"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| Dünyanın yaşı 4.6 milyar yıl, İlk canlılık 4 milyar yıl önce, Gelişmiş hücre-ökaryot 2 milyar yıl önce, Çok hücreliler yaklaşık 700-800 milyon yıl önce, İlk karmaşık canlılık 540 milyon yıl önce, sudan karaya çıkış 350 milyon yıl önce, dinozorlar 225 milyon yıl önce, ilkel memeliler 100 milyon yıl önce, primatlar 75 milyon yıl önce, insanın ataları, australpitechus 7 milyon yıl önce, homo cinsi -insan, 2 milyon yıl önce, insan-modern- 200bin yıl önce Ve kültürel evrim... ( Rakamlar yaklaşıktır.) Bu neyin göstergesidir sizce? Ne anlama gelir? (Fotoğrafı biraz daha büyütebiliriz.) 4 milyar yıl önce varolan canlılık pek çok kez geriye dönüşler ve yokoluşlar da gösterdi. İlk üç buçuk milyar yıl içinde varolan tek hücreli canlılık, günümüzden 800 milyon yıl önce çok hücreli bir yaşama evrildikten sonra ortaya çıkan çeşitlilik belirli aralıklar içinde sadece gelişme gösterip karmaşıklaşmadı. Aynı zamanda ortadan kalkma gibi süreçler de yaşadı. Biliyoruz ki, kambriyen döneminde ( 540 milyon yıl önce) ortaya çıkan canlılığın hiç bir başta trilobitler olmak üzere günüme kadar varamadılar. Trilobitler 300 milyon yıl içinde yokoldular. Dinozorlar 150 milyon yıl yaşayıp yokoldular. Sadece bunlar mı? Hayır! Ortaya çıkan yüzbinlerce türün, yüzbinlercesi ortadan kalktı. Kısaca fotoğrafı biraz genişlettiğimizde hem bir gelişme görüyor ve hem de bu gelişmeye paralel bir yokoluş, bir ortadan kalkış sürecinin yaşandığını anlayabiliyoruz. Böyle bakıldığında fotoğraf nasıl okunmalı? Belki böyle bir soru daha açıklayıcı yanıtları da beraberinde getirir. Ne dersiniz? Düşünmeye değmez mi? ( Konuyu inançlar bölümünde açtım. Bilimsel bir kısıtlama olmaksızın herkes rahatlıkla düşüncesini ortaya koyabilir.) |
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 707
| Türlerin ortadan kalması doğa olayları ile bir parçada olsa ilintilidir... Çünkü doğa değiştikçe çevre koşullarına uygun olan canlılar atalarından evrimleşebilir.... ve yeni bir tür ortaya çıkar... yada doğa olaylarına karşın varlıklarını koruma devam ederler... diye düşünüyorum... ve hala devam eden bir süreç bu.. 30-40 yıl sonra kutup ayılarının ortadan kalkacağı söyleniyor.... yerine başka bir canlı pekala mümkün olabilir... |
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 137
| Pekala, size ağır gelmeyecekse şunu diyebilirim ki, Dünya başlı başına bir organizmadır. Bunun delili hem atomların bir bütün olması hem de Dünya ve içindekilerin etkileşimlerinin Dünya'yı ve içindekileri etkilemesidir. Yok oluşlar doğaldır fakat buna tam olarak yok oluş değilde tekâmül, yani gelişim diyebiliriz. Siz isterseniz evrim diyebilirsiniz. Gelişme nedendir asıl bunu sormalıyız. Eğer ölümden sonra yaşam inancı var ise ister istemez yok oluşun mümkün olmadığını düşünebiliriz. İnsan beyni bunları düşünmeye müsaittir. Çünkü gelişe gelişe bu noktaya gelmiştir. Genetik aktarım ve kalıtsal bilgi nesilden nesile aktarılır ve o hiç yok olmaz. Şu da unutulmamalıdır ki güçlü güçsüzü yiyerek gelişir. Demek ki en güçlü olan İnsan olmuştur. Tabi bu güç fiziksel olmayıp, akıl gücüdür. Ama insan nasıl böyle olmuştur, Allah İnsan'a bu kudreti neden ve nasıl vermiştir? Bunların cevaplarını da sizlere bırakıyorum. Verdiğiniz tarihler de biraz ilginç çünkü modern insanlığın nereye uzandığını bilmiyoruz. Örneğin, Orta Asya'da bazı bilim adamları ilginç bir alaşımdan yapılmış, yeryüzünün herşeyini (dağlar, engebeli/engebesiz araziler, akarsular vs.) gösteren 3 boyutlu bir harita bulmuşlar. Bu haritanında 200 küsür milyon yıllık olduğuna dair tahmin yürütülüyormuş. Eğer o halde ise, insan neslinin kıyametlerle bu güne geldiğini söyleyebiliriz. Fakat hiç yok olmamıştır. Esasında kıyamet kelimesini Türkçe'ye çevirdiğimizde dönüşüm olduğunu görürüz. Acaba yine tekrar bir kıyamet olacak mı? Olacak ise ne zamandır? Kur'an'da bizlere bildirilen kıyamet bu mudur? Yoksa Güneş sisteminin yok oluşu mudur? Bana soracak olursanız Kur'an'da esasen neslin kıyametinden söz edilmektedir. Fakat bu nasıl gerçekleşecektir bunu bilemeyiz. Mutlak kıyamet ise Güneş sisteminin yok oluşuyla olacaktır. Fakat insanlık yine yok olmayacak, yaşarlarken ürettikleri ışınsal bedenleri ile yeni bir hayata başlayacaklardır. Saygılar... |
| #4 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| Alıntı:
200 milyon yıllık bir harita ise ütopik olamayacak kadar uçuk bir görüş. Kaynak verirseniz sevinirim. Aslında yukardaki yazı çok somut bir gerçeklik. Bunun yanıtının felsefi genellemeler olmaması gerek. Somut bir yanıtı olması gerek değil mi? | |
| #5 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 137
| Pardon benim aklımda 200 olarak kalmış, 120 milyon yıllık olacaktı. Buradan çeşitli kaynaklara erişebilirsiniz. http://www.google.com.tr/search?hl=t...btnG=Ara&meta= Yazdıklarım tamamiyle konuyla alakalı olarak benim tecrübe ve bilgi birikimlerime dayanan görüşlerimdir. Ayrıca yukarıdakilerin somut, hatta çok somut bir gerçeklik olması için kesin bulgular elde edilmesi gereklidir. Bu da imkansıza yakın zor bir durum olduğundan kesin gerçek diyemeyiz. Somut bir yanıtı olması için de kendisinin somut bir kanıtı bulunması gerekir. |
| #6 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| Alıntı:
Canlılığın ne zaman başladığı somut olarak önümüzde duruyor. Bakınız burada kaynakları ile birlikte ilgili bir yazı var. http://www.yaziyaz.com/dergi/2006/12...ik-omer-merev/ Şimdi diyelim ki bu kaynaklar doğru değil. Siz bu konuda bir kaynak gösterip ne zaman ve nasıl olduğunu açıklayabilir misiniz. | |
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| Sn levian; İnternette her türlü "bilgi" (!) bir parmak ucu mesafesine gelmiştir artık. Ama bunun birtakım sakıncaları da vardır. İnsanlar bu kadar yakınlıkta yanlış bilgilerle de karşılaşabilir ve karşılarına çıkan her türlü bilgiye "doğrudur" şeklinde yaklaşabilir. Böyle olunca kaynak konularının daha kabul görür özellikler taşıması gereklidir. Sözgelimi o bilgiler çok farklı kaynaklardan özellikle bilimsel yayınlardan doğrulanabilme özelliği göstermelidir. Yoksa sitesi olmayanın dövüldüğü bir ortamda her söyleyenin doğru söylediği bir anlayışı kabul etmiş oluruz. Kaldı ki verdiğiniz linkteki yazının ve sitedeki diğer yazıların da bir yazarı bulunmamaktadır. Eğer "shadov" bir yazar ismi değilse. |
| #8 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,840
| Sayın melnur burada neyi yorumlamamız gerektiğini anlayabilmiş değilim? Bir de bilimsel kısıtlamalar olmasın demişsiniz,somut yanıt istemişsiniz,çelişkili değil mi biraz bu? saygılar __________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz" Uğur Mumcu.. |
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| Sn.remat şunu ifade etmek istiyorum. Evrim elbette bilimsel bir gerçeklik. Karşı çıkışlar ve konuyu yorumlayış şekilleri genellikle dinsel nedenlere dayanmaktadır. Konuyu burada açışımın nedeni, hepsini birlikte ele almak. Bu konuda düşüncesi olan herkesin konuya istedikleri perspektiften rahatlıkla bakabilmeleri. Sanırım böyle olunca bilimsellik sadece fotoğrafın kendisinde sözkonusu olabilir.Konunun yorumu dinsel ve bilimsel bazda sürdürülebilir. Böyle olunca da anlaşabilme noktası sanırım sadece mantık ve sağduyu olarak görünüyor. |
| #10 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 137
| Sn. melnur, sizin belirttiğiniz şekilde yorum yapıp görüşlerimi sunduğumu düşünüyorum. Çünkü sizin açıklamanız bu şekildeydi. Ayrıca verdiğiniz bilgilerin doğruluğu kesin değil. Benim anlatmak istediğim bu. Bunlar sadece varsayımlar. Bir takım bulgulardan oluşmuş varsayımlar. Ben sizin dediğinizi çürütmeye çalışmıyorum. Sadece söylediklerinizin kesin gerçekler olmadığını söylemeye çalışıyorum. Bir takım görüşlerimide sundum. Somut görüşler belirtmedim. Saygılar... |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|