil mi?:D Oysa, katolik kilisesi gercekte M.Kemali de sevmez. Bir de yakin gecmiste SINIR komsumuz iran devlet baskanlarinin, ülkemizi ziyaret ettiginde anitkabire gitmege tenezzül bile etmediklerini de unutmayiniz. Simi hangi dinin ipleri uzundur? demek ki papanin durumu tamamen politik ve kendi iradesi disinde bir eylem oldugu ortaya cikiyor. Bu nedenle, üstteki yakinmalariniza hic te gerek yok bence saygilya __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm Hoca Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 01-12-06 13:11 . | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344
| "Sultanahmet'teki fotoğraftan sonra bir soru sormakta fayda var. Türkiye'de hangi üst düzey din adamı, medyanın izlediği bir programda, bir kilisede, yanında bir rahiple İsa'nın çarmıhtaki halini gösteren Haç asılı mihrabın önünde 'huzur duruşunda' bulunmaya hazır? Bulunursa, Papa'yı haklı olarak öven medyamız ne tepki verir? Bırakalım bir dış geziyi, örneğin İstanbul Müftüsü Çağırıcı, bunu Fener'deki Rum Ortodoks Patrikhanesi kilisesinde, ya da Kumkapı'daki Ermeni Patrikliği kilisesinde benzeri bir jesti, kameralar karşısında bir vesileyle sergileyip, İslam'daki hoşgörüyü göstermeye hazır mıdır?" Radikal- 2 Aralik /Murat yetkin? Böyle bir sorunun, ülkemizdeki hristiyan karsitlarini biraz da olsa düsündürmesi gerekmez mi? özellikle islamin hos görü dini oldugunu söyleyenler? Gazeteci Murat Yetkin, güzel bir soru acmis; ama saniyorum yanitlansin diye degil. saygiyla __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,784
| Papa Vatikan devletinin başkanıdır. Aynı zamanda -ve belki de esas görevi olarak- dünya Katoliklerinin dini lideri olması, diplomatik ilişkilerde, bu statüsünü gözardı etmeyi gerektirmez. Laik bir devlet, laik olmayan devletlerin de devlet adamlarını ve siyasetçilerini kabul etmek durumunda. Uluslararası ilişkiler gereği bu. Laik olmayan tüm ülke liderlerini, Suudi kralını da, İran cumhurbaşkanını da, Pakistan cumhurbaşkanını da, yerine göre Kaddafi'yi de kabul ediyorsunuz. "Dalai Lama" yı da. Yalnız laik olmayan devletler bakımından değil, rejimi farklı devletlerin liderleri bakımından da bu geçerli. Bunun ötesinde, "devlet adamı" kimliği taşımasa bile, önemli topluluklarının lideri olan kişilerle de, devlet adamları veya siyasetçilerin zaman zaman görüşmesi kaçınılmaz olabilir. Görüşme yapmak demek, karşı tarafın düşünce sistemini, ideolojisini benimsemek demek değildir. Burada görüşülen konular, iki devleti ilgilendiren konular olabilir ve/veya dini liderin temsil ettiği topluluğun yaklaşımları konusunda karşılıklı görüş alışverişi olabilir. Görüşmede, her konuda anlaşmak, uzlaşmak diye birşey söz konusu olmadığı gibi, uluslararası ilişkiler gereği "can düşmanı"nızla bile görüşebilirsiniz. tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-12-06 11:21 . |
|
| #9 | ||
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 4
| Alıntı:
DÜŞÜNCELERİNDEN NEFRET EDİYORUM AMA ONLARI SÖYLEMENİN ENGELLENMESİNDEN DAHA ÇOK NEFRET EDİYORUM... | |
|
| #10 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,014
| 1972'den beri davet edildiğim her toplantıya giderim ama kendi istediklerimi derim! Bu toplantılar, benim düşüncemle örtüşmeyen konulara ilişkin bile olsa farketmez. Memuriyetim sırasında da ya bir derneği ya da bir sendikayı temsilen veya alan adamı sıfatlarıyla çağrıldığım her toplantıya gittim. Kürsüleri, hiç bir vakit okşayıcı sözlerin iradı için kullanmadım. "Yuh!" diyene de beğenisini alkışına yükleyene de gönül koymadım. Temsil görevini ve davet esprisini ihlal etmezseniz yeni davetlerin yolunu açarak ayrılırsınız. Alkışa kanarak tribün okşamalarına girişirseniz kimliksizleşir, hatta oyuncak olursunuz. Pek çok politikacımız gibi! Sayın Yorum 2006'ya katılıyorum. Ne Cumhurbaşkanı "madem geldiniz, camiye de gittiniz, bari sünnet de ettirelim sizi!" demiştir; ne de Papa "beni kabul ettiğinize göre Katoliklere ilgi duyduğunuz belli oldu, hadi gelmişken sizi vaftiz edivereyim!" demiştir. Olsa olsa "Katoliklerle Ortodokslar birleşince; Alevi, Şafi, Hanbeli ve Hanefilere paramparça olmak kaldı!" demiştir. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|