"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 9
| Sözde mevsimlerden kış olarak yaşadığımız bu Aralık ayı gerek ülkemiz için gerekse diğer dünya ülkeleri için yaklaşan büyük tehlikenin habercisi. Evet, kış mevsimindeyiz ama neredeyse havanın güzelliği karşısında denize gireceğiz. Mevsim değişiklikleri bütün dünya'yı olumsuz etkilemeye başladı. Kuzey kutuplarında karların eridiğini düşünecek olursak, hele hele birde büyük buzul parçalarının kopup başı boş dolaşmaya başladığını düşünürsek yakın zamandaki tehditi daha iyi anlamaya başlarız. Şimdiden ülkemizde bir çok tarım alanı çölleşmeye başladı. Bilim çevrelerinin söylemine göre ülkemizdeki bir çok barajın su seviyesi ciddi bir boyut da azalmış ve yağmur yağmaz ise su kesintilerinin başlayacağını ifade ediyorlar. Küresel ısınma gelecek 10/15 yılı ciddi bir biçimde tehdit ediyor. Dünya bilim çevreleri kuzey'deki gulf stream akıntılarının düzensizleşmesi ve küresel ısınmayı her geçen gün haykıra haykıra anlatıyorlar ama ABD kyoto antlaşmasına uymadığı gibi birde sanki bilinçli bir biçimde birde konuyu gündemden uzak tutuyorlar. Beni bu küresel ısınme tehditi ciddi anlamda ürkütüyor. Yağmurların yağmaması yada kısıtlı yağması, ekim alanlarının çölleşmesine buna bağlı yoldan doğrudan bizleri etkilemesi anlamına geliyor. Hayat pahallılığı'mı desek kıtlık'mı desek bilemiyorum ama sanırım her ikisi de aynı anlama geliyor. İnsanoğlunun aç gözlülüğü ve bencilliği şu cennet dünyayı bir kabusa dönüştürüyor. Halbuki bu anlamsız hırs yerine herkesin adil yararlanabileceği ve paylaşabileceği bir dünya olsa güzel olmazmıydı. -teşekkürler- |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 698
| O gün bir kanalda Ömer Madra ile yapılan bir röportajı izledim.Çok korkutucu bilgiler veriyordu.2040 yılına kadar canlıların %90'nının yok olacağını söyledi.Programdan önce de National Geographic'te, bir leoparın doğumundan 3 yıl sonrasına kadar izlenmesi ve çekilmesi ile yapılan bir belgesel izlemiştim.O %90'nın içine insanlar da dahil olmasına rağmen,bana en çok dokunan;zevkle,hayretle sevgiyle izlediğim leoparların, o güzelim hayvanların,bitkilerin doğanın yok olacağı gerçeği oldu.Kendime pek yakıştırmadığım bir şeydi insandan önce hayvanı düşünmek ama oldu işte.Suçluluk duygusundandır belki de... |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|