"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
| Anket Sonuçlarını Göster: Bilim ve Din iliskisi? | |||
| Bilim ve din asla bir araya gelmez, zit kavramlardir | 37 | 64.91% | |
| Neden olmasin, her ikisi de birlikte yürür | 20 | 35.09% | |
| Oy Verenler: 57. Bu ankete oy veremezsiniz | |||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344
| Bilim ile din bagdasir mi? Bagdasirsa nasil bir iliski icindedirler. __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584
| Pozitiv bilim akımına göre artık metafizik kavramların zamanı geçmiştir ve artık insanlar sadece pozitiv bilimlerle(genel-geçer sonuçları olan)uğraşmalıdır. Öte yandan zaten bağdaşmaya iki kavram bana göre ama, Sezgicilik akımında, İmam-ı Gazâli bu kavramları birleştirmiş ve bilimlerin ortaya koyduğu sonuçların doğruluğuna inanmak için(şüpheden kurtulmak için) tanrı tarafından ışık diye adlandırdığı bir sezgiye ihtiyaç duymaktadır... Görüşler çok farklı olabilir... __________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın... |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 27
| bilim ve din ikisi farklı epistemolojik alanlara dahil.. bu yüzden birini diğeriyle yorumlamaya çalışmak birini diğerinden çıkarmaya çalışmaya benzer.. dinin perspektifi metafiziği işaret ederken bilim fizik gerçeklikle ilgilenir.. ikisi aynı anda var olamaz.. |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 155
| Konuya subjektif bilim varmıdır diye açılsaydı o zaman olmazdı diye konuyu kapatabilirdik ancak bilim subjrktif oldugunda veya sanal oldugunda o zaman dini içine alırdı Din kavramı felsefenini metafizik kavramı içinde oldugunu bildigimiz için idrakimca bilimin içinde degildir. Ancak gine idrakimce ileride bilimin içine girecegine inananlardanım....Evrenin geometrik sistem üzerine kuruldugunu kabul eden bilim....boyutlarıda bilimsel olarak incelemiştir.hatta dha ilerine giderek evrende yalnız olmadıgımızın bulgularını vermiştir...O zaman tüm bu evreni var eden yaratıcıyı da ispatlayacaktır bilim.. Şimdilik bilim sadece semavi dinlerin insanları biraraya getirmek üzerine dini kabul etmektedir.Bir gün yaradılış ve evrimleşmeyi ispatlayacagına inanıyorum inançda bir din vizyonu olduguna göre subjektifde olsa olabilecek diyorum sevgilerimle marimari... |
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344
| Alıntı:
__________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm | |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,827
| Mesela ünlü fizikçi Newton, dinsiz miydi? Yahut Kopernik? Ya da Galileo? İbni Sina? İbni Rüşt? İbni Heysem? Zheng He? Batruci? __________________
Ne kadar cahille tartıştıysam hep mağlup oldum Ne kadar alimle tartıştıysam hep galip geldim. (İmam-ı Şafii) bekirsami Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 11-12-06 23:44 . |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 127
| Bilim madde'yi, din ise ruh'u kaynak alır. Ruh'u kaynak alan dindeki olgular deneylerin ürünü değildir. Sadece düşüncelerde vardır. Doğruluğu yada yanlışlığı kanıtlanamaz. Bu yüzden bilimle asla örtüşmez. Dinler, toplumların yerel kültürlerinin kutsal yanlarıdır. Toplumlar tarafından çokça dinler ve onların mezhepleri oluşturulmuştur. Biribirinden kopya olduğu halde, diğerinin yerine geçip eskisinin hükümünün kalmadığını söyler. Tüm dinler ve onların savunucuları, kendi kurallarının/görüşlerinin "en doğru" olduğunu söyler. Devam edegelen bir çelişkidir. |
| #8 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 56
| Aslında çelişkiler ve aynı noktada buluşumların çokluğu, din ve bilimin ayrıymış gibi durmasına sebeb olur. Doğrudan bakıldığındada bunu gözlemlersiniz. Bilim Neden sonuç ilişkisine dayanır. Gözlemleyemediği şey'i kabul etmez. Bulguları net ve kesin olmalıdır. Bu yüzden radikaldir. Ancak bir noktadada Bilim özür diler. Bir gün önce inanmadığı bir gerçeği, bir gün sonra bulduğunda onu reddettiği için özür diler kabullenir. Bu bilimin yanlışlığından değil, çalışma ve kabullenme stratejisindendir. Örneğin; İsac NEWTON'un 1700'lü yıllarda yer çekimini bulmasıyla Bilim Dünyası bu gerçeği kabul etti. Oysa yer Çekimi hep vardı. Biri bu tarihten önce çıksa Yer Çekimi vardır dese, bilim inkar ederdi. Aynı kuram Suyun Kaldırma kuvveti ilede açıklanabilir. Arkimides'in evreka evreka demesiyle bilim dünyası suyun kaldırma kuvvetini anladı. Oysa bu kuvvet hep vardı. Arkimides'e kadarda bilim bunu kabullenmedi. galile'nin Dünyanın döndüğü gerçeğini tespit edene kadarda Bilim dünyasına göre dünya tepsi gibi düzdü. Buradan anlaşılacağı gibi; bu gün kabullenmediğimiz bir çok şey yarın keşfedilebilir. Bilim bir keşfetme, bulma metodudur. Din ise bir bilim kitabı değildir. Bir Mesaj bir uyarı, bir tevhid, bir akaid, ve aynı zamanda bilimide teşvik eden olgudur. Kuran-ı Kerimde Fen Bilimlerinin anlatımı bir çok İslam yazarı tarafından kaleme alınmıştır. Tabiki Kuran- kerimde bilimin ifadesi MC2 gibi yazılmaz ama. Tüm gezegenlerin bir yörüngesi olduğunu, sürekli kendi etraflarındada döndükleri ifade edilmektedir. Hatta Bir ayeti kerimede "Göğe ve Tarık'a andolsun, Tarık'ın ne olduğunu sana bildiren nedir? (Karanlığı) Delen yıldızdır." (Tarık Suresi, 1-3) Burada bilim adına bir kışkırtıcılık vardır. Din bilime istikamet vermiştir. Bilim dinin bu ifadesindeki izahı bulma görevini üstlenecektir. Oysa Din dünyadaki tüm bilimsel verileri kitapta yayınlasaydı Bilimin varlığına ihtiyac kalmayacaktı. Yine Kuran-ı kerimde ifade edilen, ve Akdenizde Kaptan Custou'nun bulduğu tatlı ve tuzlu iki su kanağının bir birine karışmamasıda bilim din ilişkisine bir örnektir. Bazı insanlar Bilimi ve Dini iki ayrı kutupta görüyorsa yanılıyordur. Bilim bulmak, farkında olmak, ortaya çıkarmaktır. Bunun için sürekli şüphe etmelidir. Şimdi bulamadığı herhangi bir şey aslında yokta olmayabilir, bu bilimin eksik tarafıdır. Keşiflerin tamamlanması, doğruluğun ispatı gibi koşulların oluşmasınada ihtiyaç duyar. Cünkü bilimde " ZAMAN VE MEKANLA SINIRLIDIR" Saygı ile... __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
| #9 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,567
| ne pozitif bilimlerin ne de sosyal bilimlerin din ile ilgisinin olduğuna inanmıyorum. Pozitif bilimler konusunda daha baştan ilgisi yoktur diyorum çoğu kişinin söylediği gibi, pozitif bilimler ispata dayalıdır, din ise kutsal kitaplarda yazılanlara dayalıdır ve kutsal kitaplarda yazılanlar sipat sayılamaz. sosyal bilimler(felsefe, sosyloji, psikoloji) ispatlardan ziyade düşünce ile ilgilidir, fakat burada da dini işin içine karıştırmadan düşünebilmek önemlidir, ancak dinden ayrı durulabildiği ölçüde objektif ve sağlıklı oarak düşünülebilir bence. Diğer yandan gerceklere ve en yararlı sonuçlara sadece insan zekası ve akıl yürütme ile ulaşılabilir, kuran'da veya incil'de yazılanlar bizi bu sonuçlara ulaştıramaz diye düşünüyorum ben. __________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,827
| Burada din-bilim ilişkisini tartışan arkadaşların din algılarında ciddi sorunlar olduğunu düşünüyorum. Daha önce bir çok topicte de yazdığım gibi din kavramının yanlış olarak algılanmasındaki en önemli etken özellikle Batı düşünce ve bilim tarihinde Hristiyanlığın hep ket vuran bir unsur olarak kabul görmesidir. Batı Hrsitiyanlıkla mücadele ederek, aydınlığa kavuştu, öyleyse biz de Batı gibi kendi dinimizle yani islam'la mücadele ederek, onu tamamen dışlayarak aydınlığa kavuşabiliriz tarzı bir akıl yürütme yanlış bir akıl yürütmedir. Batı bilimle, düşünceyle, feslefeyle, sanatla, özgürlükle ve demokrasiyle ancak 19. yüzyılda tanıştı ancak yüzyıl bile geçmeden insanlığın bu kazanımlarını insanlığın yararına değil tam tersine yokedilmesi uğruna kullanmaktan çekinmedi. Oysa antik Yunan'dan Mısır'a, Çin'e ve Hint'e ve İslam medeniyetlerine kadar bir çok uygarlık bilimde, sanatta, felsefede, siyasette, özgürlüklerde modern Batı medeniyetinden çok daha ileri seviyedeydi. Batı, kendisi ile diğer uygarlıklar arasındaki bu korkunç farkı 200 yıl gibi kısa bir sürede kapatmak için müthiş bir uğraş verdi. Elbette bu süreç içinde kendisine ayak bağı olan donmuş ve bozulmuş, dinamizmini ve rasyonelliğini kaybetmiş, gerçekliğin tamamen dışında kalmış din olgusunu dışlamıştır. Daha doğrusu dini bireyin özel hayatına hapsetmiştir. Oysa İslam dünyası için aynı şartlar hiç bir zaman oluşmadı. Yani İslam müthiş bir dinamizm ve dönüşüm gücü taşıyan bir din olarak geldi. Basit ilkel bir toplumdan 50 seneden az bir zamanda koca bir medeniyet kurdu. Sadece bilimsel alanda değil, sanat, felsefe ve mimaride öncülük yaparak müthiş bir üstünlüğe ulaştı. Eğer İslam; bilim, sanat, felsefe, mimari ve kültür yani medeniyet ile ters orantılı bir unsur olsaydı, Arap toplumu yerinde sayar, Türkler dünyanın en gözde medeniyetini hiç bir zaan kuramazlardı. İslam, yani Din bütün bunlarla çatışan bir unsur olmadığı gibi aksine gelişmenin, ilerlemenin, düşüncenin, sanatın, bilimin, felsefenin, kültürün ve medeniyetin tek kaynağıdır. Bu kaynak kuruduğunda insanlık da yok olacaktır. __________________
Ne kadar cahille tartıştıysam hep mağlup oldum Ne kadar alimle tartıştıysam hep galip geldim. (İmam-ı Şafii) |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|