"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşında izlediği strateji / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 5
| Bence bu stratejiyi çözümlemek;dünü anlamak,bu günün tehditlerine cevap vermek,geleceğin Türkiyesini kurmaktır.Sizce bu strateji neydi ve günümüzdeki tehditlere,bu pratik ışığında nasıl cevap verilebilir. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 383
| "Mustafa Kemal'in kurtuluş savaşında izlediği strateji" Bu sorunun cevabını hepimiz biliyoruz ama kendimize bile itiraf edemiyoruz, utanıyoruz bu cevabı vermekten, ne demek istediğimi anlamıştır herhalde herkes.. __________________
Haramilerin saltanatını yıkacağız! |
|
| #3 | ||
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 5,360
| Alıntı:
| |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 77
| tabiki tam bağımsızlık ilkesidir.hiçbir milletin yaltakçısı olmama ilkesi yani şuan yapamadığımız ilke.kemal paşa halkın içinde var olan ama çıkmaktan korkan o mücadeleci yanlarını ortaya çıkartıp.YA İSTİKLAL YA ÖLÜM ilkesiyle yedi düvene meydan okudu.arkadaşlar ilaçları mahalle eczanesine yazdıran yani veresiye alıpta savaşa göz kırpmadan giren bağımsızlık uğruna ölüme gülerek koşan bir milletin torunlarıyız.mustafa kemal paşa gerçekten imkansızı başaran harika bir sevk idareyle ben askerlerine üniforma bile bulamayan asi bir generale boyun eğmem diyen zamanın sömürge kralı loyd gorge bile dize getiren bir liderdir.kıymetini bilmeliyiz. |
|
| #5 | ||
|
Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,290
| Alıntı:
Burjuvayı kastediyorsanız orada bir yarım doğru var.Gelişmiş ülkeler 1920lerde ancak burjuvazi ile kalkınmışlardı.Yani denenmiş ve başarılmış tek yol vardı.Ortada bir sovyet mucizesi yoktu.Bu yüzden macera peşinde koşmaktansa bilinen yolu denedi.Ancak bunun başarısız olduğunu görünce bu sefer solculuk yapmaya başladı.Dediğim gibi onun değişmeyen tarafı amacıydı.Onu büyük yapanda bu oldu.Saygılarla | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 502
| Alıntı:
| |
|
| #7 | |||
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 383
| Alıntı:
Alıntı:
__________________
Haramilerin saltanatını yıkacağız! | ||
|
| #8 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 73
| Ulusal Mücadelemizdeki strateji gerek askeri gerekse politik olarak dahicedir. Birleri bunu küçümsemeye çalışsalarda şunu unutmasınlar "güneş balçıkla sıvanmaz." __________________
Muhtaç Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur |
|
| #9 | ||
|
Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,290
| Alıntı:
| |
|
| #10 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 5
| Bence Mustafa Kemal üç aşamalı bir strateji izlemiştir.Bu aşamalar: 1) Temel çelişkiyi saptamıştır:Cephedeki savaş,en yoğun olarak Yunanlılara karşı olduğu halde,asıl savaştığı gücün İngiltere olduğunu ortaya koymuştur.Yunanlıların veya Ermenilerin tek başlarına Türkiyenin karşısında büyük bir tehdit oluşturamayacağını,bu unsurları İngilizlerin kullandığını saptamıştır.Zaten,Lozan Görüşnelerinde de pazarlıklar,İngiltere ve Türkiye arasında cereyan etmiştir. Bugün de bu temel çelişkiyi ortaya koymalıyız.Türkiyeye yöneltilen tehdit,somut olarak K.Irak ve Kıbrıstan yöneltiliyor ancak;Ne üç beş tane aşiret lideri ve peşmerge,ne de Rum-Yunan ikilisi tek başlarına Türkiyeye tehdit oluştramaz.Bunun arkasıdaki asıl güç Amerikadır. Biz de Atatürk gibi,düşmana karşı vereceğimiz mücadelede doğru yerde mevzilenmli,gerçek tehdidi saptamalıyız. 2) Düşmanın kendi arasındaki çelişmelerden yararlanmıştır : 1921 yılında İngiltere ve Fransa arasındaki sorunlardan kendi lehine yararlanmış,Fransayı Ankara Antlaşmasıyla saf dışı bırakmıştır.İtalyanlarla, İngilizler ve Yunanlılar arasındaki sorunlardan yararlanmış,Onları da da tarafsız bırakmıştır.İtalyanlar Güneyden çekilirken silah yardımı bile yapmışlardır.Örnekleri çoğaltabiliriz... Biz de bugün,bağımsızlığımıza ve toprak bütünlüğümüze,Avrupa ve Amerikadan gelen tehditleri/dayatmaları göğüslerken,bu iki güç arasındaki rekabetten yararlanıp mücadele vereceğimiz asıl gücü yalnız rakabiliriz.Türkiyenin NATO'nun askeri kanadından çekilmesi bu açıdan değerlendirilmesi gereken bir konudur.Türkiye,varlığını koruma iradesini gösterdikçe,Avrupa-Amerika arasındaki ayrışmayı derinleştirip hareket alanını genişletebilir. 3) Atatürk düşmana karşı birleşebileceği en geniş güçlerle birleşmiştir: İçerde Türk-Kürt tekmil milleti örgütlemiş;emperyalizmle çıkar birliği olmayan,başta köylüler olmak üzere,tüm halk sınıflarını mücadeleye katmıştır.Dışarda ise aynı tehditlerle karşı karşıya olan ülkelerle ittifak yapmıştır.Sovyet Rusya ve Afganistan bunun ilk örnekleri olurken,daha sonra Türkiyenin öncülüğünde kurulan Sadabat Paktı ve Balkan Antantı bu stratejinin örnekleridir. Bugün de karşılaşılan tehditler, birleşilebilecek en geniş cepheyle göğüslenebilir.İçerde işçi ve köylü önderliğinde emperyalizmle çıkar birliği olmayan tüm halk sınıflarını milli ekonomi temelinde örgütlemek,Türk-Kürt kardeşliğini sağlamayıp bölücü unsurlerı tasfiye etmek,günün görevidir.Bu temelde Türkiyenin iliğini sömüren hortumcu ve tefecilerin saltanatı kırılmalıdır.Çünkü;bu para babalarıdır ki çıkarları Amerika ile stratejik müttefiklikten,Avrupa kapısında Vatanımızın çarmıha gerilmesinden yanadır. Dışarda ise ; Türkiyenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü yok etmeye çalışan Amerika ile çıkarları çatışan güçler Türkiyenin potansiyel müttefikidir.Bağımsızlık temelinde,başta Bölge ülkeleri olan İran ve Suriye olmak üzere Rusya,Çin,Türk Cumhuriyetleri Ve Arap ülkeleriyle üzerimizdeki tehdit dengelenebilir,bu sayede de Fransa Almanya eksenindeki Avrupa ile de bağımsızlık temelinde dostluk geliştirilebilir. Bugün Amerikanın dağıttığı haritalar Nato toplantılarında subaylarımızın gözlerinin içine sokulurken;K.Irakta Amerikanın kurduğu Kukla Devlet Ülkemize doğru genişletilmeye çalışılırken,Yavru Vatanımız anasından kopartılırken ve hepsinden önemlisi iktidar koltuklarında,Amerikanın Büyük Orta Doğu Projesinde görevli olduğunu itiraf eden bir başbakan varken,Atatürk ve Kurtuluş Savaşını anlamak günün görevidir. Tehdit büyüktür ama beraberinde getirdiği fırsat daha büyüktür.Türkiya,Latin Amerikadan Koreye kadar bir barış kuşağına öncülük edebilir,yeter ki;bağımsızlığı temelinde bir irade göstersin. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|