"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Bilgi sahibi olunmadan fikir (düşünce ) sahibi olunmaz. / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Değerli Arkadaşlar, Kıymetli katılımcılar ! Ülke olarak çeşitli sıkıntılarla boğuşmakta ve sürekli suçlu arayışları içinde olarak birilerinin boğazına sarılmak, hatta onları vatan ahini konumuna sokabilmek adına yoğun bir çaba içindeyiz. Bu konuyu da hangi bölümde açsam acaba derken siyaset bölümünü uygun gördüm. Zira ülkemiz bilgiyle değil, hamaset ve duygularla yönetilen bir toplum olma özelliğini hala korumaktadır. " Eskiler erdemin ışığıyla ortalığı aydınlatması için önce devlet işlerini yoluna koyarlardı. Devlet işlerini yoluna koyabilmek için önce ev işlerini yoluna koyarlardı. Ev işlerini yoluna koyabilmek için önce kendilerine çeki düzen verirlerdi. Kendilerini çeki düzen verebilmek için önce düşüncelerini yoluna koyarlardı. Düşüncelerini yoluna koyabilmek içinse önce bilgi eksikliğini giderirlerdi." ( Konfüçyüs ) " Endüstri toplumuna hız kazandıran şey paradır.Fakat bilgi toplumunu hızlandıran ve güce ulaştıran bilgidir.Şimdi, bilgi sahibi olanlar ve olmayanlar şeklinde yeni bir sınıfsal bölünme ortaya çıktı.Bu yeni sınıf, gücünü paradan yada sahip olunan topraklardan değil,sadece bilgiden alıyor." ( John Kenneth Galbraith ) Atatürk'ün büyük bir lider ve devlet adamı olduğu konusunda herkes hemfikirdir. Bu gücü nereden aldığı konusuna gelince ; eğitim ve bilime olan aşkıdır, onca mücadele ve yoğun işleri arasında okumak ve bilgi sahibi olmak konusunda çok yoğun bir gayret içinde olmuştur. O'nun tarafından okunduğu tesbit edişmiş ve kayıt aldına alınmış kitapların sayısı 3977 adedi bulmuştur, bilinmeyen ve kayıt altına alınmıyanları ise henüz bilinmemektedir. Anıtkabirde sergilenen okuduğu kitapların çoğunun altı çizilmiş, yanlarına kendi el yazmasıyle notlar alınmıştır. Aynı zamanda büyük bir fikir adamı olmasının en güzel delilleridir. Bu nedenle de, ülke halkının okumasının önündeki engelleri kaldırabilmek içinde, ülke halkının diline uygun harf inkilabının yapılmasına öncelikle eğilmiş ve gerçekleştirmiştir. " Dünyada her şey için , maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde kılavuz aramak dalgınlıktır, bilgisizliktir, doğru yoldan sapmaktır. " ( Atatürk ) Atatürk'ün izindeyiz derken, gerçekten izindemiyiz demek ve sorgulamak gereğini de düşünmeliyiz. 400 milli kütüphane şubesine karşılık 400.000 kahvehane, binlerce kafeterya, birahane ve meyhaneylemi bu izindelik gerçekleşecek. Bütün gelişmiş ülkelerin kitap, gazete tirajları ile ülkemiz değerleri karşılaştırıldığında traji komik değerlerle karşılaşmaktayız. Bu nedenlede; bilgi ve fikir sahibi ülkelerin egemenliğinden, dayatma ve zorlamalarından kurtulabilmiş değiliz. Ekonomimiz dahil her şeyimizle ilgilenen bu ülkelerin müdahale ve dayatmalarının mağduru olanda bizleriz. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olamayacağımız için, aklımızı başımıza toplamadığımız sürece daha çok uzun yıllar bu tür müdahalelerin mağduru olmaya da devam edeceğimiz konusunda kahin olmaya da gerek yoktur. Bilgi ve fikir sahibi olamadığımız için ; yıllarca hamasetle, milli ve dini değerlerimizin siyaset malzemesi yapılmasının mağduru olarak duygusallıkla yönetildik. O yüzden de, bu değerlerin birbirlerine düşman edilmesi nedeniylede birbirimize düşerek , bunları malzeme yapan siyasetçilerin kendi ve yandaşlarınca memleketin nasıl soyulduğunun farkına varamadık. Onların bütün yolsuzlukları, yine bu yolsuzluk şirkefine bulaşanlarca aklandı. Cumhuriyet tarihimiz boyunca bu tartışmaların içinde olmamız, bilgi sahibi olmadığımız içindir. Bilgi sahibi olamadığımız içinde fikir sahiplerince yönetilemiyoruz. Einstein'in bir sözünü hatırlatarak sözlerimi noktalıyorum, " Karşılaştığınız problemleri, o problemleri oluşturduğunuz düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz " . Katılımlarınızı ve düşüncelerinizi bekler, Herkese saygılar sunarım. Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-12-06 00:56 . |
|
| #2 | |||
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 3,550
| Alıntı:
Alıntı:
Bugün yönetimi altında bulunduğumuz partinin programı. Dini değerleri siyaset malzemesi yapılmasını reddeden partiye bir bakın! Bu parti, 14 Ağustos 2001 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarınca kuruldu. Bugün Sn Başbakanın Cumhurbaşkanlığı olasılığını konuşuyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının özellikle günümüzdeki işlevi dikkate alınırsa, Sn Erdoğan'ın bu makama yerleşmesiyle hangi ilkeleri unutmamız gerekeceğini, bizzat başbakanımızın partisini kurarken göstermiş olduğu bu çelişkiyle açıklayabiliriz. Demek ki fikir sahibi olabilmek için önce bilgi sahibi olmak, sonra bunu mantık kuralları eşliğinde işleyerek doğru sonuçlara ulaştırabilmek de gerekiyor. Sadece ülkede rağbet gören bir dini elinize alıp, buna göre bir ideoloji yaratmaya kalkarsanız, bunu ancak bu kadar gizleyebilirsiniz. Fikir dileklerimle... | ||
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,599
| Bu söz büyük aydın Sn.Uğur Mumcu'ya aittir.Cümlenin güzelliğinden,bunu kimin söylediğine dikkat çekmek istedim. __________________
Endum dere duzina Aşlamayi aşladum Sevdaluk eyi şeydur Ben da yeni başladum |
|
| #4 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,277
| Eğitim şart __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #5 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Alıntı:
" Bu bayrak inmeyecek, bu ezan susmayacak" diyen sloganlarla prim yaparak iktidar olma çabası içinde olanlar yüzünden, millet içinde birbirine düşman haline getirilen küskünler ordusu yarattık. Milletin- milletine ve devletin -milletine olduğu kadar milletin -devletine olan güven unsurlarını yokettik. Başörtüsü meselesini çözmek adına , dini sömürerek iktidar olan partiler yarattık. Bizler başörtüsü kavgasıyle meşgul olurken, AB'nin kulu ve kapısında girmek için nerdeyse yalvaran, binbir türlü dayatmaların konusu hale gelen onursuz bir milet haline getirildik. Henüz geç olmadan, artık yeter diyebileceğimiz uyarı ve uyandırmaları hep birlikte yapmak ve arkasında durmak zorundayız. Saygılarımla. | |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,203
| Sayın türesin Güzel bir konu ve güzel düşünceler. 1919 da başlayıp 1938 e kadar süren dönemde bu ülke gerçekten güzel günler yaşadı. 1-insanlar insan olduğunu öğrendi 2-kadınlarımız insan oldulklarını öğrendiler 3-İnsanlar ümmet olmadığını bir halk olduğunu öğrendi 4-İnsanlar kul olmadığını ve haklarını olduğunu öğrendi 5-Halk özgür olduğunu anlayabildi 6-Okuma ve yazmanın kolay olduğu öğrenildi 7-Hakların savaşla alındığı öğrenildi 8-Halk gücün birlik olduğunu öğrendi 1938 den sonra ne oldu?halka öğrendiklerinin hepsinin yanlış olduğu ve tüm bildiklerini unutması gerektiği kula ve köleliğe dönmesi gerektiği durmadan zikredildi Saygılarımla |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|