Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Öykü ve Denemeleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Ben köyümü özledim.

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski19-12-06, 16:55  #1
Thunder
 
Thunder'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 11
Ben köyümü özledim.



Biliyorum size tanıdık gelecek bu söylem ama "Ben köyümü özledim". Bugün ne yaşadığım sorunlar ne iş telaşı ne okul telaşı ne bayram tatili beklentisi ne sınavlara hazırlık aklımda mırıldandığım ve düşündüğüm şey söylediğim gibi "BEN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM".

Uzun zaman oldu köyüme gitmeyeli.Fazla edebi bir usluba sahip biride olmadığımdan şimdiden kusuruma bakmayınız.Anlattıklarım köyünü özleyen bir köylüye ait olduğu için hoş karşılıyacağınız kanısındayım zaten bu konuda
Genelde sabahın erken saatlerinde köyümün yolunda beliririm.Temiz havayı soluyunca ister istemez insanda bir zindelik belirir ve bir heyacan.Uzaktan birbirine dostça sokulmuş köyümün irili ufaklı evleri gözüme ilişiyor.Yavaş yavaş evime doğru ilerliyorum biriktirdiğim pekte temiz olmayan çamaşır dolu çantalarımla.Gene anneme iş düşecek ve bu ne hal diye söylenecek napalım Bu mevsimde köyün altından geçen derede daha bir gür akar yağmur sularıyla besleniyor nede olsa.Ve dere yatağında eskisi kadar gür ve sık olmasada ılgınlar gözüme ilişiyor.Ve uçsuz bucaksız ekin tarlaları yeni yeni toprağı örtmeye başlamış bir yeşillik toprağın kokusunu almamak mümkünmükü.Evet cidden ben köyümü özledim ve bunlar olurken ben ağır adımlarla evime yaklaşıyorum.Evin kapısından girmeden ailemin ve evimin sıcaklığını hissediyorum.Biliyorum annem hemen sarılacak bana ve heyacanı her halinden okunacak.Babam ise kültürümüzden gelen otoriter yapısıyla karşılıyacak beni onun dilinden ancak onun kültüründen gelen anlar.Ellerini öpecem hoşbeşten sonra sabahın erken saatleride olsa köye has kahvaltı saati sıcak ekmekle nefis bir köy kahvaltısı ne kadarda özlemişim.Çayı bir başka yoğurdu peyniri yumurtası bir başka şehirde yaşaya yaşaya bunlara hasret kalıyoruz.Sizide sıktığımın farkındayım ne yapaLım BEN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM.Uzun zaman oldu zinde bir halde uyanıp düzgün bir kahvaltı yapmayalı gerçi yol yorgunuda olsam şuanda ondan eser yok üstümde.Her zaman sabahın erken saatlerinde kahvaltıdan alınan tadı doyumu başka hiçbir öğünden alamamışımdır.Şehirde iş telaşı zar zor sabah işe yetişiyoruz ne kahvaltısı İşe gitmediğim günlerde de dinlenme derdinden öğlene kadar uykudayız o saate kadar uyuyan biri zinde kalkamıyor haliyle birde öğrenciliğin ve yalnızlığın verdiği dezavantajlarla bırakın kahvaltıyı doru dürüst bir öğün ev yemeği yiyemiyoruz.Bunlardan niye bahsediyorumki ben köyüme döneyim şimdilik.Kahvaltı bittikten sonra babam dışarı çıkarsa annemi rahatsız etmeden bir sigara yakarım.Evin bütün erkekleri bu laneti içiyor.Annemde solunum yollarından rahatsız olduğu için garibimi rahatsız etmek istemiyorum.Ondan sonra biraz dinlenirim.Sonra uzunca bir hesap günü olacak ifadem alınacak annem tarafından babama rapor edilecek daha sonra Köyümü biraz dolaşayım arkadaşlar akrabalar komşular üstümdeki meraklı gözler herbiriyle ayrı ayrı selamlaşmak gerekir bağlarımız bunu gerektiriyor.biz böyle gördük ve böyle gidiyor her ne kadar sıkılarakta yapsam bunları bunların gerekli olduğunu buradan uzak kaldıkça anlıyorum.yıllar sonrada gitsem aynı samimiyetle karşılaşmamın nedenlerinden biride bu bağlılık.bu mevsimde yağmurlu değilse hava bir duldada arkadaşlarla toplanıp muhabbetlere başlarım.Genelde geçmişte yaptıklarımızın bahsi geçer iyi ve kötü yaşadıklarımız hasret gideririz bol bol.Eve dönerim biraz muhabbet bizimkilerle gene ifade verme fasılları eş dosttan havadisler böyle sürüp gider.Olaki sıkılırsam biraz evin etrafında dolaşırım biraz unuttum bizim buzağı olmuş annem söyledi hele şu tatlı şeye bakayım hava biraz daha ısınınca dışarı çıkarırlar birazdan.Bende bir muzurluk yapıp salayıp şu yavruyu çünkü hep buzağıların serbest kaldıklarında bir o yana bir bu yana koşuşmaları hoşuma gitmiştir.Ama dozunu fazla kaçırmadan çünkü fazla terlememeli ve yorulmamalı.Bahçeyede gidecem bu arada ama şimdi değil.Ağaçların hepsi yapraklarını diplerine dökmüş.Evet cidden BEN KÖYÜMÜ ÖZLEMİŞİM fazla gevezelik ettim hem daha fazla artmasın özlemlerim.Orda varmı bu köylü kardeşini duyan beraber serin çimenlerin üstünde uzanıp benle muhabbet edecek.Dere boyunca benimle ılgınların arasında yürüyerek suyun üstünde taş sektirecek.Duldalarda anılarından bahsedecek ?.VARMI SESİMİ DUYAN?

