"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Düşüncelerinize egemen olabilirsiniz. / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Değerli arkadaşlar, Kıymetli katılımcılar ! Düşüncelerimizin hayatlarımıza tesiri kuvvetli olmakla beraber bu tesir yalnız kendi kendi hayatımıza ait olarak kalmaz. Düşüncelerimiz zihin ve kalbimizde hapsolmadıklarından her an dışımıza çıkarak başkalarına iyilik veya kötülük getirirler. " Düşüncelerinize dikkat edin, kelimelere dönüşür. Kelimelerinize dikkat edin, davranışlara dönüşür. Davranışlara dikkat edin, alışkanlıklara dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, karakterinizi oluşturur. Karakterinize dikat edin, bu sizin talihinizi oluşturur." ( Frank Outlaw ) Düşüncelerine hakim olamayanlar kısa zaman sonra davranışlarına da hakim olamazlar. Emerson " İnsan zekasının yahut dini inançların dünyaya yaydığı her düşünce dünyada bir değişiklik yapmıştır. " der. En gizli düşünceler bile hareketsiz kalmazlar, yürürler etrafa yayılırlar,dünyayı tesiri altında bırakırlar. Her ferdin kendine ait havası vardır, bu havayı oluşturan şey kişinin emel ve gayeleridir. Ferdin yaptığı işleri idare eden sebebler bu havanın yönünü belirler. Temas ettiği kimseler üzerinde bıraktığı izlenim, güttüğü gayeye tesir eder. Bu izlenim söylediği sözlere değil,zihninden geçirdiği düşüncelere göre ortaya çıkar. Konuştuğunuz kişiler düşüncenizin vasıflarını ; yani kuvvetli veya zayıf, saf veya sahte, asil veya bayağı olduğunu hissederler. Etrafınıza susmuş zamanlarınızda bile yaydığınız enerji vasıtasıyle emel ve gayelerinizi keşfederler, kanaatleri öyle kuvvetli olur ki, ne kadar itiraz etseniz edin o kanaatleri değiştiremezsiniz. Başkalarının bizim için düşündüklerini tahmin etmenin en güzel ölçüsü , bizim onlar hakkında düşüncelerimizdir. Bizim için iyi düşünceler beslediklerini hissettiğimiz insanları severiz, hakiki dostumuz sayarız; çünkü ne kabahat işlesek bizi iy bellediklerini sezeriz,ruhlarımız devamlı birbiriyle kaynaşırlar. Aile içinde, işyerlerinde , her türlü hayat ilişkilerinde düşünce yansımaları önemli rol oynar. Şu halde bu yansımaların iyi olmasına ne kadar itina edilse yeri vardır. Güneşli bir havaya siyah gölge katmak,sevinci bozmak, ümidi kırmak,emelleri baltalamak suretiyle bir günde yıllarca tamir edilemeyecek kadar çok kötülük yapabiliriz. Gaddar düşüncelerin sebeb olduğu yıkıntıları sinema şeridi gibi gözlerimizin öünden geçirmek mümkün olsaydı,bu manzaradan ürkerdik. Şuraya iğne, oraya yara, kötü niyetli alay, acı söz, zalim tenkit, kıskançlık, kin ,intikam düşünceleri devamlı zihinlerden dışarıya dökülmekte ; öldürücü izler bırakmaktalar. Kötümser mizaçlı, asık yüzlü adam her gittiği yere kötümserliğinide beraber götürür, etrafındaki havayı zehirler, ağırlaştırır, kederlere boğar. Böyle bir adamın yaşadığı çevrede başarı ve saadet üremez, ümit yaşayamaz, sevinç kaçar. Hiç bir çocuk böyle bir çevrede mesut büyüyemez. Orada gülmek unutulur, neşeli yüzler karamsarlaşır. Böyle bir çevrede yaşamak zorunda olanlara hayat tahammül edilmez yük halini alır. Sıkıntı ve keder saçan insan o çevreden çekilirse, ozaman orada kalanlara ferahlık gelir. Bazıları bulundukları yerlere bir çeşit çürük hava yaymak, etraflarını saran şeyleri bu havayla zehirlemek alışkanlığındalar. Bu zararlı mahlukların yanımıza gelmelerinden önce kendimizi cömert, ahlaklı hisederken ; onlarla temas ettiğimiz zaman miskinleştiğimizi duyarız, her şeyden zevk ve hevesimiz kırılır, kaplumbağalar gibi kabuğumuza sıkışırız. Yanımızda bulundukları müddetçe doğuştan gelen vasıflarımızı kaybederiz. Onlara ne kadar nezaketle muamele etmek istersek isteyelim, zoraki olduğunu hissederiz. Yanımızdan ayrıldıkları zaman üstümüzden ağır bir yük kalkmışçasına hafifleriz. Diğer bazı insanlarsa hafif meltem rüzgarı gibi bize kuvvet, canlılık ve serinlik getirirler. Böyleleriyle temas etmekle yalnız iyilik kazanırız. Onları yanımızda hissettikçe düşüncelerimiz açılır, emellerimiz yükselir, zekamız genişler, iyilik ve güzellik duygularımız gelişir. Bu çeşitli tesirler düşüncenin çıkardığı şualardan ileri gelir. Kendimizde başkalrının üzerinde böyle tesirler oluştururuz. Duyduğumuz ve düşündüğümüz şeyleri gözle görülmeyen dalgalar halinde etrafımıza yayarız. Gerek geçici kaprislerimiz, gerek derin inançlarımız bu suretle her tarafa dağılır. Zihnimizi en çok kurcalayan düşünceleri yazı ve konuşmalarımızın her birinde , bütün tavır ve hareketlerimizde başkalarına ulaştırırız. Zihniyet bulaşıcıdır, temas ettiğimiz kimselere yapışır. Zihnimizde ahenk ve barış, metanet ve cesaret hüküm sürüyorsa her gittiğimiz yere kuvvet, cesaret, barış ve ahenk götürürüz. Şu halde mutlak bir delil olmadıkça, her kim için olursa olsun, şüpheli düşünceler beslemek çok fenadır.Başkalrının vicdanı kutsaldır, onu şüphelerle bulandırmaya hakkınız yok. Böyle şeylerden, günahtan ve cinayetten kaçar gibi sakının. Kötü iftiralar yüzünden senelerce sefil ve mutsuz yaşamak zorunda kalmış nice insanlar vardır. Gözleriniz güneşe çevirin. Dünyada bir iyilik yapmazsanız hiç olmazsa fenalıkta yapmacağınıza, kötülük ve kin tohumları ekmeceğinize kendinizi adayın. Daima herkese karşı iyi, şefkatli, cömert , sevgili düşünceler besleyin. Böylece kimseyi incitmemiş olursunuz. Keder ve gölge yerine güneş ve sevinç, cesaretsizlik yerine ümit ve cesaret yaymaya çalışın. Gittikleri yerde başarı, sağlık, sevinç şuaları yayan; ümit ve cesaret ışıkları saçan insanlardan biri de siz olun. Hayatın yüklerini hafifletmek ve zorluklarını yumuşatmak gibi özelliklere sahip olan, zayıfları kuvvetlendiren insanlar cidden " Dünyanın ışığı " lakabıyla anılmaya layıktırlar. Sevgi düşüncelerinde şifa gücü olduğunu ; ahenk, güzellik, doğruluk düşüncelerinin hayatı yükseltip güzelleştirdiğini, asilleştirdiğini anladığınız zaman saadetin hakiki sırrını öğrenmiş olacaksınız. Kendinizi küçülten, yargılayan, moralinizi bozan, sizi beceriksiz ve pasif kılan sese sus deyin veya bugün bu gece " Sana ihtiyacım yok !" deyin. Saygılarımla ( Not: " Genç Beyin" drgisi 55'inci sayıdan alıntılar yapılarak derlenmiştir. ) Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-12-06 15:30 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 92
| Sn.Türesin Bey,gerçek hayatta da bu kadar iyimserseniz diyecek bir sözüm yok.Başarılarınızın devamını dilerim.Ancak,insanın duygularını etkileme gücünün sınırlarına toslayan insanların olması da hayatın bir gerçeği...Karamsar olup olmama bağlamında söylüyorum. İyi niyetliliğe gelince...Bizler insanız.İnsanca olmak,iyi olmayı getirir.Kötü niyetli olma potansiyelini içimizde taşıyor olabiliriz,ama akıllı olmak,insanca olmak;iyiyi seçmektir. |
|
| #3 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 21
| Düşüncelerimize egemen olabiliriz elbette, ama sınırlıdır diye düşünüyorum. Çünkü insan sadece düşünen bir mekanizma değildir. Düşünmesinin yanı sıra duygusallığıda var olduğundan dolayı, düşüncelere duygular karışınca işin rengi değişir. İşte o noktadan sonra bizim egemenliğimizden çıkar diye düşünüyorum. |
|
| #4 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Alıntı:
Bir yazıda okumuştum, " Köpek kuyruğunu sallar ama, kuyruğun salladığı gövde görülmemiştir. İnsanda ise durum çok daha farklıdır, duygularımızı kuyruk yerine koyduğumuzda, gövdeyi öyle bir sallamaktadır ki kişi bütün benliğini unutmaktadır." Saygılarımla. | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 86
| İnsanın düşüncelerine egemen olabilmesi önemli bir meziyettir. Çünkü insanın aklına karşısındaki insanla ilgili olarak mantıksız bir sürü düşünce geliyor. Bu da doğal olarak davranışlarına etki ediyor. Bence ilk olarak sessiz kalarak karşıdaki insanı tanıyabilmek ve ona göre hareket edebilmek en önemlisidir. Çünkü ters insanlarla karşılaşabiliriz. Ayrıca burada en önemli kural olarak düşünceleri iyi olana yönlendirebilmek yatıyor. Bunu aklımızdan çıkarmamalıyız. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: SAMSUN/Türk-iş
Mesajlar: 179
| İnsanoğlu zamanı gelecek tüm düşüncelerine ve kendine tamamen hakim olabilecek seviyeye gelecektir. __________________
İnsan YıĞıNLaRI EvREnSel BiR dEVİniMin pRçası OLDUklarıNI BİLMedEn yAşArlar!!!!!! ----------------------------------------- Varolmak için SAVAŞIM ve En iyi uyum yapan HAYATTA kalır. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 34
| Tecrübelerime dayanarak bunun herzaman mümkün olmadigini söyleyebilirim.Mümkünse bile bunu kuyruk gövdeyi sallamadan önce yapmak lazim! |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,583
| Alıntı:
İnsanlar düşüncelerine egemen olabilirler fakat dış etmenlerde seçme şansı olmaları gerek! Bu da çoğu kişide yoktur ama metinde dediği gibi hiç olmazsa.... __________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın... | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|