| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126
| Bilindiği gibi Hz.Peygamber Miracda cebrail ile göklere çıkmış ve birçok sırlara vakıf olmuştur.Anlaşıldığı kadar o gece O-tüm zihinsel ve fiziksel boyutları aşmıştır.Elimizden geleni söyleyebiliriz. Şunu diyeceğim.Karadliklerin hiçbir madde ve enerjiyi takmadan herşeyi yuttuğu söylenmekte ve akıbeti hakkında ise bir yorum yapılmamaktadır.Dini terminolojide Hz Muhammed (s.a.v) in Miraç hadisesinde,Sidre-i münteha olarak isimlendirdiği ve Cebrail (a.s) ın da “bir adım daha atarsam yanarım” dediği bu nokta (ki yani varlığım bir üst boyut itibariyle devam eder anlamında) elektro-manyetik yapıdan kaynaklanan bu boyutun son noktası olup idrakla, madde aleminin sınır ve kesiştiği nokta olduğu anlaşılıyor.Burada bir benzerlik yok mu?Hz.peygamber ondan sonrasını da hatırladığına göre bu sınırın boyutuna göre mevcut olup her şey aynı anda hem var hem de yoktur demektir.Bize anlatılanlar sidreden sonra sağ sol gece günmdüz v.b şeyler yokmuş...Bu madde ve zamanın olmadığının da adı değil mi?Karadelikler için yapılan bilimsel tanımlarda da zamanın durduuğu ve maddenin bittiği veya zamanın ters işlediği söylenir. Cennet kürsi arş oradan itibaren başlanmaktadır.Acaba biz sidre-i Müntehayı Karadelikler olarak anlayabilir miyiz? |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126
| Kanaatimce Mirac insanlık tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.Öyleki islam bilginlerinin bir kısmı sadece ruhla gerçekleşene bir miracdan diğer kısmı ise hem bedebn hem de ruhla gerçekleştiğini söylerler.Mirac kelime olarak yükseğe çıkma denir.Bunun maddi veya manevi olması muhtevasına bağlı olarak değişir. Hz.Muhammedin sidreden sonra bile yolculuğa devam etmesi ancak sidre sonrası olayların artık biincimizin boyutlarını zorladığı kavramlarla açıklanması onu anlaşmasız hale getirmektdir.Cebrailin bu yerden çıkıldığı takdirde yokolma değilde yanmadan bahsetmesi evrenler kavramını aklımıza getirmektdir.Karadelikler başka evrenlee açılan kapı olabilir.Cinler ve melekler (enerji) ve insanlar (madde) bu DÜZLEMDEN iki boyutlu resimden ya da aynadan dışarı çıkamamaktadır.Buradan karadeliklerin veya sidrenin çokluk evreninden teklik alemine olan bir basamağı da olabilir. Anlaşılan odur ki Bu evren (Bizim Bigbang evreni..) bir üst sistemdeki sonsuz tane evrenin sonsuzda bir üyesi... Sonsuz evrenlerin değişmez maddesi olan melekleri "Dışarıda" bırakırsak; biz bu sonsuz evrenlerden birine aitiz. Bildiğiniz bu evren! Bu evrende en son en müğkemmel canlı biziz. Bizim ortak paydamız yoktur melekler gibi... Sanırım biz sonsuz tane evrenden bu evrene(şimdi genişleyen bildiğimiz evrene) sürgün geldik.Dünya kelime olarak en aşağı demektir ve sanıldığı gibi yerküre ile de sınırlı değildir.Bigbang-Kıyamet arası sürecin hepsine dünya hayatı denİR |
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 707
| Mirac olayı...ruhen bir olay değildir....bedenende ifa edilmiştir..... çünkü Muhamed bizzat burak isimli aslında at olarak tasvir edilsede deve at v.s. karışımı birşey.......binip göge yükselmiştir...... Asıl merak ettiğim ise mirac olayında ki 50 vakit namazın emir olarak alınıp Musa peygamberdi herhalde bu senin ümmetine çoktur demesinin ardından 5 e kadar inmesidir... Allah 50 vakit diyor Musa o fazldır diyor hangisi daha çok biliyor...... Kuran anlamında olmasada başka evrenler olabileceği konusunda hem fikiriz.... |
| #4 | ||
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,864
| Alıntı:
__________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz" Uğur Mumcu.. | |
| #5 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 707
| |
| #6 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,864
| Bu konuyu tam bilmiyorum ama burağı anlatışı da müteşabih olabilir bence,ışıksal boyuta geçmiş ve ışık hızını o zamanki terimler ile anlatmaya çalışmış olabilir peygamber. __________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz" Uğur Mumcu.. |
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 138
| Alıntı:
Ki tarihsel kişiliğinide incelerseniz Hz.Musa'nın ve ümmetinin hep şeriat ağırlıklı olduğunu ve maddi gelişmeye nihayet derece önem verildiğini görürsünüz.Ama bu bir eksiklik değil çünkü maddi gelişim başta şarttır,fakat o maddi gelişim haddi aşınca onlara saf maneviyat olan İsa geldiki iş dengelensin.Ahir zamanda ise madde ile manayı birleyen orta yolu ,sırat-ı müstakimi temsil eden Kur-an geldiki artık başka bir şeye ihtiyac bırakmadı.Adeta son noktayı koydu.Tevhid hakikatinin güzelliğini yaşadı yaşattı. Yani Musa'nın akıl vermesi şeriat boyutunu temsil ediyor oluşundan,çünkü velayetin burcunda iken Hz.Peygamber 100 rekatta olsa bunu benimserdi.Bu anlatılanlar temsildir kardeşim.Ve allah senin zannettiğin gibi elinde asası, gökte krallığı olan bir zat değildir,"O her an bir şe'n dedir","Nereye dönerseniz onun yüzü (özü)ordadır"..Sonsuzluk kuşatılmaz,sadece sonsuzlukta ilerlenir..Ve hz.Peygamber Cebrail'i(küll-i akıl)ıdahi geride bırakmış ,artık külli aklın dahi yanacağı bir mertebeye aklın hiç bir zaman kavrayamayacağı aşk ile çıkmıştır.. 50 rekat velayetle alakalı bunun 5'e inmeside şeriatle alakalıdır.Ve bence isabet olmuş Saygılar.. __________________
Beni bir ben bilirim ,birde yaradan Bana bir ben lazımım, birde anlayan... | |
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 138
| Alıntı:
Mesela rahmet alem-i gayba ait bir hakikattir,ama bu alemde yağmur olarak somutlaşır..Yada cemil ismi güzel bir kadında yada güzel bir çiçekte somutlaşır. Mikail bir arketip ve bütün tabiat işleri o soyut olan Mikail'in somutlaşmış versiyonudur.Cebrail=iletişimci,bütün iletişime dair olan herşey cebrailin somutlaşmış versiyonu..ilh.sürer gider. Burda soyut olan şeylerde alem-i melekutta somutlaşır.Mesela;bir kez "elhamdülillah" diyene cennette verilecek bir meyveden bahsedilir.Dikkat ederseniz soyut olan bir kelime somutlaşıyor.Hoş şükür başlı başına bir lezzettir zaten.. Hz.Peygamber buraktan bahseder,burak bir araçtır,mirac'a çıkma yolunda .Alem-i gaybda somut olarak yansıyabilir. Ve herkesin bir miracı vardır ve herkesin burakı farklıdır.. Kalem buraya kadar yazdı ucu kırıldı.. Saygılar.. __________________
Beni bir ben bilirim ,birde yaradan Bana bir ben lazımım, birde anlayan... | |
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 138
| Alıntı:
__________________
Beni bir ben bilirim ,birde yaradan Bana bir ben lazımım, birde anlayan... | |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,126
| 50 rekat olayı ve hz.Musanın yol göstermesi ile ilgili rivayetleri hadis otoriteleri kabul etmemişlerdir.Çünkü müracdan dönüş bir anlık olmuştur.Gittiği en son yerde başı secdede iken kendini mekkede bulmuştur.Hz.Musa ile ilgili rivayet reddedilmiştir.Ancak önce 50 iken Hz.Muhammedin yalvarması ile 5 e indirildiğini de söyleyen rivayetler var.Yani hz.Musanın öğreticiliği değil de Onun dua etmesi ile indiğini söyleyenler vardır.Kanaatime göre bu doğru da olsa Allahın sevgili kulununun duasını sebep ederek dini hafifletmesi mümkündür.Ancak dediğim gibi bunlar ilmi olarak reddedilmiş veilmi değeri olmayan keşflerle tespit edilmiştir. Mirac bence hem ruh hem bedenle olmuştur.Eğer sadece ruh ile olsa Mekkeliler neden inkar etsin ve neden zayıf imanlı bazı müslümanlar da dinden çıksındı.Ancak miracda o beden bizim gibi oksijene muhtac bir beden olmadığı da kesindir.İslam alimlerinden gelenek olmuş şu tespitiyle noktalasak:En iyisini Allah bilir. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|