| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Cahit Sıtkı Tarancı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 276
| Arkadaşlar Cahit Sıtkı Tarancı en sevdiğim şairlerden birisidir.Bu sayfayı açmamdaki amaç;Cahit Sıtkı Tarancı hakkında bilmediğim şeyleri öğrenmek ve bunları arkdaşlarımla paylaşmaktır. __________________
Kelimenin tam anlamıyla gerçek bir demokrasi hiç bir zaman varolmadı ve varolmayacaktır. J.J.ROUSSEAU |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 170
| cahit sıtkı'nın coğu şiirinde ölüm teması işlediğini bilirsiniz 'Ben ölecek adam değilim' bunun en güzel örneklerindendir BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM Kapımı çalıp durma ölüm açmam ben ölecek adam değilim Alıştım bir kere gökyüzüne; bunca yıllk yolldaşımdır bulutlar. Sıkılırım, kuşlar cıvıldamasa dallarında Yemişlerine doyamadığım agaçların, Yağmur mu yağıyor Güneş mi var Farketmeliyim Baktığım pencereden Deniz görünmeli çıksam balkona Tamamlamalı manzarayı Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar. ... kapımı çalıp durma ölüm ben ölecek adam değilim ... |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 170
| Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu kalb ağrısı. Şu ağacın gölgesinde olsun; Tam kenarında havuzun. Aya haber sal çıksın bu gece; Görünsün şöyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumana, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. |
|
| #4 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 56
| DESEMKİ, Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum. Cahit Sıtkı Tarancı __________________
İnsan Hayatı hiç bir şeydir, ama hiç bir şey bir İnsan hayatı etmez. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 58
| Cahit Sıtkı Tarancı: Hayatı ve Şiirleri -------------------- Edebiyat Editörü | İstanbul {Date} 1910 yılında Diyarbakır'da doğmuştur. Lise eğitimini İstanbul'da Galatasaray Lisesi'nde tamamladıktan sonra, önce Mülkiye Mektebi'ne girmiş, ardından öğrenimini Paris'de tamamlamak amacıyla 1939 yılında Fransa'ya girmiştir. 1940 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine Türkiye’ye geri dönmüştür ve askerliğini yapmıştır. Askerlik sonrası Anadolu Ajansı'na çevirmen olarak girmiş, bir ara da Toprak Mahsülleri Ofisi'nde çalışmıştır. 1952 yılında Çalışma Bakanlığı'nda görev yaptığı sırada ağır bir hastalığa yakalanmış, Türkiye'deki tedaviden sonuç alınamayınca Viyana'ya gönderilmiş ve orada hastanede ölmüştür (1956). YATILI HAYATI ŞİİRLERİNİ ETKİLEDİ Yazmaya okul yıllarında başladığını söyleyen Tarancı, şöyle demektedir: "Edebiyata karşı duyduğum heves Fransız Mektebine kadar gider. Annemden uzakta bulunmam, mektepteki yabancı ve kasvetli hava zaten mariz olan ruhumu büsbütün karartmıştı. Annem yazdığı uzun mektuplarda bu karanlıkları biraz da sınıfta okuduğumuz edebî parçalardan ilham alarak, parlak kelimeler, göz kamaştırıcı teşbihler ve süslü cümlelerle anlatmaya çalışıyordum". Tarancı, ilk şiirinin, "yirmi kadar manzumesini götürdüğü ve tek bir manzumeyi seçen" Halit Fahri (Ozansoy) tarafından Servet-i Fünun dergisinde yayımlandığını belirtmekte ve "imzamı gördüğüm gün yirmi dört senelik hayatımda bir işini bir daha bilemeyeceğim bir sevinç içinde idim" demektedir. Muhit dergisinde de şiirler yayımlayan Tarancı, sonraki yıllarda Varlık, İstanbul, Doğuş, Yaratış gibi dergilerde yazı hayatını sürdürmüştür. OTUZ BEŞ YAŞ İLE ÖDÜL ALDI Takma adlarla ve imzasıyla belli aralıklarla öykü de yazan, ama bunları şair kimliğine yakıştıramayan Tarancı, yaşamının sonuna kadar eksilmez bir aşkla şiire bağlı kalmıştır. Tarancı, "Otuz Beş Yaş" adlı şiiriyle C.H.P. Yarışması'nda birincilik kazanmıştır (1946). YAPITLARI Şiir Ömrümde Sükut (1933) Otuz Beş Yaş (1946) Düşten Güzel (1952) Sonrası (1957) Düzyazı Ziya'ya Mektuplar (1957 - Z.O. Saba'ya yazdığı mektuplar) Cahit Sıtkı Tarancı'nın Hikâyeciliği ve Hikâyeleri (1976 |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 170
| AŞK ADAMI Dolaştığım denizlerce düşünüyorum, Bineceğim son gemi değil midir Hayır sahibi omuzlarda giden tabut. Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer, Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de; Ramazan geceleri Yasin okuyanım, Baharda kabrime menekşe getirenim de.' Fakat bütün bunlar da olur, Yine tasa etmem, Yine kırılmam kimseye. Ben aşk adamıyım, Sevmeye geldim insanları, Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye; Hesapsız, karşılıksız, Ayrılık gayrilik gözetmeden. Gün gelip gidersem şayet, Öyle severekten gideceğim ki, Karanlık kıyılardan bile olsa, Candan selamlarım, Civarımdan geçecek gemileri; Güneşli gemileri; Şarkılı gemileri; İçlerinde kendim varmışım gibi! |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2
| Affan dedeye para saydım, Sattı bana çocukluğumu. Artık ne yaşım var ne de adım; Bilmiyorum kim olduğumu. Hiç bir şey sorulmasın benden; Haberim yok olan bitenden. Bu bahar havası, bu bahçe; Havuzda su şırıl şırıldır. Uçurtmam bulutlardan yüce, Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese horoz şekerim! Çocukluk anılarımızı anlatmaya başladığımız zaman karşımızdakinin sözünü bitirmesini beklemeden kendi anılarımızı anlatmaya başlarız ya, bu şiir öyle güzel anlatmış ki o yılları tüm kelimeler boğazımda düğümleniyor. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 138
| OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız, Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız. Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar? Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak. Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında. Cahit Sıtkı TARANCI ******************* Cahit Sıtkı'dan bahsedilirde "otuz beş yaş" atlanır mı dedim, ve paylaşmak istedim.. sevgiler.. __________________
Beni bir ben bilirim ,birde yaradan Bana bir ben lazımım, birde anlayan... enkas Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-01-07 03:31 . |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 85
| Öldük, ölümden bir şeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü Nasıl hatırlamasın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak. Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok; Yok bizi arayan, soran kimsemiz. Öylesine karanlık ki gecemiz, Ha olmuş ha olmamış penceremiz; Akarsuda aks'imizden eser yok. en sevdiğim şiiridir Cahit Sıtkı Tarancı'nın, bende çok ayrı bir yeri vardır nedense.. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 276
| GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur; Ah aklımdan ölümüm geçer, Sonra bu kuş,bu bahçe,bu nur Ve gönül Tanrısına der ki: -Pervam yok verdiğin elemden; Her mihnet kabulüm,yeter ki GÜN EKSİLMESİN PENCEREMDEN! __________________
Kelimenin tam anlamıyla gerçek bir demokrasi hiç bir zaman varolmadı ve varolmayacaktır. J.J.ROUSSEAU |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|