Yazıyaz Köşe » Üç Kutsal Dinin Toplumsal Kökenleri

Üç Kutsal Dinin Toplumsal Kökenleri

Gönülden Teşekkürlerimizle..

Din denilince bundan dogaustu bir yaraticinin,nasilsa kendisiyle birebir konusma yetenegindeki peygamberler araciligiyla ilettigi vahiyler demetini anlayan ilahiyatçi ne kadar bilim disinda duruyor ise,butun bu ‘vahiy’lerin bir kutsal uydurmalar yigini oldugunu dusunen de o kadar bilim disinda duruyor demektir.


Onbinlerce yillik insan toplumunun orgutlenme ve uygarlasma gidisinde,onu kurallar,kurumlar yonetiyordu. Bu tur kurallarin,kurumlarin erken biçimlerini,’kutsal me’ler vb. olarak tanidikça,din fenomeninin,baslangiçtaki yapilanmasinin eski toplumun kurallar duzeni olarak sekillenmeye baslamis oldugunu goruyoruz.Din fenomeninin varolus gerekçesi,erken donemin bariscil duzen olusturma çabasi içinde anlam bulur.Sonraki yapisi ve anlami,butun toplumsal kurumlar gibi,ozellik degistirecek olsa da,bugunku yonetim makamlarinin,bugunku adalet kurumlarinin,bugunku tibbin,bugunku eczaciligin… kisaca bugunku toplumsal duzenin butun sekilsel ve içeriksel ozelliklerinde en eski dinsel motiflerin renk,kavram ve yapisal olarak ozelliklerinin bulunuyor olmasinin nedenleri bunlardir.


Aslinda,sabah yatagindan kalktigi andan itibaren, dogumundan olumune degin geçen sureyi içinde geçirecegi simdiki modern topluma ait her kisi,sadece jenetik olarak degil,butun bir toplumsal varolusun her alandaki parçasi olarak,davranis,duygu ve kavramlariyla kendisini atalarina yeniden baglar.Simdi ona basit bir kibarlik gibi gorunen ‘gunaydin’,’selam’,'merhaba’ sozcugu,hiç olmazsa kaynak ve kayitlarini inceleme olanagi buldugumuz 6000 yil kadar onceki erken Mezopotamya toplumlarinin aralarinda ittifak kurmak uzere ‘baris’ kurmaya yoneldikleri donemlerin en yuce ilkesel sozcugu olarak ortaya çikmisti..Insanoglunun, butun uygarlik çabasinin kisa tanimi,onun siddet egilimli dogal yapisini, yamyamsal ozelligini sinirlama,geriletme çabasindan baska bir sey degildir.Eger eski ve onun uzantisi modern toplumun hucrelerinin en derinlerinde yer etmis dinsel duygular tarihte bu denli etkili olmus ise,kendisinin sabah vakti onune gelene soyledigi ‘gunaydin’,’selam’ sozcugunun ,atalarinin bir ‘baris antlasmasi’ olarak yarattigi dinlerin de en temel sozcugunun ‘baris’ olmasindan oturudur.


Eski toplumun ozellikleri kavranilmadan,onun dinlerinin temelleri de kavranilamaz.Bir yaratici ustun varlik hiç bir zaman olmamistir.Din,insanin bizzat yarattigi,tanri ve tanriçalarini olusturdugu bir duzenlenis anlatimidir.Bu nokta çoktandir biliniyor zaten.Simdi yapilmasi gereken, dinsel yazilarin tam olarak nasil sekillendigini,kavramlarini,ozelliklerini eski toplumun gerçek yapisi içinde tanimaktir.Bilim adamlari bakimindan Turkiye’de bulunmak,bu noktalarin incelenmesinde çok buyuk bir olanaktir.Cevresiyle birlikte,genis olçuleriyle Mezopotamya kaynakli dinlerin su veya bu dolaysizlikta devami olan toplum ve dinlerin kavramlarini, tutumlarini,yasayan kalintilarini bir arada tutan ve butun bunlari bilimsel bir sekilde ele alabilme birikimine sahip olan çok az ulke var.


Gelgelelim,din uzerine ortaya çikan çalismalar,simdiki bilgi duzeyinin istemlerine yanit vermekten çok uzakta durmaya devam ediyor hala.
Bilim dunyasi,kendisini atasina baglayan aglari,ister din adami olsun,ister din dusmani olsun,henuz parçalayabilmis degildir.Maddeci oldugunu dusunen bilim adamlarimizin bile,bir ilahiyatçinin ters çevrilmis biçimi haliyle,dinin kaynaklarini, tanrilar dunyasindaki efsunlanmis beyinlerin hayal aleminde aramaya devam ediyor olmalari,buyuk bir kayiptir.Bilginin kaybedildigi bu alan,simdi sahte ‘gizler’i,sansasyonu,merihli katkisini,marduk yildizciligi kalpazanligini surdurerek dunyalik biriktirenlerin alanina terkedilmistir.


Din denilen fenomen,tamamen toplumsal iliskilerin bir ifade edis biçimidir.Eski toplumun dogal yamyamlik anindan baslamak uzere,adim adim yaratilmis kurumlarinin,ister istemez bozulan,bozularak toplum disina, isteyerek itilmeye çalisilan bir kurallar toplamidir.Eski toplumun en kutsal kisisi,eski toplumun yamyamlik doneminden kalan yukumluluklerini yerine getirmek uzere kurban olan,kurban edilen kisisidir ve tanri,sadece boylece,ve bu kadar basit bir sekilde olusmaya baslar.Tanri kavraminin olusumu sureci bir toplumsal sureç konusudur ve kanat takarak uçma denemeleri yapan insanoglunun uçak teknolojisinde ulsatigi basari surecinden farkli degildir.

Sumer adi verilen ve bu toplulugun Akkad’larla olan iliskisini incelerken,eski topluma iliskin çok onemli kurumlari birer birer açiga çikarmaya,bunlarin hem eski toplumdaki fonksiyonel degerlerini ve hem de gunumuze ulasan izlerini saptamaya çalismistik.Bir kaç yildir yazili olarak ortaya konulan bu noktalar,degisik alt alanlariyla modern insanbilimin uzerinde yukselecegi belli basli noktalardir.Onlarsiz ,ne eski toplum ve dolayisiyla yeni toplum;ne eski din ve dolayisiyla yeni din yeterince anlasilabilir.Bugunku IMF’i,hala,19.yuzyilin Duyun-u Umumiye’sini elestiren Parvus Efendi’nin argumanlari ile ele almak,ulusal sinirlarin her alanda butunuyle yikildigi çagin sasirilmasi demektir.Bugunku çag,ust yapida,asagida yikilmis sinirlarin uzerinde yukselecek kurumlara gerek duyuyor.Toplum,bunu yaratmanin sancilarini çekiyor.Dunyasal din talebi ,bugunku gerçek dunyanin ihtiyaci olarak sesini yukseltiyor.Dinlerin gerçek ozelliklerini insan toplumun gerçek varliginda aramayan çalismalar,konuyu ‘al baraka’ rusvetleriyle vb. açiklayan bilimciler,aslinda toplumun yeterince bilinçlenmemesinden yararlanan rusvetçilerin kendileridir.Rusvet sadece maddi degildir.Makam,unvan vb.dir de.Insanlarin bilgisizliginden yararlanmanin farkli turlerini uygulayanlara en buyuk ceza,onlarin bilgilerinin yanlisligini,duzeysizligini,nihilistligini,darligini ortaya koyma olacaktir.