|
|
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Öğreniyor muyuz? Hatırlıyor muyuz? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İlk neden, varlık, varlığın özü... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 431
| İnsan (hafızayı beşer) nisyan(unutma) ile malûldür denir. Acaba insanoğlu tüm varlık bilgisi hafızasına yüklenmiş olarak mı yaratılmıştır? Özellikle bilinçten (kendini bilme) yoksun canlılarda (hayvanlar ve akıl baliğ olmamış insan) hayat bilgisinin yüklü olduğundan şüphe duymayız.. bir kedi ömrü boyunca başka hiçbir kedi görmese de dışkısını toprağa gömebilmektedir, bir köpek için bu bilgi çok farklı kodlanmış.. İnsanoğlu hayata dair tüm bilgiye ana rahmine düşmesiyle birlikte sahip olmuş fakat safiyetini kaybettikçe unutkanlık mı baş göstermiştir? Hristiyanlığın islamdan sapmasına neden olan temel anlayışlardan biri de insanın günhakar yaratılmış oluşu değil midir? Hrisitiyanlık, suçla yüklenmiş bir varlığın suçtan arındırılma çabası olarak görmektedir dünya hayatını... İslam anlayışı ise tüm varlık bilgisiyle yüklenerek yaratılmış, meleklerden bile üstün bir varlığın Allah'la (c.c) olan bağının korunmasından ibaret bir dünya hayatı algılıyor... İnsan, bedeninde hasıl olan gelişmeyle doğru orantılı olarak daha fazla güç kazanmakta, daha fazla zevk alabilmekte ve bununla birlikte de temiz kalabilmek için daha fazla gayret göstermek zorunda kalmaktadır.. temiz kalmayı başaramadıkça da sahip olduğu varlık bilgisiyle bağlantısı zayıflamakta yani bildiklerini unutmaktadır. islam terminolojisi bu durumu "gaflet" kavramıyla açıklamaktadır. öğrenmek bir yanılsamadır.. öğrendiğimizi sandığımız anlar zaten bildiklerimizi hatırladığımız anlardan ibarettir.. unuttuklarımızı hatırlayabilecek saflığa ulaşmak ümidiyle.. sulh Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-12-06 21:45 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 534
| Bence bilgi doğmadan önce elde edilemez yada bizim beynimize yerleşmiş hazır bir vaziyette dünyaya gelmemişizdir bizler... İnsan doğumundan itibaren yaşadığı tecrübelerle ve algıladıklarıyla elde eder bilgiyi. Bilgi daha önceden bize yerleştirilmiş olsaydı herkez eşit şekilde bilgiye sahip olurdu. "Özellikle bilinçten (kendini bilme) yoksun canlılarda (hayvanlar ve akıl baliğ olmamış insan) hayat bilgisinin yüklü olduğundan şüphe duymayız.. bir kedi ömrü boyunca başka hiçbir kedi görmese de dışkısını toprağa gömebilmektedir, bir köpek için bu bilgi çok farklı kodlanmış.." demişsiniz.. İnsan beyniye, hayvanlar iç güdüleriyle hareket eder... __________________
insanlar anlayabildikleri kadar yaşar, ve anlayamadıkları şeyleri umursamadan ölüp gider... yinyang Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-12-06 17:14 . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Aydın-Erzurum
Mesajlar: 281
| Bende ilk başlarda insanın doğduğunda beyninin boş olduğuna inanırdım ama Aristo beni biraz şaşırttı.Şöyle diyor Aristo: "Adalet nedir? Cesaret nedir? Erdem nedir? Bunlara belli cevaplar veriyoruz ama hepsi yanlış mesela Adalet nedir sorusunu ele alalım. 1-)Adalet eşitliktir. !-) Ama bir erkekle bir bayanın eşit miktarda ağırlık taşıması ne derece adaletlidir? 2-)Adalet herkese, herşeyde eşit miktarda vermektir. !- )Ama felsefe ile haşır neşir olana adamla; hiç düşünmeyen bir pop şarkıcısına eşit miktarda Kant kitabı vermek ne derece adaletlidir? vs. vs. vs. Gördüğünüz gibi belli cevaplar verdim ama hiçbiri tam olarak adaletin ne olduğuna cevap veremiyor.Peki işte asıl soru:"Biz nereden biliyoruz adalete tam olarak cevap vermediğini? Demek ki biz adaletin asıl tanımını biliyoruz ama bunu aktaramıyoruz.Biz bu adaletin tanımını da bir yerlerden öğrenmediğimize göre adaletin ne olduğu fikri doğuştan gelen bir kavram." Etkileyici ama tanrı gibi bir etmeni devreye soktuğundan üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele......... __________________
Kural Kuralsızlıktan Daha İlgi Çekicidir! |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 502
| insan madem ki vardır ,o halde varolan herşeyle bir etkileşim i,çindedir... evrendeki herşeyden etkilenmektedir... dolayısıyla insan herşeyin bilgisine sahiptir...bu,yaşıyor oluşundan kaynaklanır... yani bana göre bu durum hatırlamaktan ziyade farkına varma durumudur.... |
|
| #5 | ||
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 21
| Alıntı:
İnsanlar doğdukları andan itibaren algılamaya başlarlar, görmek, anlamak ve alglılamak insanın bilgi edinmesini sağlar. Eğer önceden bilgiler bizim zihnimizde olmuş olsaydı, 5 yaşındaki bir çocukla, 50 yaşındaki bir profösör aynı bilgiye de sahip olabilirdi. Böyle birşey olması imkansız; Çünkü bilgi tecrübeler sonucu elde edilir. | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Aydın-Erzurum
Mesajlar: 281
| Alıntı:
__________________
Kural Kuralsızlıktan Daha İlgi Çekicidir! | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 431
| Alıntı:
biraz da ha açmayı deneyebiliriz belki.. Mesela hak nedir? Hakkın ne olduğuna dair bilgiyi tecrübelerimizle mi edindik, yoksa içimizde bir yerlerde vardı da zaman zaman hatırlar gibi mi oluyoruz.. Ya da tanımlayamadığımız halde olaylar karşısında işte bu hak şu hak değil diyebiliyor muyuz ..? | |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Aydın-Erzurum
Mesajlar: 281
| Alıntı:
__________________
Kural Kuralsızlıktan Daha İlgi Çekicidir! | |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 155
| Beşer varlık olarak bizler bu gezegene geçiş yaparken donanımlı bilgilerimizle geliyoruz ancak burada bu bilgilerin kaydı geçiş yaptıgımızda kapatılıyor .....bebekler 3 yaşına kadar bu bilgileri ve gözlemleri açık olarak büyürler hatta 4.5 yaşlarındaki çocukların reimlerini genellikle renk renk dir onlar bizlerin aurasını görürü ve ona göre boyarlar...zaten hayatta ve evrendeki her şey enerjidir bunu dünyaya geçiş dönminde biliyoruz...İnsan bilinçi geçiş dönminden sonra kapalıda olsa bizler ömrümüzü hatırlayarak tamamlıyoruz..bunu en çok bilinç altımızdaki rüya bölümlerinede hatırlarız farklı peralel evrenlerer gider farklı boyutlarda bulunuruz. Bilinç hiç bir şeyi unutmaz bilgileri sag ve sol lopa göre düzenler kişinin duygusal lopu gelişikse onu bir resim olarak alır bilinçine veya sag lopu gelşikse bilgi olarak depolar her ikisde çözülümü aynıdır..yaşadıgımız tramvalar ve kaoslar ise unutulmaz ancak bir çöplük gibi bilinç altında birikir.bu yüzden bazılarımız dünü hatırlamazken bazılarımız 2 yaşını dahi hatırlar....yani beyin bilgileri unutmaz gelişimizdeki bilgiler uçagın karakutusu gibi bilinç altında kayıtlıdır diger yaşadımız tüm bilgilerde.....kısacası biz bilgisayardanda üstün süper bilgisayarız. sevgiler marimari ...:p:p |
|
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,804
| Zannederim Platon olsa gerek; bütün bilgeliğin ruhta olduğundan bahsedip, öğrendiğimiz şeylerin anımsama olduğundan bahsediyordu. Ruhların Tanrının emrinde olduğu inancına inanıyorsak, ruhlar sayesinde tanrısal bilgeliğe ulaşmamızda imkan dahilinde olduğu söylenmektedir.Yunus Emre'de bu görüşü tasdik ederek, " Her ne arıyorsan içinde ara; şamda, yemende , hicazda değildir " diyerek ruhsallığa dem vurmaktadır.Ama Tanrısal bilgeliğe ulaşan insanlarında dünyaya sırtını dönüp hiç bir buluş ve icat gerçekleştirmedikleri bir gerçektir, ruhlar aleminin soyut kavramlarına takılıp Tanrıyle buluşma isteğiyle yanıp tutuşmaktadırlar. Saygılarımla. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|