Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski28-12-06, 15:05  #1
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126
Örtünme



Başörtüsünün bir takva diğeri de iman yönü vardır.Bugün takvayı yani ideal islami yaşayışın benimsediği ideal bir tablo olduğu gibi,imani gerçeklerin yeterli gördüğü bazı haler vardır.
Bu bağlamda kendi özel hayatında hiç erkek tarafından görülmek istemeyen birinin genel kural olmasa da kendi şahsını tamamen zorluklara karşı koruyacak bir tedbir bağlamında yüzünü dahi örtecek çarşafı tercih etmesine kimsenin karışmaması gerekir.Ama bunu her bayana uygulatmak ve İslamın bir hükmü olduğunu söylemek bu takvayı kurtarsa da çoğu kişinin imanına malolabilir.

Kuranı kerimin genel mesajlarına, arapçadaki gramer kurallarına ve tüm islam bilginlerinin ortanca bir görüş etrafında birleştirecek hükmünün şu olduğunu düşünüyorum.

1İslâm erkeklerden de kadınlardan da ortak bir düzenleme önermektedir.Bu da avret dediğimiz diğer bir ifade ile süs dediğimiz kısımlarının kapatılmasıdır.Avretin sınırlarının ne olduğu ise tartışılmıştır.Görünen o ki karşı cinsi dürtülere sevkedecek derecede olunca süs olmaktadır.Bugün bile kadınınel ve yüz dışındaki organlarının elin adamı için bir dürtüye sebep olacağı kesindir.Erkeğin de durum böyledir.Kadının erkekten biraz daha fazla kapanması, dişi olarak yaratılışının gerektirdiği yükümlülükten kaynaklanmaktadır.

2.Tartışmaların yoğunlaştığı nokta bugün de saçtır.Başı kapalı da olsa henüz 100 metreden bakışiları üzerine çekenlerin iffetlerini ideal anlamda korudukları ve örtündükleri söylenemez.Bir kısım bilginler saçıda süs yerlerinden sayarken diğer bir kısmı ise göğsü süs yeri olarak ele almıştır.Kanaatim saçı da kapsadığı yönde olmakla beraber bazı örf ve iklim şartlarında bunun esneklik sağlanarak kapatılmamması durumunda saygıyla karşılanması gerektiği yönündedir.Hele bunu bir kavga vesilesi yapmak daha da büyük bir vebal olmaktadır.Belki de ilahi fermanların terbiyevi yönü kadına avret veya göğüs ile söylenecek yaklaştırmayı süzü ile belirtmiştir.Saç için bu kadar dolaylılık olmayabilir de.Şu aşamada saçın belki bir yerde yüz kadar bile çekici olmayabileceğini söyleyebiliriz.Ama yüz kesin örtü sıırının dışındadır ve bu aşamadan sonra bir tavır artık erkeği sorumlu yapar,bunun çaresi o kadının yüzünü de kapatmak değildir.

3.Cenâb-ı Allah; özenerek en güzel biçimde var ettiği kadın ve erkek kullarının, yaratılışa yakışır şekilde güzel ve süslü giysiler içinde olmasını önermektedir.. İlkel, bayağı bir giyimle kendilerini çirkinleştirmemelidir. Temiz ve güzel giyinmek inananlara helâldir ve Allah’ın emridir.Örtünmenin, namusu korumanın emri kadından önce erkeğe yapılmıştır.Çünkü erkek biraz daha zayıf iradelidir.takva elbisesi en hayırlı elbisedir diye bir ayet vardır.Bundan örtünmenin ahlaki yönünün bez yönünden daha fazla olduğu anlamı çıkabilir.
özedönüş is offline  
Eski28-12-06, 17:00  #2
Kitap Tozu
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: Paris
Mesajlar: 1,713

İslam'da Tanrı önünde herkes eşit olarak kabul edilir(!). Dolayısıyla kadının örtünmesi için erkeğin de örtünmesi gerekir. Erkeğin daha zayıf iradeli olduğu tamamen bir çarpıtmadır. Bazı insanlar buna dayanarak kadınların kapanmasını savunurlar. Erkekler kendilerini tutamıyorlarsa bu kadınların suçu mu? Kadınlar neden kapansın ki?

İrade meselesi kişiden kişiye göre değişir. Bir erkek karşısındakinin saçına, koluna, bacağına bakarak içten içe bir şehvet duyuyorsa aynı şeyi bir kadın erkek için de duyabilir. Bu kaçınılmazdır. Dolayısıyla, erkeğin de kadınla aynı şekilde kapanması gerekir. Ayrıca bir kadının kolu, bacağı göründüğünde kimse o kadına karşı şehvet duymaz. (gerçi İslam bilginlerine göre oluyor)

Örtünme bir çözüm değildir. Örtünen insanın karşısındaki kişi elbette ki o kişinin örtünmesine rağmen ona karşı bir şehvet duyabilir.
__________________
Afyon Garı'ndaki küçük kızı anımsa, hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Varto Depremi'ni düşün, yardım olarak Batı'dan
Gönderilmiş bir kutu süt tozunu ve sütyeni.

Kitap Tozu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-04-07 15:23 .
Kitap Tozu is offline  
Eski28-12-06, 18:17  #3
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126

Buradaki iradeden maksadım daha erken etkilenme olayıdır.Yani kadının cilvesinin erkeği erken etkilediği gibi erkeğin karizmatiği o hızda kadını etkilemeyebilir.
Erkeğin de örtünmesi gerektiği konusunu zaten ele aldım hatta ilk görev erkeğe düşüyor. Yan gözle bakıyorsa erkek sorumlu olmaktadır ve bu kadını eve hapsetmekle çözülecek bir sorun değildir.Ataerkil dini bakış açısı kadını eve hapsetmek ve yüzünü dünyaya kapatmakla maaesef çözüm yoluna gitmiştir.Kurani perpektifte ahlaki örtünme yani iç dünyasının kötü düşüncelerden temiz tutulması daha önemli olmaktadır.

saygılar.
özedönüş is offline  
Eski28-12-06, 19:00  #4
Kitap Tozu
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: Paris
Mesajlar: 1,713

Erkeğin kadınla aynı oranda örtünmesi gerekmektedir. Kadın başını örtüyorsa, erkeğinde başını örtmesi gerekir. Çünkü her iki tarafta birbirine şehvet duymaktadır.

Alıntı:
Buradaki iradeden maksadım daha erken etkilenme olayıdır.Yani kadının cilvesinin erkeği erken etkilediği gibi erkeğin karizmatiği o hızda kadını etkilemeyebilir.
İşte bu hiç belli olmaz. Her insanın hissiyatları, duyguları ve cinselliğe eğilimleri farklıdır.
__________________
Afyon Garı'ndaki küçük kızı anımsa, hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Varto Depremi'ni düşün, yardım olarak Batı'dan
Gönderilmiş bir kutu süt tozunu ve sütyeni.

Kitap Tozu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-04-07 15:23 .
Kitap Tozu is offline  
Eski28-12-06, 19:23  #5
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126

Neslin devamı bağlamında elbet her iki taraf da diğerine şehveT duymaktadır.Bu,insan denen varlığın tamamlanması demektir.Ancak bir konuda sana katılmayacağım.Tarih birçok defa kadının fendinin erkeği yendiğini göstermiştir.Çoğunluk bu şekilde de olsa bu genel kural değildir ve önemli olan takva örtüsü yani erkek olsun kadın olsun eşit düzeyde bir içtemizliğinden de geçmeleri gerekmektedir.

Kanaatimce sorun sadece cinsel yönlü değilidr.Düzgün aile yapısını bozulmaması için işin gönül kaptırmaya dönüşmeden önlem alınması gayesi de vardır.Ki eğer hazır bir ortamı yoksa bu cinsellikten daha çok etki yapmaktadır.İnsanın elinde olmadan yersiz ve zamansız bir durumda birkişiye gönül vermesi mümkündür.İşte İslam salt gönül değil gönül-mantık beraberliği ile bir aile kurumunu önermiştir.
özedönüş is offline  
Eski01-01-07, 03:55  #6
enkas
 
enkas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 138

Alıntı:
Sayın mesut30 şöyle demiş:

Mesajı Göster
Başörtüsünün bir takva diğeri de iman yönü vardır.Bugün takvayı yani ideal islami yaşayışın benimsediği ideal bir tablo olduğu gibi,imani gerçeklerin yeterli gördüğü bazı haler vardır.
Bu bağlamda kendi özel hayatında hiç erkek tarafından görülmek istemeyen birinin genel kural olmasa da kendi şahsını tamamen zorluklara karşı koruyacak bir tedbir bağlamında yüzünü dahi örtecek çarşafı tercih etmesine kimsenin karışmaması gerekir.Ama bunu her bayana uygulatmak ve İslamın bir hükmü olduğunu söylemek bu takvayı kurtarsa da çoğu kişinin imanına malolabilir.