BEN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM

seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-09-07 14:44 .
Thunder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-12-06, 14:32  #2
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 632

O da köyünü özlüyor!!

Sevgili dostum, sen gerçekten köyünü çok özlemişsin!
Umarım hayatın boyunca böyle içten, böyle insani, bunca duyarlı ve kıymet bilen olur tüm özlemlerin ve umarım bu yönünü hiç kaybetmezsin. Çünkü böyle değerleri kaybetmek, yavaş yavaş insan yanından da uzaklaşmaya başlamak demek olur.
Öyle samimi ve sıcak anlatmışsın ki özlemini, hani yazmayı da beceremem diyorsun ya içtenlikle işte biraz daha zorlasan insanın gözlerinin yaşararak dinlemesi içten değil. Yine de okuyunca seni kolundan tutup köyüne götürmek geliyor insanın içinden. Yeter artık bu özlemi bitirme vakti deyip sonlandırmak sonra da karşına geçip gözlerindeki mutluluğu seyretmek.

Belki biz köyde doğup yaşama şansına hiç sahip olmadık. Ne yazık ki büyük şehirlerin memleketliği de o kadar duyarlı olmuyor. Köy havası, oradaki yaşamın daha anlamlı, daha gerçek ve duygulu olması başkadır muhakkak. Ben sadece yazları ailemin köyüne gidince o havayı anlamaya almaya çalışıyorum o kadar. Ama insan pek aidiyet hissetmiyor. Çünkü bir yaşanmışlık, bir anı yok.

Ben sendeki bu özlemi, eski oturduğumuz semtteki komşumuz olan Alevi bir dostumuz var onda da görüyorum her zaman. Erzurumlu, yaşlı biri. 67 yaşında.
18 yaşında köyünden çalışmak için ayrılmak zorunda kalmış. Anne yok, baba başka biriyle evlenmiş o da bakmamış. Üç kardeş kalkıp gelmişler ve burada yaşam kurmuşlar. Olağanüstü hayranlık duyduğum aramda sıkı gönül bağı olan biridir. Ne zaman başım sıkışsa manevi anlamda, hemen ona koşarım. Uzun uzun bahçe sohbetlerimiz olur. Her sözüne inanır güvenirim. Varlığıyla kendimi şanslı sayıyorum. Biraz çocuk gibidir. En çok bu yanını seviyorum. İnsanlığını hiç kaybetmemiş. Hayat onu bozamamış. Belki de hayattan uzak kalarak yaşadığı için.

Yalnızlığı seviyor ve ilkokul mezunu bile değilken inanılmaz güzel şeyler yazıyor. Kelime haznesi zayıf , cümle kurma bilgisi yok, şiir nasıl yazılır, düz yazıyla farkı nedir hiç bilmez. Yüreğinden geçtiği gibi yazar. Her gidişimde biriktirdiklerini hazine gibi döker önüme. Ben de yazmayı sevdiğim için ortak yönümüz bizi daha da bağlıyor.
Uzun uzun okuyup tartışırız, düzeltmeler yaparız. Geçenlerde mutlu olsun diye bütün yazdıklarını aldım ve kitap halinde geri vereceğim kaybolmasınlar istiyorum dedim. Çok mutlu oldu hepsini alıp eve geldim. Yazdıkların bana onun yazdıklarını hatırlattı. Şiirler boyunca sürekli köyünden, özleminden bahsedip duruyor. Gözlerimden yaşlar aka aka yapmıştım düzeltmeleri. Ama kesinlikle dokunup bozmadan, eklemeden yüzeysel. Hiç bitmiyor hasreti. Sanki köy köy değil, bir insan, bir çocuk, bir ana baba, bir Tanrı, kutsal bir varlık onun gözünde. İnsanın içi burkuluyor.

Tıpkı şu an senin köyüne insanın gidesinin gelmesi gibi ben de oraya gitmeyi çok istiyorum. Şiirleri sayesinde köyün her yerini biliyorum nasılsa. Her ayrıntısını, anlamını. Gerçekten görmek istiyorum onunla. Kim bilir nasıl heyecanla anlatacak bana gittiğimizde. Sabırsızlıkla yazı bekliyorum doğrusu. Yalnız değilsin anlaşılan. Demek köy hasreti gerçekten böyle bir şey. Nasıl kıskanıyorum sizleri. Keşke bana ait, doğup yaşadığım, anılarımın olduğu bir köyde doğup büyüseydim. Çok büyük bir eksiklik. Çok üzülüyorum.
Sana onun şiirlerinden birini yolluyorum. Ne kadar benziyor gör diye. Sevgilerimle.
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-12-06, 14:33  #3
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 632


Söyle bana güzel köyüm
İki dere arasında temelini kim kurdu?
Bak etrafında tepeler, dağlar var
Kimler geldi, kimler gitti söyle bana güzel köyüm?

Gurbet elde hep seni özledim
Sevgini içimde gizledim
Sende doğdum ama bir sefa sürmedim
Zevki sefanı süren övünsün benim güzel köyüm

Çağlayıp akıp gider güzelim pınarlarım
Etrafını süslemiş yemyeşil ormanların
Çok güzel olur baharların yazların
Görmeye doyamadım seni benim güzel köyüm

Günelerinde koyun kuzu otlattım
O güzel günleri hiç unutmadım
Çok yer gezdim senden güzel bulamadım
Benim için en güzel sensin benim güzel köyüm

Kışın karın çok olsa da asla üşütmez
Sevgin hasretin gönlümden hiç gitmez
İnsan olan doğduğu köyü unutmaz
Herkesin köyü kendine güzel benim güzel köyüm

Hasan dedem der ki havası suyu güzel
Güz gelince ağaçları döker gazel
Ölüp de sana gelirsem eğer
Beni de kabul eyle benim güzel köyüm


İşte, gördüğün gibi o da köyünü özlüyor ve senin gibi yazıyor. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Şu an yazarken bile gözlerimden yaşlar geliyor. Belki hislerimle ne olduğunu hissedemem ama kesinlikle çok iyi anlayabiliyorum.

Bazen insanlar yakınlarını ziyaret edebilmek için yanlarına gömüyorlar. Ama bu çok bencilce. Köyünü bu kadar seven, hasret çeken birini mutlu olması için öldüğünde çok sevdiği köyüne götürüp onunla koyun koyuna buluşturmak, hasreti dindirmek gerek. Ona sözüm var bunu vasiyet kabul ediyorum. Çocuklarına da söyleyeceğim. Olmadı dava açar yine de köyüne kavuştururum. Ya da hastalanınca akıl verir köyüne gitmesini sağlarım. Planlarımız çok yani onunla. Allah gecinden versin tabi ki. Daha köyüne gidip gezeceğiz, şiirlerimizi dağlarda okuyacağız, hayallerimiz var.
Dilerim sen de köyüne sevgini, hasretini hiç gönlünden eksik etmezsin.
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski22-12-06, 00:35  #4
Thunder
 
Thunder'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 11
El cevap

Yazınızı okudum daha önce ama cevap yazmak şimdiye kısmet oldu.Elbette insan olarak benzer ve ortak yönlerimiz çok fazla.aktardığınız şiirde ben kendimide buldum.Derler ki hasret aşktan gelir yalnız aşığına varınca biter inşallah bende köyüme kısa bir süre içinde gidecem merak etmeyin benim adıma.Darısı özlem çekenlerin başına.Sizi ensevdiğinize emanet ediyorum dostunuzla birlikte..
Thunder is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 17:10.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz