"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| ILGIN'ca... / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Şiir denemeleriniz... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| YİTİK HATIRALARIN IŞIĞINDAN Eğreti zamanların söz dinlemez kıvamındayım. Karşımda boğaziçi, ellerimde karalanmış dört dize şiir. hatıralar yakamozların koynunda ışıl ışıl, gemilerin siren sesinde kaybolan koskoca yıllar. Üşüyorum, boğazın keskin rüzgarında. Genzim yanıyor gözyaşlarımın ateşinden, bir kırlangıc dokunuyor sulardaki akisine bir sancı düşüyor yüreğime. bitimsiz özlüyorum varlıgını, yokluğunun hüzündar boykotunda. Son defa baktım gün akşama teslim olurken Aşiyan'dan Sıcak rüzgarlar okşadı kırık sevecen onurumu. Biraz daha şımartsalar, kanatlanıp uçacaktım kırk devirlik hatırasından İstanbul'un, sensizliğin bitmez tükenmez hasretine doğru. bıraksalar uçacaktım, benimle uzak düşen kış ayazı hatırana. bıraksalar uçacaktım, geri dönülmez sevdalarıma. Beyaz bulutlardan sıyrılıp mağrur bir martı gibi süzülüp simsiyah gözlerine kurşun gibi saplanacağım. boğazın suları gibi soğuk ve kutsal, yüreğine dolacağım. AHMET EMRE UGUZ |
|
| #2 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| ELLERİNDEN KARANFİLLERİ ÇALINMIŞ ÇOCUK Ellerinden karanfilleri çalınmış çocuk, Gel düşlerime gir. Yorgun gözlerimden çaresizliğe uzanan, Bitkin hayallerimden, yüreğimdeki acıyı gör, Kaçamak bakışlarımdan utanmadan. Kocaman yüreğinle ellerini savurarak meydan oku hayata. Susmadan, Utanmadan, Tükenmeden. Sıcak bakışlarındaki sevecen tavrınla, Güneşin yakışına nazire, Yüreğimi yak buram, buram. Çaresizliğimi öldür. Sana uzanamayan ellerin kaçışlarında, Karanfillere bakan umarsız yüreklere, Buz kesmiş bakışınla bir tokat vur. Vur ki; Yarınlara uzanmış akbabaların kör tırnakları, Leş kargalarının kanat çırpışları, Ayaz vurmuş zemheride kalsın. Ellerinden karanfilleri çalınmış çocuk, Gel düşlerime gir. Fukara sevdasından yarım ekmegin, Dört zeytine olan aşkını duy. Kuvayi Milliye’den kopmuş bir avuç onurun, Utanılası, kahreden göçünü gör, doymayan vurgunların ardından. Zifiri kara geceleri, zulasında boş şarjorlü 14’lünün, Korkak kahramanlığında efelenmiş yörüğün, Çelimsiz dönüşünü, yıkılmış gururunu gör. Kaçamak bakışlarımdan ürkme. Göremediğin yarınından, Çalınmış geleceğinden, Örselenmiş umutlarından, Utanıyorum, gam duyuyorum, çaresizim işin garibi. Kükreyen yüreğimden, korkak dudaklarıma yansıyan isyanımdan, Sana yokluklar veriyorum. Korkağım anlıyormusun, içim dışım isyanda., Asiliğin modası geçmiş çocuk, yalana düşmüş diller. Sıcak soba arkaları, dört yalan masal, mısır patlağı, Yumak oynayan kedi. Birde Milli Mücadeleden kalmış onurumu sana bırakacağım. Piçe dönmüş düşler, Kuşlar kanat çırpmış gerçeğe, tuz buz olmuşlar. Koca yürekler bitmiş, dost tanış el olmuş çocuk. Ellerinden karanfilleri çalınmış çocuk, Gel düşlerime gir. İki mısra şiirden kendime kurduğum asi dünyamın, Yalanını gör, gözlerimin cılız gülüşüyle alay et. Gırtlağımdan geçen iki yudum suyun, Elimdeki mısır ekmeğinin, Anamın, avradımın, onurumun üzerine yemin ederimki, Çaresizim, yılgınım, yorgunum. Ve işin garibi, Utanmazın, arlanmazın, hırsızın utanacagı yerde, Bakışlarından ben utanmışım. Namluya sürülmüş mermi sıcaklığında, Kahpe zaman soyucusuna teslim olmuşum. Hangi kader, hangi umut bilmeden düştüğün yolda, Zifiri kara gecelerin üzerine düşen dizi dizi bulutlarda, Kaybettim kendimi. Bulmadan döndüm karanfillerini, utanarak başını okşadım. Hakkım olmayarak. Ellerinden karanfilleri çalınan çocuk, Bakma gözyaşlarıma, git düşlerimden. Namert eşkiya palavrası dünyamdan, Boş sepet tacirliği benimkisi. Salkım söğüt altı mezarlara kurulan düşlere, Demirci örsü değmiş neyleyim. Oyyy kara devran, Oyyy biçimsiz zamanlar. Sıcak koynunda birikmiş zalim düşler. Dört karanfil kaydı ömrümden, karardı yarnlar. Düşlerimde bütün çocuklar ağladı. Zulamda iki dize şiir, Ellerim ceplerimde. Arkamda karanfilleri çalınmış çocuk. Anlımda, beyazına kara değmiş onurum. Kaybolmuş yarınların çaresiz yolcusuyum. Ellerinden karanfilleri çalınmış çocuk, Üzgünüm, suçluyum, çaresizim. Anlamanı beklemedim hiç, Bulmadan yitirdiğin düşlerine düşen, Albenili yalanlarımızı. AHMET EMRE UĞUZ __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
| #3 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| İKİ YAĞMUR DAMLASI Rüyalarıma göz yumdum görmüyorum. Bir deli rüzgar gibi sınırsız orada buradayım. Küskünüm, kırılmışım, üzgünüm. Şarkı, şiir, felsefe, Düş, Gerçek, Vesvese, Bilmiyorum sonunu bunun. Burnumun dibindesin görmüyorum. Yüreğime iki damla yağmur düştü, Biri ağlattı beni, Diğeri şair etti. Ahmet Emre UĞUZ __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 454
| Hoş geldiniz. Üç şiiriniz de çok güzel ama yalan yok ben en çok birinci şiiri beğendim. |
|
| #5 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| Sevgili Lamira, Hoş bulduk. Siz bu sitedeki ilk muhatabımsınız. beğeninize candan teşekkür ediyorum. İlk şiire benzer bir tane daha var onuda size ithafen yayınlıyorum. Sevgilerimle.. __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
| #6 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| BIR YANGININ ANATOMISI Bin bir hazanın ardından bahara yolculuk benimkisi. Kandil alevi misali umutların ardından. Tozduman heyecanlar bıktırmış beni, karanlık yansımalar korkutmuş, sebepsiz yargılar öldürmüştür. Umarsız yaşadım, umdum yanıldım. Sevdalar ateş misali yalancı, mevsimler yokluğunda hep aynı yarayı depreştirir sol yanınında yüreğimin. Şiirler gözyaşı damlası gibi sıcak ve öksüz. Hangisi son tarihli, hangisi benden gayrı bilinmez. Dokunsan beni göreceksin, dokunsan ellerin yanacak. Dokunsan yüreğimden uçan kelebeklerin, ateşten toplarda uçtuğunu göreceksin. Dokunsan şiirlerime beni öldüreceksin. AHMET EMRE UGUZ __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
| #7 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 454
| Soğol şair, inci dizeleri hediyen için. Tekrar hoşgeldin. |
|
| #8 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| DARAGACI Tan vaktinin pusunu gördünmü hiç. Kızıla çalmış ilahi rengini gök yüzünün. damarlarımı saran bu soğuk nefes senin biliyorum. Biliyorum şiirlerimi azdıran bu acının ortağısın. İşte tan vaktinin dayanılmaz haşmetinde, ufka gerilen bu hasret benim. Darmadağın binlerce hasretin gölgesinden Davud'i intikamla dirilen, Golyat'ın ensesine inen bu direnişte benim. Bizans'ın karanlık hatırasından, boğaza süzülen bin yıllık yakamoz ışıltısı benim gölgem. Kuyuda İsmail'in haykırışı, Yakub'un kutsal gözyaşları, yüreğimdeki heyecan hep aynı, hep aynı sevda haykırtan bizi. Neden niye bilmeden duyduğum yalnızlığın ismi yok. Tıpkı çölde kum tanesi gibi. üzerine güneş değmiş çaresiz yanmış, aşktan. Gel anlat şimdi, ölümcül düşleri. Şems-i Tebrizi gözlerle bakarak bana. AHMET EMRE UGUZ __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,761
| Hoşgeldiniz sn. ılgın.Boğazın serin sularını bozkırıma taşıdınız teşekkürler... __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #10 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
| Teşekkür ederim Hoş bulduk sayın Sosyologgg. İnsanı Boğazın serinsularından, Tarihin şanlı Bozkırlarına iten gizemli dizelerde buluşmak umuduyla şen ve esen kalın. Saygı ile... __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|