Kuranı kerimin genel mesajlarına, arapçadaki gramer kurallarına ve tüm islam bilginlerinin ortanca bir görüş etrafında birleştirecek hükmünün şu olduğunu düşünüyorum.

1İslâm erkeklerden de kadınlardan da ortak bir düzenleme önermektedir.Bu da avret dediğimiz diğer bir ifade ile süs dediğimiz kısımlarının kapatılmasıdır.Avretin sınırlarının ne olduğu ise tartışılmıştır.Görünen o ki karşı cinsi dürtülere sevkedecek derecede olunca süs olmaktadır.Bugün bile kadınınel ve yüz dışındaki organlarının elin adamı için bir dürtüye sebep olacağı kesindir.Erkeğin de durum böyledir.Kadının erkekten biraz daha fazla kapanması, dişi olarak yaratılışının gerektirdiği yükümlülükten kaynaklanmaktadır.

2.Tartışmaların yoğunlaştığı nokta bugün de saçtır.Başı kapalı da olsa henüz 100 metreden bakışiları üzerine çekenlerin iffetlerini ideal anlamda korudukları ve örtündükleri söylenemez.Bir kısım bilginler saçıda süs yerlerinden sayarken diğer bir kısmı ise göğsü süs yeri olarak ele almıştır.Kanaatim saçı da kapsadığı yönde olmakla beraber bazı örf ve iklim şartlarında bunun esneklik sağlanarak kapatılmamması durumunda saygıyla karşılanması gerektiği yönündedir.Hele bunu bir kavga vesilesi yapmak daha da büyük bir vebal olmaktadır.Belki de ilahi fermanların terbiyevi yönü kadına avret veya göğüs ile söylenecek yaklaştırmayı süzü ile belirtmiştir.Saç için bu kadar dolaylılık olmayabilir de.Şu aşamada saçın belki bir yerde yüz kadar bile çekici olmayabileceğini söyleyebiliriz.Ama yüz kesin örtü sıırının dışındadır ve bu aşamadan sonra bir tavır artık erkeği sorumlu yapar,bunun çaresi o kadının yüzünü de kapatmak değildir.

3.Cenâb-ı Allah; özenerek en güzel biçimde var ettiği kadın ve erkek kullarının, yaratılışa yakışır şekilde güzel ve süslü giysiler içinde olmasını önermektedir.. İlkel, bayağı bir giyimle kendilerini çirkinleştirmemelidir. Temiz ve güzel giyinmek inananlara helâldir ve Allah’ın emridir.Örtünmenin, namusu korumanın emri kadından önce erkeğe yapılmıştır.Çünkü erkek biraz daha zayıf iradelidir.takva elbisesi en hayırlı elbisedir diye bir ayet vardır.Bundan örtünmenin ahlaki yönünün bez yönünden daha fazla olduğu anlamı çıkabilir.


Şu aşamada saçın belki bir yerde yüz kadar bile çekici olmayabileceğini söyleyebiliriz

İşte bu noktada aklıma şu geldi.Bence kadının saçı zineti hükmünde ve daha mahremi bir hal teşkil eder.Oysa yüz insana sonsuzluğu,sonsuz bir cemali anımsatır.Bence saç ile yüz bir tutulmamalı..Ama bununla birlikte de saçlar asla kollar ve bacaklar ve gerdan ilede bir tutulamaz..
[i]saygılar kardeşim,emeğine sağlık..z
__________________
Beni bir ben bilirim ,birde yaradan
Bana bir ben lazımım, birde anlayan...
enkas is offline  
Eski01-01-07, 17:01  #7
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126

Evet,örtünmenin sınırları tartışılabilir.Ama her iki cins için de gerekli olduğu ve bayanın fiziği yapısı itibariyl daha fazla örtünmesinin daha uygun olduğu anlaşılmaktadır.Ama yüzü dünyaya kapatmanın yanlış olduğu ortada bir fitne varsa erkeğin sorumlu olacağını bilmekte fayda vardır.
özedönüş is offline  
Eski18-04-07, 00:33  #8
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126

Kuran’da bu konuya tekabül edebilecek birkaç kavram var. Bunlardan dördü; himar, cilbab, tebberrüc ve kavl-i ma’ruf kavramları ile ifade edilen ve doğrudan kadınların baş ve vücut örtülerini, dışarı çıkmalarını ve konuşma tarzlarını düzenleyen ayetlerdir.Geri kalanları ise genel olarak takva elbisesinin daha iyi olduğuna yönelik mesajlardır.

Bu ayetlerde kadın ve erkeklerin birbirinden kaçma-göçme tarzını göremeyiz. Çünkü başörtüsü, vücudu örtme, göz hapsine alıp bakma, açılıp saçılarak cinsel cazibeyi bir silâh gibi kullanma, lafla ve sözle taciz gibi kadın-erkek ilişkilerini insani bir vasattan çıkarıp, cinsellik panayırına dönüştüren söz ve davranışlar men ediliyor. Bütün bunlar kadınlarla erkekler “bir arada” olacağı için vardır. Eğer kadınlarla erkeklerin birbirini hiç görmemesi istenseydi bütün bunlara gerek olmazdı. Bunlar, bir arada olan bir topluluğun yaşacağı sorunlardır ve onlara yönelik akla ve vicdana hitabeden düzenlemelerdir.

Bu ayetler Medine’de nazil olmuştu ve her toplumda olduğu gibi o toplumda da kadınlarla erkeklerin bir arada olması kimi sorunların doğmasına neden olmaya başlamıştı. Medine’de yeni bir toplum kuruluyor ve kadın-erkek ilişkileri yeniden düzenlenerek bir “şehir kültürü” inşa ediliyordu. Şehirli bir toplum kurmaya yönelen Kuran, çağlar boyunca sorun olmaya devam etmiş ve edecek gibi de görünen kadın-erkek ilişkilerini, ileride, aklı başında ve ortak akılla hareket edecek her topluma ışık tutsun diye böyle gayet makul çözümlerle ele alıyor





özedönüş is offline  
Eski18-04-07, 00:48  #9
kiero177
 
kiero177'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 36

Sayın özedönüş,
Anladığım kadarıyla arapcayı biliyorsunuz.
Başörtüsü ile ilgili bir araştırma okumuştum. Bu araştırmaya, arapca bildiğinizden dolayı, sizin daha iyi yorum yapabileceğinizi düşünüyorum. Yorumunuzu paylaşmanızı temenni ederim.
Araştırma şöyle;

KURAN’DA BAŞI KAPAMAK GEÇMİYOR
Mümin kadınlara da söyle: Bakışları ölçülü olsun ve cinsel organlarını korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünenler hariç açmasınlar. Örtülerini yaka açıklarına koysunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: Kocaları, yahut babaları, yahut kocalarının babaları, yahut oğulları, yahut kocalarının oğulları, yahut kardeşleri, yahut kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut ellerinin altında bulunanlar, yahut kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin hizmetinde bulunanlar, yahut kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz topluca Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz.
24 Nur Suresi 31
Kadını kendi zihniyetine göre yaşatmak isteyen zihniyetin çarpıttığı ayetlerin başında bu ayet gelir. Bu ayetteki “hımar” kelimesi geniş manalı bir kelime olup örtü manasına gelir. Eski Arap yazılarına bakılırsa hımarın yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebileceğini görürüz. Hımar, başı örterse başörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. Allah eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi “hımarürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi: Böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve örtü kelimesi olan “hımar” ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. Nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın sıvazlanması söyenirken, baş kelimesi Arapça karşılığı ‘res’ ile vurgulanır.
Üstelik ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir. (Yaka açığı manasına gelen ‘cuub’ kelimesi hem bu ayette kapanılacak bölgeyi belirtmek için, hem Hz. Musa’nın yaka açığına elini soktuğunu belirten ayetlerde geçer.) “Hımar” kelimesi sırf başörtüsü manasına gelse bile bu ayetten başı örtmek değil, yine yaka dekoltesini kapatmak anlaşılacaktı. Üstelik başörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmeye kalkmıştır. Böylece ayeti okuyan “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okuyacaktır. Oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. Bu fiille örtünün yaka açığına konulması yani kapatılması anlatılır. Kuran’da salsınlar, indirsinler manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanabilirdi. Bu örnek bize gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde Kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir.
Ayette diğer dikkat etmemiz gereken nokta “süsler” kelimesi ile neyin kastedildiğidir. Bizim kanaatimize göre “süsler” kelimesi ile özellikle “göğüsler” kastedilmektedir. Çünkü ayetteki tüm noktalarla mantıklı bir şekilde göğüs bölgesinin uyum sağladığı kanaatindeyiz. Birincisi, ayette yaka açıklarının kapatılması geçiyor, yaka açıklarından ise göğüsler gözükür. İkincisi, ayette gizlenen süslerin belli edilmesi için ayakların yere vurulmaması geçiyor. Ayaklar yere vurulduğunda vücutta belli olacak yer özellikle göğüslerdir. (sütyenin o dönemde icad edilmediğini düşünürsek bu daha da iyi anlaşılır.) Üçüncüsü, ayetten kendiliğinden görünenler hariç süslerin kapanması söylenmektedir. Ne kadar kapatılmaya çalışılırsa çalışılsın özellikle iri göğüsler, çeşitli fiziksel hareketlerde, hatta rüzgarın esmesiyle elbise yapışınca bile kendini belli edebilir. Ayetten bunun doğal olduğu anlaşılır. Dördüncüsü, ayette süslerin kimlerin yanında açılabileceği söylenir. Kuran’daki diğer ayetlerden kadınların bir kısmının iki yıl gibi uzun bir süre çocuklarını emzirdiğini görüyoruz. Kadının, babası gibi yakınlarının yanında, çocuğu acıktığında ve ağladığında onu emzirmesi gerekebilir. Ayetteki bu açıklamanın özellikle bu konuda kadınlara büyük kolaylık sağlayacağı kanaatindeyiz. Tüm bu izahlara göğüs gibi uyan başka bir bölge bulunmadığı için süslerle özellikle göğüslerin kastedildiği sonucuna varabiliriz. Süsler kelimesinden ziynet, takı gibi maddelerin anlaşılamayacağı ayetin bütünsel olarak ele alınmasıyla açığa çıkar. Çünkü ayette kadınların süslerini kendi kadınları yanında açabileceği geçiyor. Takı gibi maddeler tahrik unsurundan daha çok hava atma unsuru olabilir. Eğer bu hava atma olayı engellenilmeye çalışılsaydı, buna ilk karşı cins erkekler yerine, aynı cinsten olan kadınlar dahil edilirdi. Ayrıca ayakları yere vurunca hangi ziynet, takı eşyası belli olur? Kendiliğinden gözüken ziynet, takı ne olabilir? Araf suresi 31’de ziynet eşyalarının mescid yanında giyilebileceğinin söylenmesi, takıların cami yanı gibi en kalabalık yerlerde de teşhir edilebildiğini, yani saklanmasına gerek olmadığını gösterir. Görüldüğü gibi mantıksal bir elemeyle gidildiğinde ayetin özellikle göğüs bölgesinin kapanmasını vurguladığı anlaşılır.

Kaynak:Kuran Araştırmaları Grubu "Uydurulan Din ve Kuran'daki Din" Kitabı

Saygılar.
kiero177 is offline  
Eski18-04-07, 03:05  #10
Kızıl_komi
Kayıtlı Okur
 
Kızıl_komi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: Devrimin olduğu her yer
Mesajlar: 843

baş örtüsünün islamla hiç bir alakası yoktur .
Bunu neden söyliyorum çünkü baş örtüsdü islamdan yıllar önce kullanılan bir aksesuar gibiydi yani zaten başa örtülen bir örtü vardı islamdan önce ve o örtüyü bütün dinlere mensup olan insanlar kullanıyordu , ama ne oldu türlü yalanlarla sanki islamın şartıymış gibi gösterildi yok neymiş saçının bir teli gözükürse bin yıl cehennemde yanacakmış . öyle birşey olursa cehennemde yer kalmaz yahu
Kızıl_komi is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 21:49.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz